(926 S. K. m. 118)
Davacı, 16 Temmuz 2002 tarihinde AYİM e gönderilmek üzere Adana İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; KKK. lığının 14 Ocak 2002 gün ve PER:4031-1-01/Tay.D.Pl.S.İcra (1) sayılı emri ile Bosna-Hersek Türk Tabur Görev Kuvvet K.lığı Muh.Destek Birlik Komutanlığı İstihkam Hesap Sorumlusu görevine atandığını, bu kadronun lagv edilmesinin gerekçe gösterilerek B/H Türk Tb. G/K Komutanlığının 30 Mayıs 2002 gün ve LOJ:1700-9-02/351 sayılı emri ile görevden alındığını, ancak bu kadronun gerçekte kaldırılmadığını ve yeni atama yapıldığını, 180 günlük yurt dışı görev süresini tamamlamadan görevden alındığından bu eksik sürenin tamamlattırılması gerektiğini belirterek Bosna- Hersek Yurt Dışı Geçici Görevinden erken alınarak 6 aylık süreden eksik kalan 45 günlük sürenin tamamlattırılmaması işleminin iptalini, öncelikle de yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yasal unsurları taşımayan yürütmenin durdurulması istemi AYİM.Nöbetçi Dairesinin 2 Ağustos 2002 gün ve Gensek No: 2002/1947, Esas No.: 2002/65 sayılı Kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; Is.Kd.Bçvs.rütbesinde olan davacının, KKK.lığının 04 Ocak 2002 gün ve PER:40311-01/Tay.D.Pl.S.İcmal(1) emri ile Bosna-Hersek Türk Tabur Görev Kuvvet K.lığı Muh.Destek Brl.Is.Hes.Sor. görevine atandığı, G.Bşk. lığının 16 Nisan 2002 gün ve HRK:1700-238-02/Pl.Hrk.D.NPHS(1) sayılı emri ile Kosova ve Bosna-Hersek Türk Tb. G/K.K.lığlarında bazı kadroların iptal edildiği ve bu kadrolarda görev yapan personelin yapılan planlama çerçevesinde Türkiyeye dönüşlerinin sağlandığı, davacının görev yaptığı kadronun da kaldırılmasının görev yaptığı Birlik Komutanlığınca teklif edildiği halde bu kadronun yapılan bir yanlışlık neticesinde KKK. lığının 07 Haziran 2002 gün ve HRK:1700-146-02/Pl. Hrk. ve TSK. D.Hrk.S.(VA) (302807) sayılı emrinde belirtilen tasarruf edilen kadrolar içinde yer almadığı, bu yanlışlığın devamında kadrosu kaldırılmadığı cihetle bu kez Personel Başkanlığınca davacının yurt dışı geçici görev süresinin Temmuz 2002 tarihinde dolacağı göz önüne alınarak davacı yerine başka bir personelin seçildiği, kadrosu kaldırılmamakla birlikte Bosna-Hersek Tb. G/K.K.lığı tarafından davacının görev yaptığı kadronun kaldırılmasının teklif edilmesi nedeniyle davacının Türkiyeye dönüsünün sağlandığı, diğer bir deyişle; davacının kadrosunun bu aşamada kaldırılmamasına rağmen kaldırılması teklif edilen kadrolar içinde olması esasi dikkate alınarak yapılan bir değerlendirme neticesinde Türkiyeye dönmesinin sağlandığı, bu aşamada davacının da içinde bulunduğu Kosova ve Bosna- Hersek Türk Tabur Görev G/K Komutanlıklarından tasarruf edilen 59 personelin 14 Haziran 2002 tarihinde Türkiyeye döndüğü, KKK. lığının 07 Haziran 2002 tarihli yazısında davacının görev yaptığı istihkam hesap sorumlusu kadrosunun iptal edilmeyip halen mevcut olduğunun görülmesi üzerine yapılan kadro çalışmaları neticesinde KKK. lığının 08 Temmuz 2002 gün ve HRK:1700-160-02/Pl.Hrk. ve Tsk.D.Hrk.S.(VA) (349520) sayılı yazısı ile istihkam hesap sorumlusu kadrosunun sehven yazıldığı belirtilerek bu kadronun esasında muhabere hesap sorumlusu kadrosuna dönüştürüldüğünün bildirildiği, Bosna-Hersek Tb. G/K.K.lığına önceki yazı ile bildirilen kadro görevleri içinde istihkam hesap sorumlusu kadrosunun bulunması nedeniyle bu döneme mahsus olmak üzere normal rotasyonda istihkam hesap sorumlusu kadrosuna Is. sınıfından personel görevlendirildiği, ancak müteakip dönemlerde muhabere hesap sorumlusu kadrosuna Mu. Sınıfından personel görevlendirilmesinin yapılacağının develi idarece belirtildiği, ayrıca aradaki 45 günlük geçiş döneminde muhabere sınıfından bir astsubayın davacının atanmış olduğu kadro görev yerine vekalet ettiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlık; davacının Bosna-Hersek Tb.G/K.K.lığı istihkam hesap sorumlusu kadrosuna atanmasına rağmen 180 günlük yurt dışı görev süresini doldurmadan kadrosunun iptal edilmesi nedeniyle 45 gün önce görevden alınması noktasında odaklanmaktadır.
Yurt dışı görev kadrolarının ve sürelerinin belirlenmesinde idarenin geniş bir takdir yetkisinin bulunduğunda şüphe bulunmamaktadır. Ancak, bu takdir yetkisinin objektif sınırlar içinde sübjektif ve keyfi değerlendirilmelerden uzak olarak kullanılmasının gerekliliği ve takdir yetkisinin bu açıdan yargı denetimine tabi olduğu da açıktır.
Yurtdışı görev sürelerinin en az 180 gün yapılacağı yönünde bağlayıcı bir yasal hüküm söz konusu değil ise de; idare tarafından dava konusu görevlere yönelik olarak personelin en az 180 gün süre ile yurtdışı görevinde bulundurulmasının uygulama açısından istikrarlı bir hale geldiği dava dosyasındaki emir ve yazılardan anlaşılmaktadır. Nitekim teamül ve istikrar oluşturmuş uygulama çerçevesinde, 180 günden az süre ile yurt dışı görevinde kalan personelin eksik görev süreleri ile orantılı olarak yurt dışı görevlerinde bulundurulma yönünde işlemler tesis edildiği görülmektedir. Böyle bir uygulamanın idarenin istikrarlığı ve takdir yetkisinin objektif sınırlar içerisinde kalınarak eşitlik ilkesi çerçevesinde kullanılmasına uygun olduğu da açıktır.
Somut olay ele alındığında; davacının Bosna-Hersek Tb.G/K.K.lığı emrinde görev yaptığı kadronun (Is.Hes.Sor.) kaldırılması yönünde teklifler yapıldığı, bu kadronun iptali yönünde davalı idarenin iradesinin mevcut olduğu ancak, kadro çalışma ve tekliflerinden sonra çıkarılan emirde sehven davacının görev yaptığı istihkam hesap sorumlusu kadrosunun iptal edilemediği, muhabere hesap sorumlusu kadrosunun kaldırıldığı ve bu emirde bu kadronun gösterildiği, sehven gösterilen bu kadronun esas alınması ile yine istihkam hesap sorumlusu olarak davacı yerine Is.Snf.ından başka bir astsubayın normal rotasyon içinde atandırıldığı ancak hatanın farkına varılması ile davalı idarenin bu hususu KKK.lığının 08 Temmuz 2002 gün ve HRK: 1700-160-02/Pl.Hrk.ve TSK.D.Hrk.S.(VA) (349520) sayılı yazısı ile düzelttiği, istihkam hesap sorumlusu kadrosunun muhabere hesap sorumlusu kadrosuna dönüştürüldüğü görülmektedir.
Geçici görev ile görevlendirilen davacının 180 gün süre ile belirtilen görevde bulunmasının gerekliliğini ortaya koyan yasal bir düzenleme olmadığı gibi iradesi kadro değişikliğine yönelik olan davalı idarenin davacıyı haklı bir nedene dayanarak bu görevden alması her zaman mümkündür. Davalı idarenin kadro değişikliği yönündeki iradeye dayanarak yapılan teklif ve kadro değişikliği çalışmaları doğrultusunda davacının anılan geçimi yurt dışı görevinden erkenden alınması yönünde tesis edilen idari işlemin hakli nedenini oluşturabileceği de açıktır. Geçici yurt dışı görev kadroları ve süresi açısından takdir yetkisine sahip idarenin, kadro değişikliği yönündeki iradeyi esas alarak davacının geçici yurt dışı görevinden alınması yönünde tesis edilen işlemin hukuki dayanak ve sebebini oluşturduğu gibi personel arasında eşitlik ve objektif uygulamanın sağlanması amacıyla davalı idarenin kendi kabulü doğrultusunda oluşturulan yurt dışı görevinde kalma süresinin en az 180 gün ile sınırlandırılması halinin ayrık gerekçe ve sebebini de oluşturmaktadır. Nitekim davalı idare davacı hakkında tesis edilen işlem tarihinden itibaren sahip olduğu irade doğrultusunda gerekli gördüğü kadro değişikliğini yaparak bu yöndeki iradesini uygulamaya koymuş olup halen davacının Bosna-Hersek Tb.G/K.K.lığı emrinde atanabileceği geçici bir yurt dışı kadro görevi mevcut değildir. Diğer bir deyişle, tamamen kamu yararı açısından uygun olarak tesis edilen idari işlem dolayısıyla hata yapılmamış olsa davacının bu görevinden her halde alınması zorunlu olduğundan tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı vicdani kanaatine ulaşılmıştır. Öte yandan; davacı konumunda olan görev süresinin bitimine 60 günden az kalan 34 personeli de yeniden yurt dışında geçici olarak görevlendirmemiştir. Dolayısıyla davacının dava dilekçesinde belirttiği eşitlik ilkesine aykırı bir işlem tesis edilmemiş aksine davacı konumunda olan tüm personele aynı kural uygulanmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy