(1602 S. K. m. 35, 40)
Davacı vekili 04.08.2003 tarihinde AYİM de kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkili resen emekli J.Kd.Üçvş......................un 18 yaşından küçük kız ile cinsel ilişkiye girmesi nedeniyle önce Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinde yargılanarak mahkum olduğunu, bu aşamada 1998 yılında disiplinsizlik nedeniyle meslekten çıkarıldığını, söz konusu mahkumiyet hükmünün As. Yargıtay 4ncü Dairesinin 03.06.2003 tarih ve 2003/549-547 E-K Sayılı kararıyla bozulduğunu, aynı olay nedeniyle Kayseri 1nci Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanarak beraat ettiğini belirterek müvekkili hakkında hukuka aykırı olarak tesis edilen Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işleminin iptalini, öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Yürütmenin durdurulması istemi,15.08.2003 tarihinde Nöbetçi Dairece görüşülerek 2003/127E. sayılı kararla reddedilmiştir.
Davalı İdare, savunma için 30 günlük süre uzatımı talebinde bulunmuş, bu istemin karara bağlanması için dava dosyası Genel Sekreterlikçe Dairemize gönderilmiştir. Bu hususta bir karar vermek üzere toplanan heyet davada süre aşımı konusunu da incelemiştir.
Bilindiği üzere, İdari yargıda süre kamu düzenine ilişkin olup, davanın her aşamasında gerek resen yüksek yargı yerince gerekse tarafların istemi üzerine dikkate alınmak durumundadır.
1602 sayılı Kanunun 40 ncı maddesi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açma süresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren Kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde altmış gündür. hükmünü, 35/b maddesi ise aynen, İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir eylem veya işlemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.
Bu halde yetkili makamlar en çok altmış gün içinde bir cevap verirler.
Bu süre içinde cevap verilmez ise, istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bitiminden itibaren idari dava açma süresi içinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açabilirler. Dava açılmayan haller ile davanın altmış günlük süre geçtikten sonra açılması sebebiyle dilekçenin reddi halinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra cevap verilirse, bunun tebliğinden itibaren dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. hükmünü amirdir.
Dava dosyasında mevcut belgeler incelendiğinde; dava dilekçesinde resen emekli J. Kd. Üçvş. ...................... hakkında ayırma işleminin 1998 yılında yapıldığı bildirilmiştir. Dilekçe ekinde bulunan ve yukarıda bahsi geçen J.Gn.K.lığı Askeri Mahkemesinin mahkumiyet kararının temyizi üzerine gönderildiği Askeri Yargıtay da incelenmesi sonucu verilen 03.06.2003 tarih ve 2003/549-547E-K.sayılı Askeri Yargıtay kararında ise davacının, disiplinsizlik nedeniyle emekliye sevk edilip 04.01.1999 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiği belirtilmiştir.
Davacı hakkındaki kesin işlem (ayırma işlemi) 04.01.1999 tarihinde tesis edilmiş olduğuna göre; davacı bu tarihten itibaren 1602 Sayılı Kanunun 40 ncı maddesi gereğince 60 gün içerisinde ya doğrudan doğruya AYİMde iptal davası açması ya da aynı Kanunun 35 nci maddesi gereğince 60 gün içerisinde ihtiyari başvuruda bulunması gerekirdi. İhtiyari başvuruda bulunmayan davacının 04.01.1999 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde AYİMde dava açması gerekirken bu süreyi yaklaşık 4 yıl 5 ay geçirerek dava açtığı, bu nedenle davada süre aşımı bulunduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davanın süre aşımı yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy