(5434 S. K. m. 44)
Davacı vekilinin 11.4.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Bingölde görevli iken 25.5.1993 tarihinde sol kalçasından silahla yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü, 1999 yılında sınıfı görevini yapamaz raporu aldığını, T.C. Emekli Sandığı tarafından adi malul olduğuna karar verildiğini, davacının bu karara itiraz ettiğini, itirazın cevabını beklerken KKK.lığınca malulen emeklilik veya sınıf değişikliği seçeneklerinden birisini seçmesinin bildirildiğini, davacının sınıf değişikliği talebinde bulunduğunu, T.C. Emekli Sandığı tarafından 07.05.2001 tarihinde vazife malulü olduğuna karar verildiğini, 16.05.2001 tarihinde sınıfının değiştirilerek levazım sınıfına geçirildiğini, 19.02.2002 tarihinde emeklilik için başvurduğunu, başvurusunun mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadığı gerekçesiyle reddedildiğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek işlemin iptali istemiyle bu davayı açtığı görülmektedir.
07.07.2001 tarih ve 24455 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4699 sayılı Kanunun 25 nci maddesi ile 5434 sayılı Kanunun 44 ncü maddesinin ikinci fıkrası; şu kadar ki, bunlar yazı ile istedikleri takdirde haklarında bu kanun hükümleri uygulanmaksızın malullüklerinin mani olmadığı başka vazife ve sınıflara nakil suretiyle tayinleri yapılmak üzere istifa etmiş sayılırlar. Bunların, istifa etmiş sayıldıktan sonra dahi, bu kanun hükümlerinin uygulanmasını istemek hakları mahfuzdur. Ancak kurumlarında başka vazife ve sınıflara nakli mümkün olanlardan özel kanunlarına göre yükümlülük süresine tabi olanlar, bu yükümlülüklerini tamamlamadıkça veya maluliyetlerinin yeni vazifelerine de mani olduğuna dair 50 nci madde uyarınca yeniden rapor almadıkça bu haklarını kullanamazlar. hükmünü amirdir.
Dava dosyasında mevcut belgelerin incelenmesinden; davacının tank sınıfında görevli iken Bingöl bölgesinde iç güvenlik görevi esnasında 25.05.1993 tarihinde sol kalçasından silahla yaralandığı, uzun süre tedavi gördüğü, Etimesgut 600 Yataklı Hava Hastanesinin 10.11.1999 gün ve 1329 sayılı Sağlık Kurulu raporu ile davacıya Sol peroneal ve tibial sinir lezyonu teşhisi konulup davacı hakkında B/11 F.1 sınıfı görevini yapamaz. TSK. SYY. KKK. 2 Nolu Çizelgede (+) işaretli sınıflarda yeniden görevlendirilmesi uygundur. kararı verildiği, T.C. Emekli Sandığı Genel müdürlüğünce 01.02.2000 tarihinde adi malullüğüne karar verildiği, 30.03.2001 tarihinde yeniden sınıflandırılmak istediğine dair dilekçe verdiği, 26.4.2001 tarihli Sınıflandırma Kurul kararı ile levazım sınıfına geçirildiği, davacının adi malullük kararına itiraz etmesi üzerine 07.05.2001 tarihinde T.C. Emekli Sandığı Genel müdürlüğünce vazife malulü olduğuna karar verildiği, davacının 19.02.2002 tarihinde emekli olmak için başvurduğu, başvurusunun reddedildiği anlaşılmaktadır.
Özellikle;
5434 sayılı Yasanın 44/2 nci Maddesinde;
1- 4699 sayılı Yasanın yürürlüğe girişinden 7, 8 ay sonra davacının vazife malulü olarak emekliye ayrılmak istemesi;
2- Genelkurmay Başkanlığının 22.10.2001 tarihinde davacının konumunda olanlara ayrılabilmeleri için bir olanak daha tanımış olmasına rağmen, davacının bu olanağı kullanmamış olması;
3- 1 ve 2 no daki durumlardaki hak-olanaklardan herhangi birisinin kullanımı problemin çözümünde yeterli olabileceği olasılığına nazaran özellikle 1 no daki durum gereği kanunun yürürlüğe girmesinden sonra 7-8 ay zaman süreci içinde müracaatı bile olmayan ve başka bir sınıfa geçmiş ve orada uzunca bir süre belirtilen statüyü benimseyip kaldıktan uzun bir süre sonra kanunun ilk yürürlüğe girdiği; kısa-geçici bir müddet için tanındığı düşünülebilecek veya irdelenebilecek bir hak veya anılan emirdeki olanağı kullanmayıp; bilahare vekil tarafından ileri sürülen müktesep hak ve buna istinaden istenildiği zaman ayrılabilme hakkının muhafazası konusundaki iddialar yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak; tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir husus bulunmadığından yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy