(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21) (Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 56)
Davacı, 24 Temmuz 2002 tarihinde AYİM. kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; 2001 yılında subaylık sınavlarına girerek yazılı sınavlarda birinci olduğunu ancak mülakatta elendiğini bunun üzerine sicil sıra kitaplarında yaptığı inceleme sonucunda 1998 yılında görev yaptığı kendisini sevmeyen P.Yzb. B.A.nin düşük sicil verdiğini, 2 nci sicil üstünün de 1 nci sicil üstünden etkilendiğini değerlendirdiğini beyan ederek 1998 yılı 1 ve 2 nci sicil üstleri sicil notları ile varsa menfi kanaatlerin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile getirtilen özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; 1995 yılında sicil almaya başlayan davacının genelde çok iyi ve iyi seviyesinde gerçeklesen bir sicil alma eğiliminin mevcut olduğu son yıllarda bu eğilimde bir yükselmenin olduğu, dava konusu 1998 yılında da her iki sicil üstü tarafından iyi seviyesinde sicil notları ile takdir edilip olumlu kanaat belirtildiği, ancak 1 nci sicil üstü tarafından deftere farklı mahiyette olumsuz kanaat yazıldığı, bu dönemde takdir ve cezasının olmadığı, meslek hayati boyunca toplam 14 adet takdirle taltif edildiği, 1 kez ikaza muhatap olduğu görülmektedir.
Astsubay sicillerinin hangi esas ve şekillere göre düzenleneceğini belirleyen ve dava konusu sicillerin tanzim edildiği tarihte yürürlükte olan 1972 tarihli Mülga Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 4 ncü maddesine göre sicil üstlerinin emri altındakilere sicil düzenlerken, sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmeleri gereklidir. Zira Türk Silahlı Kuvvetlerinde bir üst rütbeye yükselme, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personel sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil amirleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken, mutlaka objektif olmaları gereklidir.
Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve T.C. Anayasasının 125/4 ve 1602 Sayılı Kanunun 21/2 nci maddesinde belirtildiği üzere, takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği göz önünde tutulsa da kamu yararına açıkça aykırı düşen ya da takdir yetkisinin bariz bir biçimde yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde idarenin sicil düzenleme konusundaki takdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerinde takdir yetkisinin kullanılmasındaki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek şekilde göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü izah eden makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmesi halidir.
Diğer yandan 56 ncı maddesinde ...O yıla ait sicil düzenleme zamanında 1 nci ve 2 nci sicil üstleri sicil not ve kanaatlerini önce sicil defterine daha sonra sicil belgesine yazarlar. Sicil defteri ile sicil belgesindeki not ve kanaatler birbirinden farklı ise bu takdirde işlemlerde sicil belgesindeki not ve kanaatler geçerli sayılır... denmektedir. Buna göre 1998 yılında 1 nci sicil üstünce düzenlenen sicil belgesinde davacı hakkında iyi düzeyde sicil notu takdir edilip olumlu kanaat belirtildiği, KKK. lığına bu belgenin gönderileceği ve değerlendirmenin bu belgeye göre yapılacağı, 1 nci sicil üstü defterine yazılmış olan olumsuz kanaatin ise KKK. lığına gönderilmeyeceği, böylece değerlendirmelerde dikkate alınmayacağı ve davacının menfaatinin zarar görmeyeceği, sicil defterindeki bu kanaatin işlem makamı olan KKK. lığına iletilmemesi nedeniyle, değerlendirmelerde dikkate alınmayacak olması karşısında, bu işlemin tekemmül etmemiş işlem olması nedeniyle iptale konu olamayacağı düşünülebilirse de, sicil defterine yazılı olan olumsuz kanaatin KKK. lığına gönderilmediğini, ayni sicil döneminde ayni sicil üstünce düzenlenen sicilin olumlu kanaatli olarak KKK.lığına gönderildiğini daha sonraki sicil üstlerinin bilemeyeceği ve daha sonraki sicil üstlerini dava konusu olumsuz kanaatin olumsuz yönde etkileyebileceği değerlendirildiğinden, sicil defterindeki Astsubay Sicil Yönetmeliğinde belirtilen usul ve esaslara aykırı bir biçimde yazılmış olan olumsuz kanaatin iptal davasına konu olabileceği değerlendirilmiştir.
Yukarıda getirilen ölçütlerle dava konusu sicil işlemleri değerlendirildiğinde; 1998 yılında 1 ve 2 nci sicil üstlerince takdir olunan sicil notlarının davacının safahatındaki en düşük sicil notlarını oluşturduğu; genel sicil alma eğiliminden bariz bir sapma gösterdiği; davacının disiplin ve görev performansındaki bu denli azalmayı izah edecek ikaz, savunma gibi bir belge olmadığı, takdir yetkisinin eşit, adil ve hizmet gereklerine uygun kullanılmadığı, 1998 yılı sicil üstleri sicil notlarının hukuka aykırı olduğu; ayrıca Astsubay Sicil Yönetmeliği 56 nci maddesi hükmüne göre 1998 yılında 1 nci sicil üstü tarafından sicil defterine, belgeden farklı olarak yazılan olumsuz kanaatin hükümsüz olduğu vicdani kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1) 1998 yılı 1 ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının İPTALİNE,
2) 1998 yılında 1 nci sicil üstünce sicil defterine yazılan olumsuz kanaatin HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy