(3466 S. K. m. 15)
DAVANIN KONUSU: Disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle TSK.lerinden ayırma işleminin İptali İstemi.
SAVUNMANIN ÖZÜ: Davacının uzun süre devam eden disiplinsiz davranışları ve uyarı ve cezalara rağmen ıslah olmaması sonucunda hakkında sicil üstlerince Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir yönünde sicil düzenlendiği ve buna dayanılarak ayırma işlemine tabi tutulduğu, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Savunmada belirtilen hususlara değinilerek yasal dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği yolunda düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesince Raportör Üye Hak.Alb.Abdullah ARSLAN'ın açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, 07 Mayıs 2004 tarihinde kayda giren dava dilekçesinde özelle; müvekkilinin 4 yıl 7 ay Silahlı Kuvvetlere hizmet ettiğini, ilk yıllarda komutanları tarafından verilen siciller nedeniyle 30.08.2003 tarihinde bir üst rütbeye terfi ettiğini, daha sonra Bölük Komutanının davacıya bazı usulsüz emirler verdiğini, bu emirlere muhalefet eden davacının tayin istediğini ancak, tayin isteğinin kabul edilmediğini, bu nedenle kasti ve fevri davranan BÖLÜK Komutanının en ufak fırsatta davacıya disiplin cezaları verdiğini, bu arada davacı hakkında hırsızlık malı satın almak suçundan Osmaniye Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığını, ancak yargılama neticesinde davacının beraatine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkili hakkındaki ayırma işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, TSK'den ayırma işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; davacının disiplin tecavüzleri nedeniyle 28.06.2001 tarihinde uyarı, 21.01.2002 tarihinde aylıktan kesme, 24.03.2003 tarihinde aylıktan kesme, 08.04.2003 tarihinde uyarı, 02.10.2003 tarihinde uyarı, 09.10.2003 tarihinde 1 gün oda hapsi, 12.11.2003 tarihinde 14 gün oda hapsi,
08.12.2003 tarihinde 1 gün oda hapsi, 08,12.2003 tarihinde 7 gün oda hapsi, 11.01.2004 tarihinde 7 gün oda hapsi disiplin cezalarıyla cezalandırıldığı, 29.08.2003 tarihinde yazılı olarak uyarıldığı, oturduğu sivil vatandaşa ait evin 2,5 aylık kira bedeli olan 250.000.000 TL.sı ve 100.000.000 TL su faturasını ödemediği gerekçesiyle ev sahibi sivil vatandaş tarafından davacı hakkında disiplin amirlerine şikayette bulunulduğu, mal beyanında bulunmamak suçundan Osmaniye İcra Ceza Mahkemesince 10 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve cezasının 03.01.2004-08.01.2004 tarihleri arasında infaz edildiği, Osmaniye 1 nci İcra Müdürlüğünün 20.11.2002 gün ve 2002/2580. sayılı yazısı ile davacının T.Vakıflar Bankası T.A.O. na olan 271.000.000 TL borcundan dolayı İcra takibi yapıldığı, Osmaniye 2 nci İcra Müdürlüğünün 08.07.2003 tarih 2003/1876 Esas sayılı ödeme emri ile OYAKBANK A.Ş.'ye olan 3.3007.701.647 TL. sı borcundan dolayı hakkında icra takibi yapıldığı, davacı hakkında 1 nci 2 nci ve 3 ncü sicil üstlerinde 12.02.2004 tarihinde Uzman Jandarma Atama ve sicil Yönetmeliğinin 70 nci maddesi gereğince Türk Silahlı Kuvvetlerinde kalması Uygun Değildir yönünde sicil düzenlenerek ayırma işlemine başlandığı, davacının durumunu görüşen J.Genel Komutanlığında oluşturulan ilgili Komisyonun 05.04.2004 gün ve 17 sayılı kararı ile davacı hakkında disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma işlemi uygulanmasına karar verdiği, söz konusu kararın 12.04.2004 tarihinde J.Genel Komutanınca onaylandığı, davacının 13.04.2004 tarihinde TSK'den ilişiğinin kesildiği anlaşılmıştır.
3466 Sayılı Uzman Jandarma Kanunu'nun Ayırma başlıklı 15 nci maddesinde; Disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle 'Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir' şeklinde sicil düzenlenen uzman jandarmalar meslekten hemen çıkarılır ve haklarında Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır şeklinde hüküm yer almaktadır. Aynı kanuna dayanılarak çıkarılan J.Gn.K.lığı Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin Disiplinsizlik ve Ahlaki Durum Nedeniyle Ayırma başlıklı 70 nci maddesinde; Aşağıdaki sebeplerden biri ile veya disiplinsizlik veya ahlaki durumları gereği Silahlı Kuvvetlerde kalmaları, bulunduğu rütbeye veya bir önceki rütbesine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılıp uygun görülmeyen uzman jandarmalar hakkında hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik işlemi yapılır şeklinde hükme yer verildikten sonra aynı maddenin a bendinde Disiplin bozucu hareketlerde bulunma, ikaz ve cezalara rağmen ıslah olmama hali ayırma nedenleri arasında gösterilmiştir.
Bilindiği üzere; kamu hizmetlerinin iyi bir biçimde yürütülebilmesinde bir vasıta olan idarenin, bu hizmetin iyi yürütülmesi için gerekli tedbirleri alma yetkisi ile donatılmasının zorunlu olduğu kuşkusuzdur. Bu itibarla, hizmeti yürütecek olan elemanları alırken bir takım vasıllara sahip olmasını araması tabii olduğu gibi, alındıktan sonra da bunları verimli biçimde kullanması, yararlanma olanağı kalmamış ise, ya da çok sınırlı ise, bunların birikerek idare mekanizmasını felce uğratmalarını engellemesi de tabiidir. Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemi, bunun sağlanabilmesi amacıyla idareye tanınmış bir yetkidir. Ancak bu yola başvururken çok dikkatli olunması, kriterlerin titizlikle saptanması ve değerlendirilmesi gerektiği konusunda kuşku yoktur. Nitekim Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin konu ile ilgili çeşitli müstekar içtihatlarında belirtildiği üzere disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma işleminin uygulanabilmesi için ilgilinin disiplin durumunun vehamet derecesi itibariyle artık Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmayı engelleyici nicelik ve nitelikte bulunması, personelin bu disiplin durumuyla kamu hizmetini devam ettiremeyecek hale gelmiş olması gerekmektedir.
Davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde; Davacıya fevri ve kasti davranan Bölük Komutanı tarafından usulsüz emirler ve haksız disiplin cezaları verildiği, ileri sürülmüş ise de; bu iddiaları kanıtlayan herhangi bir kanıt ortaya konulmamış, yapılan incelemede de böylesi bir bilgi ve belgeye rastlanmamış, verilen disiplin cezalarının usulüne uygun olarak verildiği, itiraz edilmemekle kesinleşip infaz edildikleri görülmüş, ayrıca davacının iddia ettiği usulsüz emirlere ilişkin herhangi bir müracaat veya şikayetinin vaki olmadığı anlaşılmakla bu iddialara itibar olunamamıştır.
Ayrıca; davacının açıktan hırsızlık ve çalıntı malı satın almak suçlarından dolayı beraat etmiş olmasının, bu suçun tek başına ayırma işleminin sebebi olmadığı, davacının borçlanma alışkanlığı, disiplinsiz tutum ve davranışlarına ilişkin mevcut eylemlerinin sadece bir kısmını oluşturduğundan ayırma işlemini hukuka aykırı kılmayacağı, davacının diğer disiplinsiz tutum ve davranışları ile borçlanma alışkanlıklarından dolayı aldığı disiplin cezaları, ikaz ve uyarıların nitelik ve nicelik itibariyle ayırma işlemine yasal zemin oluşturan olumsuz sicil işlemi için yeterli olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda yapılan tespitler doğrultusunda davacı hakkında tesis edilen ayırma işlemi değerlendirildiğinde; davacının yukarıda açıklanan disiplin ve ceza durumu itibariyle disiplin bozucu hareketlerde bulunduğu, hal ve hareketlerini hizmetin gerektirdiği şekilde düzenleyemediği, borçlanma alışkanlığı ve borçları nedeniyle icra takiplerine maruz kalması yanı sıra, disiplin durumunun da artık TSK.de görev yapmasını engelleyici vahamet derecesine ulaştığı, dolayısıyla davacı hakkında tesis edilen ayırma işleminde idarenin takdir yetkisini hukuka uygun olarak kullanmış olduğu ve dava konusu işlemin tüm unsurları itibariyle hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANİN REDDİNE, 2-1602 sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3- Özlük ve sicil dosyalarının ladesine,
02 KASIM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy