(2709 S. K. m. 125) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 5)
Davacının, 22.11.2002 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinin, AYİM 1 nci D. 2002/1843 Esas No, 2002/1637 Karar No sayılı kararı ile dilekçesinin 10.12.2002 tarihinde ret edildiği, davacı, 09.01.2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen Yenileme dava dilekçesinde ise özetle; 2002 yılında görevden ayrılma nedeniyle kendisine haksız, sübjektif ve hukuka aykırı olarak düşük sicil verildiğini değerlendirdiğini, kanaat değişikliği sicilinin hukuka aykırı olduğunu belirterek bu sicil işleminin iptali istemiyle dava açmıştır.
Dava dosyası ile getirtilen özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; 1994 yılında Teğmen naspedilen davacının 1995 yılından itibaren sicil almaya başladığı, genelde yükselen zaman zaman düşüş gösteren ancak ortalamaları yüksek seviyede olan bir sicil safahatı sergilediği, dava konusu 2000 yılı sicil döneminde 02.5.2002 tarihinde 1 ve 2 nci sicil üstü tarafından verilen sicil notlarının; çok iyi seviyesinde olduğu, anılan dönemde sicil üstlerinin kıstaslar dışında ayrıca kanaat belirtmedikleri, 2002 sicil yılı döneminde; 26.6.2002 tarihinde 1 nci sicil üstü tarafından, 17.7.2002 tarihinde de İl Jandarma Komutan Vekili tarafından verilen takdirnamelerinin bulunduğu, herhangi ceza ve ikazının bulunmadığı, 24.7.2002 tarihinde görevden ayrılma sebebiyle 1, 2 ve 3 ncü sicil üstlerince düzenlenen kanaat değişikliği sicil notlarının ise; iyi seviyesinde olduğu ve 1 nci sicil üstünce olumsuz kanaat belirtildiği, davacının mesleki safahatı boyunca ise; 2002 yılı sicil dönemi dahil 20 adet Takdirname ile taltif edildiği, ayrıca davacının 19.5.1995 tarihli Şiddetli Tevbih, 04.12.1998 tarihli Uyarı ve 30.3.2000 tarihli 5 gün Oda Hapsi disiplin cezalarının bulunduğu, bunlardan başka dosyasında herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı görülmektedir.
Yürürlükte olan Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5 nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli özelliği olan özel yetkilerinden birini kullanır. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidir... denilmektedir.
Bilindiği gibi, sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup, bunların denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil üstünün astı hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, tamamen üstün hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira Anayasanın 125/4 ncü madde ve fıkrasında, takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakki olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri saptanmak suretiyle denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birdenbire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmiş olmasıdır.
Yukarıda getirilen ölçütler ile dava konusu edilen sicil işlemleri değerlendirildiğinde; 2002 yılı sicil döneminde 24.7.2002 tarihinde görevden ayrılma sebebiyle 1, 2 ve 3 ncü sicil üstlerince düzenlenen kanaat değişikliği sicil notlarının ve 1 nci sicil üstünce olumsuz kanaatinin, davacının genel sicil eğilim ve safahatı ile uyarlı olmadığı, ani ve açık bir düşüş gösterdiği, takdir yetkisinin objektif kullanılma sınırlarını astığı, davacı hakkında bu düşük seviyedeki sicil notlarını ve kanaatleri açıklayabilecek herhangi bir hukuki dayanağın bulunmadığı, takdir yetkisinin objektif kullanılmadığı ve hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle,
Hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan, 24.07.2002 tarihinde 1, 2 ve 3 ncü sicil üstlerince verilen sicil notları ile 1 nci sicil üstünce belirtilen olumsuz kanaatin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy