(Subay Sicil Yönetmeliği m. 5) (2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 10.06.2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; 1999 yılı sicil döneminde davacının 1 nci sicil üstünün yurt dışı görevine gönderildiğini, bu 1 nci sicil üstü tarafından davacıya ayrılış sicili verilmemesine rağmen, 2 nci sicil üstünün usulsüz olarak davacıya ayrılış sicili verdiğini, bu ayrılış sicilinin hukuka aykırı olduğunu, 1999 yılında 1 nci sicil üstü konumuna gelen Tb.K.P.Yb................. tarafından haksız yere düşük sicil verildiğini, bu sicilin de hukuka aykırı olduğunu; 2002 yılı sicil döneminde davacının 1 nci sicil üstü olan Tb.K.Kur.Yb............... hakkında yürütülen soruşturmada idari tahkikatta ve savcılıkta aleyhinde ifade verdiği için sübjektif düşüncelerle davacıya düşük sicil verildiğini, bu sicilin de hukuka aykırı olduğunu belirterek bu sicil işlemlerinin iptali istemiyle davayı açmıştır.
Dava dosyası ile getirtilen özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; 30.8.1994 tarihinde Teğmen naspedilen davacının 1995 yılından itibaren sicil almaya başladığı, sicillerinin başlangıçtan itibaren çok iyi düzeylerde seyrettiği, hakkında kanaatler belirtilmiş olduğu, son yıllarda sicillerinin çok iyi düzeyinde istikrarlı bir seyir kazandığı, dava konusu 1999 yılı sicil döneminde, 22.01.1999 tarihinde düzenlenen ayrılış sicilinde; 1 nci sicil üstü sicil notunun iyi seviyesinde olduğu, 2 nci sicil üstü sicil notunun ise, mükemmel seviyesinde olduğu, anılan tarihte sicil üstlerinin kıstaslar dışında ayrıca kanaat belirtmedikleri, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, 02.05.1999 tarihinde 1 ve 2 nci sicil üstlerince düzenlenen sicil notlarının ise; iyi seviyesinde olduğu, 1 nci sicil üstünün kıstas işaretlemesi yaptığı, 2 nci sicil üstünün ayrıca bir işaretleme yapmayıp 1 nci sicil üstüne iştirak ettiği, anılan dönemde sicil üstlerinin kıstaslar dışında ayrıca kanaat belirtmedikleri, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, 1999 yılı sicil döneminde davacının 4 adet takdirinin bulunduğu, 2002 sicil döneminde ise; 1 ve 2 nci sicil üstlerince düzenlenen sicil notlarının mükemmel seviyesine yakin çok iyi seviyesinde olduğu, 1 nci sicil üstünün kıstas işaretlemesi yaptığı, 2 nci sicil üstünün ayrıca bir işaretleme yapmayıp 1 nci sicil üstüne iştirak ettiği, mesleki safahatı boyunca ise; değişik sicil üstleri tarafından, 2 adet Şerit Rozet, 1 adet Para Ödülü ve 40 adet Takdirle taltif edildiği, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı görülmektedir.
Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5 nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle değerlendirmekten sorumludurlar. Aksi durum ehliyetli olmayanların, layık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz duruma düşmesi sonucunu doğurur.
Hissi ve aşırı merhamet duygusuyla verilecek sicillerin, hak eden bir başka personelin hakkını ihlal edeceği, daima göz önünde bulundurulur... Düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre sicil üstleri hakkında hüküm verilir. denmektedir. Bilindiği gibi, sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup, bunların denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil üstünün astı hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, tamamen üstün hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira, Anayasanın 125/4 ncü madde ve fıkrasında, takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakki olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri saptanmak suretiyle denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birdenbire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmiş olmasıdır.
Ayrıca; davacı dava dilekçesinde salt 1999 yılında 02.5.1999 tarihinde, 1 nci sicil üstünce verilen sicilin iptali isteminde bulunmuşsa da, Dairemizce 1999 yılında 2 nci sicil üstünce takdir edilen sicilin de iptali yoluna gidilmiştir. İdare hukuku kuramı yönünden sicil mahiyeti ile bir birleşme-işlem olup, iptal davasına konu olabilme bakımından normalde iptali istenen yılın ortalama sicilinin esas alınması gerekli bulunmaktadır. Ne var ki ayrılabilir işlem kuramını benimseyen ve uygulayan mahkememiz bu yöndeki talepler üzerine, münferit olarak birinci, ikinci ya da üçüncü sicil üstlerince verilen sicillerin ve/veya kanaatlerin gruplar halinde ya da ayrı ayrı dava konusu yapılmasını kabul etmektedir. Ancak dava konusunda olduğu gibi, eğer davacı yalnız birinci ve ikinci sicil üstlerinin düşük not verdiği düşüncesiyle salt bu sicillerin iptalini talep etmekte ise ve üçüncü sicil üstünce verilen sicil de ikinci sicil üstünce düzenlenen gibi sübjektif mahiyette ise Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ayrılabilir işlemlerin salt iptali ile yetinmemekte ve kamu düzeni açısından bizzat tespit ettiği bu açık hukuka aykırılığı da çözümlemekte ve iptal kararını o yılki sicilin tamamına (birleşme-işleme) sirayet ettirmektedir.
Yukarıda getirilen ölçütler ile dava konusu sicil işlemleri değerlendirildiğinde;
22.01.1999 tarihinde düzenlenen ayrılış sicil işlemi; davacının 1 nci sicil üstü olan Bölük Komutanının yurt dişi görevine gitmesi nedeniyle gündeme geldiği için davacı hakkında 102 nci maddenin a) fıkrası gereğince işlem yapılmasının gerektiği, 102/a maddesine göre; 1 nci sicil üstü (görevden ayrılan bölük komutanı) sicil belgesinde kendisine ayrılan bölümdeki sütunu işaretleyip, imza bloğunu doldurur, yeni 1 nci sicil üstü bu sicil belgesini 02 Mayıs tarihine kadar Kıta özlük dosyasında muhafaza eder, yeni 1 nci sicil üstü koşulları var ise 02 Mayıs tarihinde aynı sicil belgesinde kendisine ait bölümde bir sonraki sütunu işaretler ve imza bloğunu doldurur, sicil belgesinin fotokopisini Kıta özlük dosyasına koyar ve sicil belgesinin aslını 2 nci sicil üstüne gönderir hükmünün bulunduğu, davacının özlük ve sicil dosyaları incelendiğinde yurt dışı görevine atanması nedeniyle görevden ayrılan birinci sicil üstü Yzb.................... tarafından düzenlenen bir ayrılış siciline rastlanmadığı, onun imzasını taşıyan bir sicil belgesinin bulunmadığı görülmüştür. 1999 yılı sicil belgesinin asli ile özlük dosyasındaki fotokopisi incelendiğinde 1999 yılı ayrılış sicilini sanki Yzb.................... tanzim etmiş gibi onun adi yazılarak ve onun adıyla işaretleme yapılarak aslı gibidir denmek suretiyle Tb.K.................. tarafından usulsüz ve yetkisiz olarak ayrılış sicili düzenlendiği görülmektedir. Yzb................. tarafından davacı hakkında ayrılış sicili düzenlenmemiş olmasına rağmen onun adına 2 nci sicil üstü olan Tb. K.tarafından ayrılış sicili düzenlenmiş olması yetki unsuru bakımından 1999 yılı ayrılış sicilini hukuka aykırı kılmaktadır 02.5.1999 tarihinde düzenlenen 1 ve 2 nci sicil üstü sicil işlemi; davacının genel sicil eğilim ve safahatı ile uyarlı olmadığı, ani ve açık bir düşüş gösterdiği, takdir yetkisinin objektif kullanılma sınırlarını aştığı, davacı hakkında kanaat belirtildiği, davacı hakkında düşük seviyedeki sicil işlemini açıklayabilecek herhangi bir somut olay ve belge bulunmadığı, 02.5.2002 tarihinde düzenlenen 1 nci sicil üstü sicil işleminin ise; davacının safahatındaki birçok sicil notu ile benzerlik taşıdığı, davacının hizmet safahatına istisna teşkil edecek şekilde ve göze çarpacak nitelikte düşük notlar olmadığı, sicil üstlerinin takdir alanı içerisinde kalan bir nota tekabül ettiği, takdir yetkisinin eşit, adil ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanıldığı, söz konusu sicillerin subjektif düzenlendiğine dair hiçbir delilin mevcut olmaması dikkate alınarak hukuka uygun olduğu, sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan, 22.01.1999 tarihinde düzenlenen ayrılış sicil işleminin, 02.5.1999 tarihinde düzenlenen 1 ve 2 nci sicil üstü sicil işleminin ve 02.5.2002 tarihinde düzenlenen sicil belgesinde sicil üstlerince 41 nci madde karşılığına yapılan işaretlemenin İPTALİNE,
2. Yasal dayanaktan yoksun bulunan, 02.5.2002 tarihinde düzenlenen 1 nci sicil üstü sicil işleminin iptaline ilişkin talebinin REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy