(3466 S. K. m. 13, 15)
Davacı vekili 19.09.2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkiline 2002 ve 2003 yıllarında yetersiz sicil verilmesi sebebiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiğini, 2003 yılı sicilinin müvekkiline tebliğ edilmediği gibi yetersiz sicil alması sebebiyle il dışına atamasının da yapılmadığını, 2003 yılında devam eden bir yargılamaya ve aile durumu nedeniyle verilmiş 7 gün oda hapsi cezasına dayanılarak verilen yetersiz sicilin ve bu şekilde hukuka aykırı olarak tesis edilen ayırma işleminin iptaline, ilişiğinin kesilmesi sebebiyle alamadığı maaş ve diğer özlük haklarının ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve etmiştir.
Dava dosyası ile davacıya ait özlük ve sicil dosyalarında bulunan belgelerden, davacının 30.08.2000 tarihinde Uzm. J.Çvş. rütbe ve statüsünde göreve başladığı, 2001 yılında sicil almaya başladığı ve 2001 yılında iyi düzeyde sicil notları takdir edilip olumsuz kanaatler belirtildiği,2002 yılında 1nci sicil üstünce yapılan nitelik değerlendirmelerine 2nci sicil üstünün katıldığı ve 2002 yılı sicilinin yetersiz düzeyde gerçekleştiği, 2003 yılında 1nci sicil üstünce yapılan nitelik değerlendirmelerine 2nci sicil üstünün katılmadığı ve 2003 yılı sicilinin de yetersiz düzeyde gerçekleştiği hakkında 2nci sicil üstünce ilave olumsuz kanaat belirtilmiş olduğu, hiç takdirnamesi olmadığı, safahatı boyunca personel arasında hoşnutsuzluk yaratmaktan dolayı İlçe J.K.nca 15.06.2001 tarihinde 5 gün oda hapsi, çevrede iyi tanınmayan bayanla birlikte görülmesi ve izinsiz olarak Siirte gitmesi nedeniyle İlçe J.K.nca 18.06.2001 tarihinde 7 gün oda hapsi, göreve hazırlıksız olması ve özel görev devriyesine çıkacak tim ile ilgilenmemesi sebebiyle İlçe J.K.nca 06.07.2001 tarihinde 7 gün oda hapsi, 14.11.2001 tarihinde İl J.K.nca, 29.11.2001 tarihinde İlçe J.K.nca devam eden disiplinsiz tutum ve davranışları nedeniyle uyarı, 10.04.2003 tarihinde yapılan meslek sınavında başarısız olması nedeniyle İlçe J.K.nca 1/20 maaş kati, 01.04.2003 tarihinde TSK. personeline yakışmayacak tarzda davranış sergilemesi sebebiyle İlçe J.K.nca 7 gün oda hapsi cezaları ile cezalandırıldığı, 2nci Taktik Hv. K.K.lığı As. Savcılığının 8.10.2001 tarih ve 2001/1773-565 sayılı iddianamesi ile 29.9.2001 tarihinde işlediği Hizmete müteallik muameleden dolayı Üste hakaret ve Silahlı iken üstü tehdit suçlarından dolayı hakkında kamu davası açıldığı ve bu suçtan dolayı 1.10.2001-4.10.2001 tarihleri arasında gözetimde, 4.10.2001-2.11.2001 tarihleri arasında tutuklu kaldığı ve ayrıca aynı suçtan dolayı 19.12.2001-15.04.2002 tarihleri arasında açığa alındığı, yargılamanın halen devam ettiği, 2 nci Taktik Hv. K.K.lığı As. Savcılığının 17.9.2003 tarih ve 2003/1124-539 sayılı iddianamesiyle 12.6.2003 tarihinde işlediği üste fiilen taarruz, askeri eşyayı kasten tahrip etmek, Devletin askeri kuvvetlerini alenen tahkir ve tezyif etmek, üste hakaret suçlarından dolayı hakkında başka bir kamu davası açıldığı ve bu suçtan dolayı 23.06.2003 - 22.07.2003 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, iddianamenin ve bu olay nedeniyle Asayiş Kom. Bl. K.lığınca tutulan tutanağın incelenmesinde davacının Siirt Eruh ilçesine bağlı Dağdöşü J.Krk. Uzmanı olarak görev yapmakta iken 12.6.2003 tarihinde evinde eşiyle tartıştığı ve araya giren kayınvalidesine vurduğu, komşusu olan bir başka Uzman Çavuşun eşinin olayların büyümesinden korkarak davacıya müdahale ettiği ve kendisini Karakoldan çağırdıklarını söylediği davacının küfürle cevap vermesi üzerine bu şahsın Bl. K.na haber verdiği Bl. K.nın yanında bir Astsubay ve bir er olduğu halde davacının evine giderek silahıyla birlikte Karakola davet ettiği, davacının önce buna küfürle karşılık vererek kabul etmediği ancak ısrarla çağrılması üzerine silahıyla Karakola geldiği sakinleştirilmeye çalışıldığı, küfür ve hakaretlerine devam etmesi nedeniyle ikaz edilmesi üzerine saldırganlaştığı ve etrafındaki eşyaları kırıp dökmeye personele saldırmaya başladığı bunun üzerine Bl. K.nın emriyle kelepçelenerek bir odaya konduğu burada da odanın penceresini kırıp evrak kayıt defterini yırttığı ve Tabip çağrılarak sakinleştirildiği ve hakkında dosya düzenlenerek Askeri Mahkemeye sevk edildiği, bu suçtan tutuklanıp 22.7.2003 tarihinde tahliyesine karar verilip cezaevinden bırakıldıktan sonra en geç 25.07.2003 tarihinde Birliğine katılması gerekmekte iken 28.07.2003 tarihinde katıldığı ancak bu eylemden ötürü kovuşturma yapılmadığı, davacının 2002 ve 2003 yılları sicillerinin sicil tam notunun %60nın altında gerçekleşerek kademe ilerlemesi yapamaması nedeniyle J.Gn. K.lığının 19.8.2003 tarih ve Per:418126-03/Per. D.Kd. Sic. S.Uzm. J.Değ.(283691) sayılı onayı ile Uzman J.K.nun 13 ncü,Uzman J. Atama ve Sicil Yönetmeliğinin 69ncu maddeleri uyarınca yetersizlikten emekliye sevk edilmesine karar verildiği bu işlemin davacıya 30.8.2003 tarihinde tebliğ edilerek ayni tarihte ilişiğinin kesildiği ve davacının süresi içinde olarak vekili aracılığıyla bu davayı açtığı görülmektedir.
3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 13 ncü maddesi; ...En fazla bekleme süresi sonunda terfi edemeyenler ile bir rütbede en fazla iki defa kademe ilerlemesi yapamayan Uzman Jandarmaların yetersizlikten ilişikleri kesilir. hükmünü içermektedir.
Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin 68 nci maddesi Normal bekleme süresi sonunda bulunduğu rütbeye ait sicil notu ortalaması (mülki ve askeri sicil notu ortalaması) sicil tam notunun %60ından aşağı olanlar, o rütbede bir yıl daha bekletilir ve mülki ve askeri sicil üstleri değişecek şekilde atamaya tabi tutulur. Bu atama, bulunduğu ilin dışında uygun görülecek kıta, karargah ve kuruma yapılır. Müteakip yılda aynı nedenle terfi edemeyen uzman jandarmalar, yetersizlik nedeniyle emekliye sevk edilirler. hükmünü, 69 ncu maddesi; Bir rütbede en fazla iki kez kademe ilerlemesi yapamayan uzman jandarmalar, yetersizlik nedeniyle emekliye sevk edilirler. hükmünü amirdir.
Davacı hakkında tesis edilen ayırma işleminin hukuki sebebi 2002 ve 2003 yılı sicillerinin olumsuz olması ve bu nedenle ayni rütbede iki defa kademe ilerlemesi yapamamasıdır. Buna göre davacı, yetersizlik sebebiyle emekliye sevk edilmiştir. Bu bağlamda, öncelikle davacıya 2002 ve 2003 yılı sicil dönemlerinde verilen olumsuz sicillerin unsurları itibari ile hukuka uyarlı olup olmadığının tespitinin gerektiği açıktır. Davacı, Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başladığı 30.08.2000 tarihinden itibaren 2001, 2002 ve 2003 yıllarında sicil aldığı görülmektedir.Davacının sicillerini incelediğimizde; 2001 yılında Siirt Şirvan İlçesine bağlı Özpınar J.Krk.Uzmanı olarak görev yaptığı, 1nci sicil üstünün J.Krk.K., 2nci sicil üstünün İlçe J.K. ve Mülki amirin Şirvan Kaymakamı olduğu, Siirt İl J.K.lığının 18.6.2001 tarihli il içi atamalarıyla Eruh İlçe J.K.lığına bağlı Bilgili J.Krk.a atandırıldığı ve 28.7.2001 tarihinde burada göreve başladığı, davacının Siirt İl J.K.lığının 27.11.2001 tarihli emriyle Siirt Eruh İlçe J.K.lığına bağlı Dağdöşü J.Krk.a atandırıldığı ancak davacının 4.12.2001 tarihinde izne ayrılmış olması nedeniyle yeni Birliğine izin dönüsünde katılacağının Eruh İlçe J.K.lığının 7.12.2001 tarihli mesajıyla İl J.K.lığına bildirildiği,ancak davacının bu arada J.Gn.K.lığının 14.12.2001 tarihli onayıyla açığa alındığı ve açığa alındığına dair emrin davacıya izinde iken Adana Yüregir İlçe J.K.nca 19.12.2001 tarihinde tebliğ edildiği,böylece davacının yeni Karakoluna katılamadığı,daha sonra davacının açığının J.Gn.K.lığının 11.4.2002 tarihli onayıyla kaldırıldığı ve bu emrin de davacıya 15.4.2002 tarihinde tebliğ edilerek 16.4.2002 tarihinde Bilgili Krk.da göreve başladığı ve 2002 yılı sicili burada düzenlendikten sonra ilişiği kesilerek Dağdöşü J.Karakoluna katıldığı 2002 yılında 1nci sicil üstü olarak Eruh İlçe J.K.nın, 2nci sicil üstü olarak İl J.K.nın, 3ncü sicil üstü olarak İl Güv.K.nin, Mülki amir olarak Eruh Kaymakamının sicil düzenlediği, 2003 yılında 1nci sicil üstü olarak Dağdöşü J.Krk.K.nın, 2nci sicil üstü olarak Eruh İlçe J.K.nın, Mülki amir olarak Eruh Kaymakamının sicil düzenlediği davacı hakkında 2001 yılında düzenlenen sicilde yeterliye yakın iyi düzeyde sicil notları takdir edildiği ancak tüm sicil üstlerince olumsuz kanaat belirtildiği, 2002 yılı sicilinin sicil tam notunun %60ının altında gerçekleşmesi nedeniyle kademe ilerlemesi yapamadığı ve bu hususun kendisine 17.9.2002 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu ve 2003 yılı sicilinin sicil tam notunun %60ının altında gerçekleştiği görev performansına yönelik niteliklerin davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğu görülmektedir.
Davacının, 2002 yılı sicil döneminde 14.11.2001 ile 29.11.2001 iki kez yazılı olarak uyarıldığı, ayrıca bu sicil dönemi içinde 29.9.2001 tarihinde işlediği Hizmete müteallik muameleden dolayı Üste hakaret ve silahlı iken üstü tehdit suçlarından dolayı hakkında 2. Hava Kuvvet K.lığı Askeri Mahkemesinde kamu davası açıldığı ve bu suçlardan dolayı 04.10.2001- 02.11.2001 tarihleri arasında tutuklu kaldığı ve 19.12.2001-15.4.2002 tarihleri arasında açığa alındığı, diğer yandan 2003 yılı sicil döneminde ise 10.04.2003 tarihinde 1/20 maaş kati cezası ile, 01.04.2003 tarihinde ise 7 gün oda hapsi cezası ile tecziye edildiği, bu sicil dönemi içinde 12.6.2003 tarihinde işlediği üste fiilen taarruz, askeri eşyayı kasten tahrip etmek, Devletin Askeri kuvvetlerini alenen tahkir ve tezyif etmek, üste hakaret suçlarından dolayı hakkında 2.Hava Kuvvet K.lığı Askeri Mahkemesinde kamu davası açıldığı ve bu suçlardan dolayı 23.6.2003-23.7.2003 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, bu cezalar dikkate alındığında hakkında 2002 ve 2003 yıllarında düzenlenen ve yetersiz düzeyde sicil notu takdir edilen bu sicillerin Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliği esaslarına ve nesnel ölçütlere uygun düzenlendiği görülmektedir.
Davacı 30.8.2000 tarihinde Uzman Jandarmalığa naspedilmiş olup Uzman J.K.nun 11nci maddesi uyarınca her rütbede normal bekleme süresi 3 yıl olduğundan 30.8.2003 tarihinde rütbe terfi sırasında olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin 68 nci maddesini incelediğimizde bulunduğu rütbede bekleme sürelerini tamamlayanların bu rütbede aldıkları sicil notlarının ortalamasının %60ın altında olması halinde terfi ettirilmeyeceklerini ve bir yıl daha bekletileceklerini, mülki ve askeri sicil üstleri değişecek şekilde atamaya tabi tutulacaklarını ve bu atamanın bulunduğu ilin dışında uygun görülecek kıta, karargah ve kuruma yapilacagini, müteakip yılda aynı nedenle terfi edemeyen uzman jandarmaların, yetersizlik nedeniyle emekliye sevk edileceğini öngördüğü anlaşılmaktadır. Bu madde ışığında davacının durumunu değerlendirdiğimizde, davacı 2002 yılında yetersiz düzeyde sicil notu almıştır, 2003 yılında görev yaptığı Karakol değiştirilmiş ancak 2nci ve 3ncü sicil üstleri ile Mülki Amiri değişmemiştir, 2003 yılında yine yetersiz düzeyde sicil notu almıştır ve 2003 yılında terfi sırasına girdiğinde bu rütbede aldığı sicillerin ortalaması sicil tam notunun %60nın altındadır, buna göre davacının durumunun 68 nci madde kapsamında olduğunda kuşku bulunmamaktadır, bu nedenle davacının 2003 yılında rütbe bekleme süresini doldurması ve bu rütbede aldığı sicillerin ortalamasının sicil tam notunun %60ın altında olması nedeniyle askeri ve mülki amirleri değişecek şekilde başka bir ile atama görmesi ve burada alacağı sicile göre hakkında işlem yapılması gerekmekte iken hukuka aykırı olarak hakkında Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin 69 ncu maddesi uyarınca yetersizlik nedeniyle ayırma işlemi tesis edildiği anlaşılmıştır.
Her ne Kadar Başsavcılık düşüncesinde davacının bulunduğu rütbede işlediği suçlar nedeniyle bir süre tutuklu ve açıkta kalması nedeniyle yargılamaların halen devam etmesi nedeniyle terfi etmesine yasal olanak bulunmadığı, bu nedenle Yönetmeliğin 68 nci maddesinin davacı hakkında uygulanmasına olanak bulunmadığı iddia edilmiş ise de kanun koyucunun, bu maddeyi hakkında yetersiz düzenlenen personelinin bir de başka bir birlikte, değişik sicil üstlerince denendikten sonra alacağı sicile göre hakkında kesin işlem yapılması yani bu personele bir nevi güvence sağlamak için getirdiğini dikkate aldığımızda, davacının Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin 68 nci maddesinde öngörülen terfi sırasında olmak ve bu rütbede aldığı sicillerin ortalamasının %60ın altında alması, şartlarını taşıdığı halde, 69 ncu maddeye dayanarak yetersizlik nedeniyle emekli edilmesinin ve 68 nci maddenin ön gördüğü bu güvenceden yoksun bırakılmasının, askeri ve mülki amirleri değişecek şekilde atama görerek değişik sicil üstlerince denenmeden hakkında kesin işlem tesis edilmesinin kabulüne imkan bulunamamıştır.
3466 Sayılı Uzman Jandarma Kanununun 15 nci maddesinde Disiplinsizlik ve ahlâki durumları nedeniyle Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun değildir şeklinde sicil düzenlenen Uzman Jandarmalar meslekten hemen çıkarılırlar ve haklarında
T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır. hükmü yer almaktadır. Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin Disiplinsizlik ve Ahlaki Durum Nedeniyle Ayırma, Disiplinsizlik ve Ahlaki Durum Nedeniyle Ayırma Usulleri başlıklı 70 nci maddesinde ayrıma sebepleri;
a) Disiplin bozucu hareketlerde bulunması, ikaz ve cezalara rağmen ıslah olmaması,
b) Hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyememesi,
c) Aşırı derecede menfaatine, içkiye, kumara veya borçlanmaya düşkün olması,
d) Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarini sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunması,
e) Tutum ve davranışları ile yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü, irticai ve ideolojik görüşleri benimsediği, bu gibi faaliyetlerde bulunduğu veya karıştığı anlaşılanlar.
Aynı maddede sayılan bu sebeplerden biri ile disiplinsizlik veya ahlaki durumları gereği Silahlı Kuvvetlerde kalmaları bulunduğu rütbeye veya bir önceki rütbesine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılıp uygun görülmeyen Uzman Jandarmalar hakkında hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik işlemi yapılacağı belirtilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 71 nci maddesinde disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma sicil belgesi düzenlenmesi ve uygulanacak usuller anlatılmış, ayırma sicilinin düzenlenmesinde sürenin söz konusu olmadığı, her zaman düzenlenebileceği, bu gibi hallerde sicil üstlerinin not vermeyip, disiplinsizlik ve ahlaki durumlardan hangisine göre kesin kanaat vardıklarını belirttikten sonra Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir kanaatini yazarak (J.Personeli için) Jandarma Genel K.lığı Personel Başkanlığına gönderilecekleri, burada kurulmuş olan komisyon tarafından sicil belgeleri ile dosya ve diğer belgelerin değerlendirilerek alınacak kararın J.Gn. K.nın onayına sunulacağı ve buna göre işlem yapılacağı açıklanmıştır.
3466 Sayılı Uzman Jandarma Kanununun 13 ncü maddesinde yetersizlik nedeniyle ayırma, 15 nci maddesinde ise disiplinsizlik nedeniyle ayırma düzenlenmiştir. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı şekilde davacı hakkında tesis edilen ayırma işleminin yetersizlik hukuki sebebine dayandırılması yerinde değildir. Ne var ki, idari yargı uygulamasında genel kabul gören sebep ikamesi yoluyla tesis edilen işlem sonucu itibariyle doğru, ancak gösterilen hukuki sebep yanlış ya da hatalıysa; idari yargı organının doğru hukuki sebebe işaret etmek suretiyle yargısal denetimini yapması ve iptal davasını reddetmesi mümkün bulunmaktadır. Nitekim konuya bu açıdan bakıldığında; Yukarıda belirtilen davacının disiplin durumu, genel ve adli safahatı, hakkında çeşitli suçlardan açılan kamu davaları henüz sonuçlanmamış ve delillerin takdiri ve eylemlerin hangi suçları oluşturacağı ceza yargısı konusu olsa da davacının çeşitli tutanaklarla ortaya konan eylemleri idare hukuku ölçeğinde değerlendirildiğinde, disiplin bozucu hareketlerde bulunduğunu, ikaz ve cezalara rağmen ıslah olmadığını, tavır ve hareketlerini hizmetin gerektirdiği şekilde düzenleyemediğini gösterdiğinden, davacının kanun ve yönetmelikte belirtilen disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle TSK.nden resen ayırmaya tabi tutulabilecek hal ve kapsama girdiği, disiplin durumunun Silahlı Kuvvetlerde görev yapmasını engelleyici vahamet derecesine gelmiş olduğu, dolayısıyla davacı hakkında tesis edilen ayırma işleminin sonucu itibariyle hukuka uyarlı olduğu, ancak bu işlemin disiplinsizlik ve ahlaki durum sebebine dayalı olması gerektiği, sonuç olarak davacı hakkında tesis edilen ayırma işleminin hukuka uyarlı olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle,
Yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy