(2709 S. K. m. 125)
Davacı, 10.06.2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; 1995 yılında psikolojik ve ailevi sorunlar yaşadığını ve bu nedenle Tugay Komutanına meslekten ayrılma isteğiyle başvurduğunu ve daha sonra mesleğine olan bağlılığı ve sevgisi nedeniyle mesleğinden ayrılmadığını, Harp Akademisine giriş sınavı için yaptığı başvurunun geri çevrilmesinin 1995 yılı sicilinin düşük verilmesinden kaynaklandığını düşündüğünü belirterek, 1995 yılı sicil notunun iptali istemiyle bu davayı açmıştır.
Dava dosyası, davacıya ait Kuvvet Komutanlığı ve Kıta özlük dosyaları ile sicil belge ve defterlerinin incelenmesi sonucunda; 30.08.1989 tarihinde Teğmen naspedilen davacının 1990 yılından itibaren sicil almaya başladığı, sicillerinin başlangıçtan itibaren yüksek sayılabilecek düzeylerde seyrettiği, hakkında kanaatler belirtilmiş olduğu, son yıllarda sicillerinin istikrarlı bir seyir kazandığı, dava konusu 1995 yili sicil döneminde, 1, 2 ve 3 ncü sicil üstlerince yetersiz seviyede sicil notu ile takdir edildiği, hakkında kanaatler belirtildiği, davacının Tuğ. K. dan Birliğin tümünün etkinliğini azaltıcı tavır ve davranışları nedeniyle almış olduğu, 23.3.1995 tarihli 1 adet 1/4 maaş katı cezasının, Tuğ. K. tarafından kendisine ayrılma isteğini belirten bir dilekçe yazmaması halinde görevinin başına dönmesi, aksi halde amirlerini kandırmaktan hakkında işlem yapılacağını belirten 19.04.1995 tarihli davacıya hitaben yazılan ve İkaz niteliğindeki bir mesaj emrinin ve davacının ....ailevi ve psikolojik sorunlarım nedeniyle mesleğimin gereklerini yerine getiremediğim ve getiremeyeceğim düşüncesi içerisindeyim... şeklinde beyan ettiği 21.04.2001 tarihli Meslekten Ayrılmak İstediğini belirten 1 adet dilekçesinin mevcut olduğu, mesleki safahatı boyunca ise; değişik sicil üstleri tarafından, 2 adet Şerit Rozet, 2 adet Para Ödülü ve 32 adet Takdirle taltif edildiği, ayrıca, kıta özlük dosyasında, davacının 05.02.1992 tarihinde 2 gün göz hapsi cezası ile tecziye ettiğine dair yazı, 09.12.1993 tarihinde davacının İstirahatını İzinsiz Olarak Garnizon Dışında Geçirmesi sebebiyle 18.12.1993 tarihli 10 Gün Göz Hapsi cezasının bulunduğu ve 30.08.1995 tarihinde kademe ilerlemesinin yaptırıldığı görülmektedir.
Dava konusu sicillerin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 1972 tarihli Mülga Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 4 ncü maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidirler. Aksi hal ehliyetli olmayanların, layık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz duruma düşmesi sonucunu doğurur. Sicil üstleri düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre kendileri hakkında da hüküm verileceğini gözden uzak tutmamalıdırlar. denilmektedir.
Bilindiği gibi, sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup, bunların denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil üstünün astı hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, tamamen üstün hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira, Anayasanın 125/4 ncü madde ve fıkrasında, takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir hakkinin denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakki olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri saptanmak suretiyle denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, birdenbire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmiş olmasıdır.
Bu açıklamalar ışığında dava konusu işlem değerlendirildiğinde; davacının 1995 yılı sicil döneminde almış olduğu disiplin cezası ve bu cezaya esas olan komutanlığa vermiş olduğu dilekçe ile somutlaşmış meslekten ayrılmak isteğinin neden olduğu OHAL bölgesindeki tavır ve davranışları, 1995 yılı 1, 2 ve 3 ncü sicil üstü sicil işlemlerini açıklayacak yeterlilikte olduğu, sicil işlemlerinin sübjektif nitelikli olduğunu gösteren herhangi bir belge ve bilginin olmadığı, objektif kriterlere dayandığı, bu nedenlerle 1995 yılı 1, 2 ve 3 ncü sicil üstü sicil işlemlerinin Subay Sicil Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiği, her yönden hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacının yasal dayanaktan yoksun bulunan 1995 yılı sıralı sicil üstü sicil işlemlerinin iptaline ilişkin talebinin REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy