(3466 S. K. m. 13)
Davacı vekilleri, 3 Eylül 2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacıya sübjektif nedenlerle 1999, 2000 ve 2001 yıllarında düşük siciller verildiğini, davacının bu sicillere bağlı olarak yetersizlik nedeniyle emekliye sevk edildiğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davacının 1999, 2000, 2001 yılları sicillerinin ve bu sicillere bağlı olarak tesis edilen yetersizlik nedeniyle emekliye sevk edilme işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davanın konusu yetersizlik nedeniyle (bir rütbede iki defa kademe ilerlemesi yapamama nedeniyle) TSK.'nden çıkarılma işlemi olduğuna göre, öncelikle davacının kademe ilerlemesi yapamadığı, 1999 ve 2001 yıllarına ilişkin sicillerin hukuka uygun olup olmadıklarının, daha sonra bu kademe ilerlemesi yaptırılmama işlemlerinin ve-en sonunda da buna bağlı olarak yetersizlik nedeniyle TSK.'nden çıkarılma işleminin hukuka uygun olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
Davacıya ait özlük ve sicil evrakında yapılan incelemede; 1995 yılında Uzm.J.Çvş.nasbedilen davacının 1996 yılı sicil notu ortalamasının iyi derecede, 1997 ve 1998 yılları sicil notu ortalamalarının yeterli derecede olduğu, 1999 yılı sicil notu ortalamasının takip ve kontrolü gerektirir derecede, önceki yıllar sicil notu ortalamasının yaklaşık 15 puan altında olduğu, sicil notu ortalamasının %60'ın altında olması nedeniyle 1999 yılında kademe ilerlemesi yapamadığı, sicil belgesine ceza evraklarının eklendiği, 2000 yılı sicil notu ortalamasının yeterli derecede, önceki yıllar sicil notu ortalamasına yakın olduğu, sicil notu ortalamasının %60'ın üzerinde olması nedeniyle 2000 yılında kademe ilerlemesi yapabildiği, 2001 yılı sicil notu ortalamasının takip ve kontrolü gerektirir derecede, önceki yıllar sicil notu ortalamasının yaklaşık 15 puan altında olduğu, sicil notu ortalamasının %60'ın altında olması nedeniyle 2001 yılında kademe ilerlemesi yapamadığı, sicil belgesine ceza evraklarının eklendiği, bulunduğu rütbede iki defa kademe ilerlemesi yapamadığı gerekçesiyle J.Gn.K.lığının 30.07.2001 tarihli emri ile yetersizlik nedeniyle resen emekliye sevk edildiği, emrin davacıya 14.08.2001 tarihinde tebliğ edildiği, 1999 yılı sicil döneminde 01.01.1999 tarihinde nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçundan dolayı İlçe J.K.nı tarafından 7 gün oda hapsi cezası ile cezalandırıldığı, 19.02.1999 tarihinde amire saygısızlık suçundan dolayı İlçe J.K.nı tarafından 7 gün oda hapsi cezası ile cezalandırıldığı, 2001 yılı sicil döneminde 11.10.2000 tarihinde disiplinsiz davranışları nedeniyle İlçe J.K.V.tarafından 1 gün oda hapsi cezasıyla cezalandırıldığı, 11.10.2000 tarihinde disiplinsiz davranışları nedeniyle İlçe J.K.V.tarafından 2 gün oda hapsi cezasıyla cezalandırıldığı, 10.11.2000 tarihinde disiplinsiz davranışları nedeniyle İlçe J.K.V.tarafından yazılı olarak ikaz edildiği, 19.12.2000 tarihinde disiplinsiz davranışları nedeniyle İlçe J.K.nı tarafından 7 gün oda hapsi cezasıyla cezalandırıldığı, 19.03.2001 tarihinde disiplinsiz davranışları nedeniyle İlçe J.K.nı tarafından 2 gün oda hapsi cezasıyla cezalandırıldığı, 03.04.2001 tarihinde işlediği üste saygısızlık suçundan dolayı 03.05.2001 tarihinde İlçe J.K.V.tarafından 7 gün oda hapsi cezasıyla cezalandırıldığı, bulunduğu rütbede iki defa kademe ilerlemesi yapamadığı gerekçesiyle Jandarma Genel Komutanlığının işlemi ile yetersizlik sebebiyle re'sen emekliye sevk edildiği anlaşılmıştır.
Sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine nazaran takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arzetmekte olup bunların denetimi takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil amirinin ast hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, bunun tamamen amirin hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira Anayasanın 125/4 ncü madde ve fıkrasında "takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği" belirtilmiş, takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri tespit edilip denetlenecektir.
Sicil işlemindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukla çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek şekilde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü izah eden makul ve kabul edilebilir nedenler öne sürülmeksizin çok düşük sicil notları takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmesi halidir.
Sicillerin değerlendirilmesiyle ilgili olarak yukarıda getirilen ölçütlerle dava konusu siciller değerlendirildiğinde bunların hukuka aykırı olmadıkları sonucuna varılmıştır. Her ne kadar 1999 ve 2001 yıllarına ilişkin sicil notlarında önceki sicil notlarına göre bariz bir düşüş gözlenmekte ise de bu düşüşü ve düşük sicil notu takdir edilmesini açıklayan belgeler sicil belgelerine eklenmişlerdir. Bu belgeler davacı hakkında tesis edilen 1999 ve 2001 yılı sicillerinin objektif ve hukuka uygun olarak düzenlendiklerini göstermektedir.
3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 13 ncü maddesinde sicil notu ortalaması sicil tam notunun %60 ve yukarısı olan uzman jandarmalara kademe ilerlemesi yaptırılacağı, kademe ilerlemesi şartlarının 926 sayılı TSK. Personel Kanununa göre yapılacağı belirtilmiştir. Uzman Jandarmaların kademe ilerleme esaslarını düzenleyen Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin 38 nci maddesine göre de bir uzman jandarmanın kademe ilerlemesi yapabilmesi için gerekli olan şartlardan birisi de o yılkı sicil notunun sicil tam notunun %60 ve daha yukarısında olmasıdır. Davacının hukuka uygun oldukları tespit edilen 1998 ve 1999 yıllarına ilişkin sicil notları sicil tam notunun %60'ının altında kalmaktadır. Yönetmeliğin 38 nci maddesinde belirtilen şart gerçekleşmemiş olduğundan 1998 ve 1999 yıllarında Davacının kademe ilerlemesinin yaptırılmaması işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Yetersizlik nedeniyle ayırma konusunun düzenlendiği 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 13 ncü maddesinde bir rütbede en fazla iki defa kademe ilerlemesi yapamayan uzman jandarmaların yetersizlikten ilişiklerinin kesileceği belirtilmiştir. Aynı husus Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin 42 nci maddesinde de benzer şekilde ifade edilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere davacı Uzm.J.l.Kad.Çavuş rütbesinde iken 1999 ve 2001 yıllarında hukuka uygun olarak, kademe ilerlemesi yapmamıştır. Dolayısıyla bulunduğu rütbede iki defa kademe ilerlemesi yapamaması gerekçesiyle yetersizlik nedeniyle TSK. nden çıkarılması işlemi belirtilen mevzuat hükümlerine tamamen uygun olup, bu işlemde de hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, yetersizlik nedeniyle TSK.'nden ayırma işleminin iptali talebiyle açılan dava yasal dayanaktan yoksun bulunduğundan DAVANIN REDDİNE,
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy