(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21, 71) (492 S. K. m. 13) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 5)
DAVANIN KONUSU: 2001 yılı sicil işlemlerinin iptali istemi.
SAVUNMANIN ÖZÜ: Davacının dava konusu olan 2001 yılı sicil işlemlerinin; sicil dönemi içerisinde, kuruluş bağlantısına uygun ve yetkili sicil üstlerince tanzim edildiği, sicil üstlerinin sicil verilen şahıs ile üç ay birlikte çalışma şartını sağladıkları ve sicil üstlerinin Subay Sicil Yönetmeliğinde belirtilen hususlara sadık kalarak tam bir vicdani kanaatle sicil notu takdir ettikleri belirtilerek, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE karar verilmesini savunmuştur.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: 2001 yılı 2 nci sicil üstü sicil işleminin hukuka yakın olması sebebiyle İPTALİNE, 2001 yılı 1 nci sicil üstü sicil işleminin iptaline ilişkin istemin REDDİNE, 2001 yılında 3 ncü sicil üstünce sicil tanzim edilmediğinden konusuz kalan talep hakkında Davanın Esası Hakkında Karar Verilmesine Yer olmadığına karar verilmesi yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesince Raportör Üye Mu. Kur. Alb. İsa ER'in açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı, 06.11.2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; başarılı bir subay olduğunu ancak 2000 yılında 33.Mknz.Tug.1 nci Mknz.P.Tb.'nda Kh.Bl.Komutanı olarak görevli iken disiplinsiz bir er yüzünden Tugay Komutanının kendisini makamına çağırarak Bu çocuğun üzerine neden gidiyorsun dediğini? daha sonraları da Tugay Komutanının davranışlarının değiştiğini, bu nedenle objektif sicil tanzim edilmediğini düşündüğünü belirterek 2000-2001 yılı sicil notunun iptalini talep etmiştir.
Dava dosyası, davacıya ait Kuvvet Komutanlığı ve Kıta Özlük dosyaları ile sicil belge ve defterlerinin incelenmesi neticesinde; 30.08.1994 tarihinde Teğmen olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başlayan davacının; 1995 yılından itibaren sicil almaya başladığı, genelde ortalamaları çok yüksek bir sicil safahatı sergilediği, dava konusu sicil işlemleri değerlendirildiğinde; 2001 yılı sicil döneminde; 1 ve 2 nci sicil üstlerince sicil belgesinin değerlendirme kıstaslarının nota tahvili neticesi, 1 nci sicil üstü sicil notunun mükemmel seviyesinde olduğu, 2 nci sicil üstü sicil notunun iyi seviyesinde olduğu, anılan dönemde sicil üstlerinin alt kıstaslara işaretleme yaptıkları nitelik işaretlemesi dışında ayrıca kanaat belirtmedikleri, bu sicil döneminde 2 adet takdirinin olduğu, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, bu dönemde 3 ncü sicil üstünce davacı hakkında sicil düzenlenmediği, mesleki safahatı boyunca ise; 2004 yılı dahil, değişik sicil üstleri tarafından 26 adet Takdir ile taltif edildiği, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı görülmektedir.
Yürürlükte olan Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5 nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli özelliği olan özel yetkilerinden birini kullanır. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidir... denilmektedir.
Bilindiği üzere, askerlik müessesesinde her türlü yükselme, taltif, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personelin sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil üstleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken mutlaka objektif olmak durumundadırlar. Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve T.C. Anayasasının 125/4 ve 1602 sayılı Kanunun 21/2 nci maddelerinde belirtildiği üzere, takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği göz önünde tutulsa da, burada denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olup, bu hakkın hukuka aykırı ve yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde, idarenin sicil tanzimi konusundaki takdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatlerin belirtilmiş olmasıdır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava konusu işlemin değerlendirilmesinde; 2001 yılı 1 nci sicil üstü sicil notunun davacının genel sicil eğilimine uygun olduğu, düzenlenen sicil işlemlerinin takdir yetkisi içinde kalınarak düzenlendiği, söz konusu sicil işleminde takdir yetkisinin objektif kullanıldığı, 2001 yılı 2 nci sicil üstü sicil notunun ise; davacının genel sicil eğilim ve safahatı ile uyumlu olmadığı, ani ve açık bir düşüş gösterdiği, takdir yetkisinin objektif kullanılma sınırlarını aştığı, davacı hakkında bu düşük seviyedeki sicil notunu açıklayabilecek herhangi bir somut olay ve belge bulunmadığı, söz konusu sicil döneminde ilgili sicil amirlerince davacının takdir edildiği, düşük seviyede düzenlenen sicil notunun objektif ölçütler gözetilerek düzenlenmediği ve takdir yetkisinin hukuka aykırı olarak kullanıldığı, bu nedenle söz konusu sicil işleminin Subay Sicil Yönetmeliği esaslarına göre hukuka uygun ve objektif kriterlere uygun düzenlenmediği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle,
1. Hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan 2001 yılı 2 nci sicil üstü sicil işleminin İPTALİNE,
2. Yasal dayanaktan yoksun bulunan 2001 yılı 1 nci sicil üstü sicil isteminin iptaline ilişkin istemin REDDİNE,
3. 2001 yılında 3 ncü sicil üstünce sicil tanzim edilmediğinden, konusuz kalan talep hakkında Davanın Esası Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
4. Davanın kısmen kabul kısmen de redle sonuçlanmış olması nedeniyle, 1602 sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin taraflar arasında 1/2 oranında paylaştırılmasına, buna göre sarf edilen 20.500.000.-TL(Yirmi milyon beş yüz bin lira) posta gideri ücretinin 1/2'si olan 10.250.000.-TL(On milyon iki yüz elli bin lira) ile davacının peşin yatırmış olduğu 28.000.000.-TL(Yirmi sekiz milyon lira) harcın 1/2'si olan l4.000.000.-TL(On dört milyon lira)'nın davacı üzerinde bırakılmasına, genel bütçeye dahil davalı idare 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan ayrıca harca hükmedilmesine yer olmadığına, 1/2'ye tekabül eden 14.000.000.-(On dört milyon lira) harcın istemi halinde davacıya iadesine, sarf edilen posta giderinin geriye kalan 1/2'si olan 10.250.000.-TL(On milyon iki yüz elli bin lira)'nın davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Özlük ve sicil dosyalarının iadesine,
02 KASIM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy