(1602 S. K. m. 21)
Davacı 23 Ekim 2003 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 03.08.2003 tarihinde Yd. Sb. Aday öğrenci olarak askerlik hizmetine başladığını, 31.08.2003 tarihinde Tbp. Atgm. olarak TSK. NBC. Ok. ve Egt. Mrk. K. lığına atandığını, hiçbir zaruret almadan isteği dışında Gelibolu - Ortaköy 18 nci Zh. Tug. 2. Mknz. P.Tb. K.lığı emrine atama işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, davalı idarenin savunması alındıktan sonra AYİM 1 nci Dairenin 30 Aralık 2003 tarih ve Gensek No: 2003/2736, Esas No: 2003/301 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Davanın görümü esnasında davacının 31.07.2004 tarihinde terhis edildiği bildirilmiştir.
Bilindiği üzere, iptal davası açısından davacıda bulunması gereken ve iptal davasına özgü olan koşul menfaat koşuludur. İptali istenen işlemin davacının hukuken korunmaya layık güncel bir menfaatini ihlal etmiş olması ve işlemin iptalinde davacının yararının bulunması gereklidir.
1602 sayılı Kanunun 21 nci maddesinden de anlaşılacağı üzere, idari kararlara karşı herkes yargı yoluna gidemez. Ancak bu karardan doğrudan doğruya menfaati haleldar olanlar dava açabilirler. Uygulama ve öğretide, menfaatin dava açıldığı tarihte mevcut olmasının yeterli olmadığı, bu menfaatin dava süresince devam etmesi gerektiği ve hatta davanın karara bağlandığı anda dahi bu menfaat ilişkisinin devam etmesi koşulunun aranması gerektiği genel kabul görmüştür. Diğer bir deyişle, menfaat ilişkisinin meşru ve kişisel olması yanında güncel olması da şarttır. Bu görüsün temelinde iptal davası sonunda verilecek yargı kararının sonuç yaratmayacak olması halinde, böyle bir yargı kararının verilmemesinin daha doğru olacağı düşüncesi yatmaktadır. Gerçekten yargı kararları uygulanmak için verilir ve uygulanmak suretiyle de taraflar arasındaki uyuşmazlığı ortadan kaldırırlar. Uygulanabilme olanağı bulunmayan yargı kararı vermenin hiçbir anlamı olmayacağı şüphesizdir. Çünkü iptal davalarının konusu artık uygulanamayan işlemler değil, uygulanmakta olan ve hukuki sonuçlar doğurmaya devam eden idari işlemlerdir. Uygulaması bitmiş bir idari işlemin iptal davası çerçevesinde yargı denetimine tabi tutularak davanın reddedilmesinin veya işlemin iptal edilmesinin bir hukuki yarar sağlayacağı söylenemez.
Davacının terhis edilmesi aynı zamanda subay statüsünden çıkması sonucunu da doğurduğundan; subay statüsüne sıkı sıkıya bağlı bir işlem mesabesinde olan dava konusu atama işleminde davacının güncel menfaat ilişkisinin kesildiği açıkça anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacının terhis olması nedeniyle menfaatin koşulu yani sübjektif ehliyeti kalmadığından, uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesine YER OLMADIĞINA. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy