(4678 S. K. m. 25) (Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönetmeliği m. 6, 6/b)
Davacı, 04.03.2003 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; başarılı bir subay olduğunu, cezasının bulunmadığını, sicil üstünün uzak ilde olması nedeniyle kendisini yeterince tanıyamadığından bahisle yedek subaylığında verilen sicillerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının incelenmesi neticesinde; 06.4.1999 tarihinde Yedek Subay adayı olarak KKK.lığı Per.Sb.Ok.K.lığında silah altına alındığı ve Çok iyi derece temel eğitimini tamamladığı, takiben 267 nci dönem olarak 31.7.1999 tarihinde Per.Atğm. naspedildiği, 15.8.1999 tarihinde kura ile atanmış olduğu Çorum AS. D. Kavak As. S.Bşk.lığında yedek subaylık görevine başladığı, hakkında sıralı sicil üstlerince 01.03.2000 tarihinde sicil tam notunun %85'ine ulaşmayan düzeyde ve iyi seviyesinde sicil düzenlendiği, hakkında kanaat takdir edildiği, herhangi bir takdir veya disiplin cezasının bulunmadığı, davacının; 21.7.2000 tarihinde yedek subaylık hizmetini tamamlayarak terhis edildiği, terhisli statüsünde iken, 04.5.2002 tarihinde J.Gn. K.lığının dış kaynaktan muvazzaf subay alımı sınavını kazandığı ve J.Gn. K.lığının 09.01.2003 tarihli yazısından, davacının sicil ortalamasının sicil tam notunun %85'inin altında olduğunun anlaşılması üzerine, muvazzaf subaylığa geçirilme işleminize son verildiği, davacının, Yedek Subaylık sicilinin iptali istemi ile 04.3.2003 tarihinde AYİM'de dava açtığı görülmektedir.
Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5 nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli özelliği olan özel yetkilerinden birini kullanır. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidir... denilmektedir.
Bilindiği üzere; askerlik müessesesinde her türlü yükselme, taltif, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personelin sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil üstleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken mutlaka objektif olmak durumundadırlar. Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda ölmesi ve T.C. Anayasasının 125/4 ve 1602 sayılı Kanunun 21/2 nci maddelerinde belirtildiği üzere, takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği göz önünde tutulsa da, burada denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olup, bu hakkın hukuka aykırı ve yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde, idarenin sicil tanzimi konusundaki takdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatlerin belirtilmiş olmasıdır.
13.06.2001 tarihli 24439 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış bulunan Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Personel Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanununun 25 nci maddesinde sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile sözleşmeli subay ve astsubaylık da aranacak niteliklerin Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken çıkarılacak bir yönetmelikte gösterileceği belirtilmiş. Buna istinaden çıkarılan 27.04.2002 tarih ve 24738 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinde aranacak nitelikler belirtilmiş 6/b maddesinde sözleşmeli subay adaylarında aranacak diğer niteliklerin KKK. lıkları Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca çıkarılacak Yönergelerde belirleneceği belirtilmiştir. J.Gn. K.lığının Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönergesinde ise Yedek subay kaynağından aday olanlar hakkında sıralı sicil amirlerince sicil belgesine menfi kanaat yazılmamış olmak ve sicil notunun 85den daha aşağıda olmaması hükmü yer almaktadır.
Bu açıklamalar çerçevesinde dava konusuna dönüldüğünde; askerlik hizmetini asteğmen olarak yapan davacıya 01.3.2000 tarihinde verilen sicil notunun iyi seviyesinde olduğu, bunun dışında mukayese edilebilecek başka bir sicilinin bulunmadığı, iptali istenen sicilin objektif ve Subay Sicil Yönetmeliği hükümlerine uygun bir sicil olduğu, ayrıca; kuruluş ve kanunlar gereği davacı ile bir arada bulunmaları imkanı olmayan 1 ve 2 nci sicil üstlerinin kendisinden uzak olmaları nedeniyle düşük sicil verdiklerinin kabul mümkün olmadığı gibi, anılan sicil notlarının subjektif kriterlerle verildiğine ilişkin davacı tarafından somut bir kanıt ileri sürülemediği gibi resen yapılan incelemede de buna ilişkin bir kanıt tespit edilemediğinden tesis edilen sicilde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Ayrıca davacının sicillerinin Jandarma Genel Komutanlığı Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönergesi (JGY.51-10)nde belirtilen sicil notu ortalamasından düşük olması da davacıya ait sicillerin sübjektif olduğu sonucunu doğurmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacının yasal dayanaktan yoksun bulunan 2000 yılı Yedek Subaylık sicilinin iptali isteminin REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy