(1086 S. K. m. 187, 194)
Davacı, 22.01.2003 tarihinde Konya İdare Mahkemesinde ve 03.02.2003 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; çok başarılı bir meslek safahatı olduğunu, 1993 yılı sicil döneminde yıllık iznini 1 ay olarak sağlık problemlerini gidermek ve evlenmeyi düşündüğü bayanı daha yakından tanımak amacıyla Ocak ve Şubat aylarında kullanma isteğini birlikte görev yaptığı 1 nci sicil üstünün olumsuz karşılayarak kendisine 10 gün süreyle izin verdiğini, sağlık problemlerini bu süre içerisinde çözememesi nedeniyle 20 gün rapor almak zorunda kalmasını ise görevden kaçma olarak yorumlayarak kendisine haksız düşük sicil verdiğini ve 2 nci sicil üstünü olumsuz etkilediğini, bahse konu düşük sicillerden ötürü kıdem sıralamasında gerilerde kaldığını ve yurt dışı geçici görevlere seçilemediğini belirterek, 1993 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notları ile olumsuz kanaatlerin iptali istemiyle bu davayı açmıştır.
Davacıya ait ve Genel Sekreterliğin 2003/168 Nosuna kayıtlı dava dosyasının incelenmesinde; davacının 1993 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notları ile olumsuz kanaatlerin iptali istemiyle 27.01.2003 tarihinde dava açtığı, 03.02.2003 tarihinde açılan bu davada da 1993 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notları ile olumsuz kanaatlerin iptalini istediği, bir önceki davadaki iptal istemiyle bu davadaki iptal isteminin ayniyet gösterdiği, dolayısıyla 1993 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notları ile olumsuz kanaatlerin iptaline yönelik bu davadaki istemin mükerrer bir mahiyet arz ettiği görülmektedir.
1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 187 ve 194 ncü maddelerinde düzenlenen derdestlik, usule ilişkin ilk itirazlar arasında yer almakla beraber; gerek 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu, gerekse 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda bu müessese düzenlenmemiştir. Ancak, derdestlik durumunun idari yargıda bulunmadığını söyleyebilmekte şüphesiz mümkün değildir. Derdestlik iddiasının ayrı mahkemeler arasında, sözgelimi AYİM - İdare Mahkemeleri arasında olabilmesi imkan dahilinde olduğu gibi; ayni mahkemede açılan davalarda da olması mümkündür.
Diğer bir deyişle, derdestlik (ilk) itirazı ya da mahkemece resen tespiti ile, yeni açılmış olan bir davanın daha önce ayni veya başka bir mahkemede açılmış görülmekte (derdest) olduğu ileri sürülür veya saptanır. Bunun üzerine yeni davanın açıldığı mahkeme, ayni davanın daha önce ayni veya başka bir mahkemede açılmış ve görülmekte olduğunu tespit ederse, ikinci davanın açılmamış sayılmasına karar verir. (Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.III, Ankara 1982, sh.3004-3015). Şu halde, bir davanın derdestlik nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için gerekli olan; ayni davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte (derdest) olması, birinci dava ile ikinci davanın ayni dava olması şartları bu davada tamamen gerçekleşmiş bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle;
Bu dava konusunun Gensek:2003/168 Nosuna kayıtlı derdest davadaki iptal istemiyle aynı olduğu anlaşıldığından derdestlik nedeniyle DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy