(2709 S. K. m. 125)
Davacı, 24 Haziran 2002 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; kamuoyuna Gümüldür davası olarak yansıyan davada duruşma hakimi olarak görev yaptığını, bu davada görev yapan savcıların bahse konu yıllar itibariyle sicillerinin bozuk olduğunu duyduğunu, aynı davada duruşma hakimi olarak görev yaptığından sıralı sicil üstlerince objektif olarak sicil verilmediğini değerlendirdiğinden 1994, 1995 ve 1996 yılları sicillerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava ve davacıya ait özlük/sicil dosyalarında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; 1991 yılından itibaren sicil almaya başlayan davacının 2002 yılına kadar tüm sicillerinin çok iyi ve mükemmele yakin bir şekilde gerçekleştiği, iptalini istediği yıllar sicillerinin de önceki ve sonraki sicil notlarının çoğundan bir iki puan daha yukarıda bulunduğu, keza; bu sicillerinin meslek sicillerinden de yüksek olduğu ve MSB. Askeri Adalet Teftiş Müfettişlerince doldurulan 19 Temmuz 1993, 1 Temmuz 1994, 28 Haziran 1995 ve 20 Haziran 1996 tarihli hal kağıtlarındaki nitelikler ile paralellik sağladığı tespit edilmiştir.
Sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine nazaran takdir yetkisini yoğun olarak kullandığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup bunların denetimi takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil amirinin ast hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, bunun tamamen amirin hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira Anayasanın 125/4 ncü madde ve fıkrasında takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri tespit edilip denetlenecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukla çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek ve göze çarpacak biçimde, ayrıca birden bire düşüşü izah eden makul ve kabul edilebilir nedenler öne sürülmeksizin çok düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmesi halidir.
Davacının iptalini istediği 1994, 1995 ve 1996 yılları sicil notlarının ise; genel safahatına uygun olup olumlu kanaatleri içermekte, meslek sicillerinden daha yüksek bulunup, MSB. Askeri Adalet Teftiş Müfettişlerince doldurulan hal kağıtlarındaki nitelikler ile paralellik sağlamakta ve genel sicil safahatıyla tam bir uyum içerisindedir. Diğer yandan; söz konusu sicil notlarına yakın ve daha düşük başka sicil notları bulunmaktadır. Davacı bu sicil işlemlerinin hukuka aykırılığını kanıtlayan delilleri ortaya koyamadığı gibi Kurulumuzca da böyle bir delil tespit edilememiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy