(2709 S. K. m. 125)
Davacı, 21.01.2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; 1993 yılı Aralık ayında 2nci Ordu Er Eğt.A.K.lığı emrinde Tk.K. olarak göreve başladığını ,OHAL bölgesinde birkaç kez geçici görevlendirildiğini, 1996 yılında atamalar nedeniyle boşalan Bl.K.lıklarına vekalet ettiğini ve 1997 yılı S-3 yardımcısı olarak asli göreviyle birlikte görev yaptığını, rütbesi nedeniyle yüzbaşı rütbesindeki Bl.K.larıyla sorunlar yaşadığını, istemine rağmen Tb.K.nın görevini değiştirmediğini,1nci sicil üstü olan 2nci Bl.K.nın görevlendirmelerde ayrıcalık tanıması isteğini yerine getirmediği için kendisine husumet duyduğunu ve duygusal davranarak hak etmediği şekilde düşük sicil verdiğini bu nedenle 1997 yılında hakkında 1nci ve 2nci sicil üstlerince hukuka aykırı düzenlenmiş olan sicillerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile davacının getirtilen Kuvvet K.lığı ve Kıtası K.lığında bulunan özlük ve sicil dosyalarında yer alan bilgi ve belgelerden, davacının 1994 yılında sicil almaya başladığı, sicillerinin başlangıçtan itibaren iyi ve çok iyi düzeylerde seyrettiği, hakkında olumlu ve olumsuz kanaatler belirtilmiş olduğu, dava konusu 1997 yılında 1nci sicil üstünce geçmişteki sicil notu ortalamasından bir miktar düşüşle iyi düzeyde sicil notu takdir edildiği, 2nci sicil üstünce geçmişteki sicil notu ortalamasına yakın olarak iyi düzeyde sicil notu takdir edildiği, 3ncü sicil üstünce geçmişteki sicil notu ortalamasından bir miktar düşüşle iyi düzeyde sicil notu takdir edildiği, her üç sicil üstünce olumlu ve olumsuz ifadeler içeren kanaatler belirtildiği, bundan sonraki sicillerinin çok iyi ve mükemmel düzeylerde seyrettiği, hakkında genellikle olumlu kanaatler belirtilmiş olduğu, safahatı boyunca toplam 16 takdirnamesi, 1 şerit rozeti olduğu, dava konusu sicil döneminde herhangi bir ödülü olmadığı, safahatı boyunca hiç bir disiplin cezasının olmadığı, dava konusu sicil döneminde herhangi bir cezası, savunma, ikaz gibi hakkında olumsuz kanaat uyandırabilecek nitelikte herhangi bir bilgi ve belge olmadığı görülmektedir.
Dava konusu sicillerin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 1972 tarihli Mülga Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 4ncü maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini gözönünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidirler. Aksi hal ehliyetli olmayanların, layık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz duruma düşmesi sonucunu doğurur... Sicil üstleri düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre kendileri hakkında da hüküm verileceğini gözden uzak tutmamalıdırlar. denilmektedir.
Bilindiği gibi, sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup, bunların denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil üstünün astı hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, tamamen üstün hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira, Anayasanın 125/4ncü madde ve fıkrasında, takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri saptanmak suretiyle denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birdenbire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmiş olmasıdır.
Bütün bu açıklamalar ışığında dava konumuza döndüğümüzde, davacının sicilleri iyi ve çok iyi düzeyde seyretmekte iken, 1997 yılında 1nci ve 3ncü sicil üstlerince geçmişteki sicil notu ortalamasından büyük bir düşüşle iyi düzeyde sicil notu takdir edilip olumlu ve olumsuz kanaat belirtildiği, davacının sicilindeki bu denli düşüşü açıklayacak, davacının görev ve disiplin düzeyinde büyük bir düşme olduğunu gösterecek nitelikte bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle 1997 yılında 1nci ve 2nci sicil üstlerince düzenlenen sicillerin Subay Sicil Yönetmeliği esaslarına ve nesnel ölçütlere uygun düzenlenmemiş olduğu, 1997 yılında 2nci sicil üstünce geçmişteki sicil notu ortalamasına yakın olarak iyi düzeyde sicil notu takdir edildiği, davacının önceki sicil safahatında benzer ve daha düşük sicil notları bulunduğu, bu sicilin safahatına göre ani ve büyük bir düşüş oluşturmadığı, bu nedenle1997 yılında 2nci sicil üstünce düzenlenen sicilin Subay Sicil Yönetmeliği esaslarına ve nesnel ölçütlere uygun düzenlenmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde 1997 yılında salt 1nci ve 2nci sicil üstlerince düzenlenen sicillerin iptali isteminde bulunmuşsa da Dairemizce 1997 yılında 3ncü sicil üstünce düzenlenen sicilin de iptali yoluna gidilmiştir. İdare hukuku kuramı yönünden sicil mahiyeti ile bir birleşme işlem olup iptal davasına konu olabilme bakımından normalde iptali istenen yılın ortalama sicilinin esas alınması gerekli bulunmaktadır. Ne var ki ayrılabilir işlem kuramını benimseyen ve uygulayan mahkememiz, bu yöndeki talepler üzerine münferit olarak birinci ikinci ya da üçüncü sicil üstlerince verilen sicillerin ve/veya kanaatlerin gruplar halinde ya da ayrı ayrı dava konusu yapılmasını kabul etmektedir. Ancak dava konusunda olduğu gibi, eğer davacı yalnız 1nci ve 2nci sicil üstünün düşük not verdiği düşüncesiyle salt bu sicillerin iptalini talep etmekte ise ve 3ncü sicil üstünce verilen sicil de diğer sicil üstlerince düzenlenen siciller gibi öznel mahiyette ise Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ayrılabilir işlemlerin salt iptali ile yetinmemekte ve kamu düzeni açısından bizzat tespit ettiği bu açık hukuka aykırılığı da çözümlemekte ve iptal kararını o yıl ki sicilin tamamına (birleşme-işleme) sirayet ettirmektedir. Bu davada da aynı yerleşik uygulamayı benimseyen Dairemiz 1997 yılında 3ncü sicil üstünün düzenlediği düşük sicili 1nci sicil üstünden etkilenmek suretiyle ve somut sebep ve gerekçeleri ortaya konulmaksızın verilmiş ve objektif olarak nitelendirilmeyecek bir sicil olarak değerlendirdiğinden bu sicilin de iptali yoluna gidilmiştir.
Açıklanan bütün bu nedenlerle, davacı hakkında;
1997 yılında 1 nci ve 3 ncü sicil üstlerince takdir edilen sicil notlarının ve belirtilen kanaatlerin İPTALİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy