(2709 S. K. m. 125) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 5)
Davacı 26.12.2003 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; başka bir meslek safahatı olduğunu, K.K.K.lığı namına yüksek lisans eğitimi yaptığını, yaptığı değerlendirmede 1999 yılı sicilinin özellikle 1nci sicil üstünün kişisel kızgınlık ve hoşnutsuzlukla hareket etmesi neticesi düşürülerek takdir edildiği kanaatine ulaştığını ifade ederek 1999 yılı 1nci ve 2nci sicil üstü sicillerinin iptali istemiyle bu davayı açtığı görülmektedir.
Davacıya ait özlük ve sicil dosyalarında yapılan incelemede; 30.8.1995 tarihinde Kr.Hv. Teğmen rütbesi ile TSK.nde göreve başlayan davacıya ait sicillerin genelde çok iyi ve kısmen de mükemmel seviyelerde gerçekleştiği dava konusu 1999 yılı sicilinin de çok iyi seviyede takdir edildiği ve menfi kanaat kabul edilebilecek bir işaretlemenin olmadığı, bu dönem 23.2.1999 ve 26.5.1999 tarihlerinde verilmiş 2 adet takdir belgesinin bulunduğu görülmektedir.
Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidirler. Aksi hal ehliyetli olmayanların, layık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz duruma düşmesi sonucunu doğurur... Sicil üstleri düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre kendileri hakkında da hüküm verileceğini gözden uzak tutmamalıdırlar. denilmektedir.
Bilindiği gibi, sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup, bunların denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil üstünün astı hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, tamamen üstün hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira, Anayasanın 125/4ncü madde ve fıkrasında, takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakki olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri saptanmak suretiyle denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel safahata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birdenbire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmiş olmasıdır.
Açıklamalar çerçevesinde dava konusunun değerlendirilmesinde; iptali talep edilen 1999 yılına ait 1nci ve 2nci sicil üstü sicil notlarının çok iyi seviyede ve genel sicil safahatı ile uyumlu bir sicil olduğu sonucunda da bu sicilin takdir ve tanziminde Subay Sicil Yönetmeliği hükümleri ile hukuka aykırı bir hususun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde 1999 yılında Görev Performansına Yönelik Nitelik Belgesinin kendisine tebliğ edilmediğini ifade ederek bu hususun da iptal nedeni olduğunu ileri sürmektedir. Subay Sicil Yönetmeliğinin Geri Beslemenin Yapılması başlıklı 31nci maddesi; Subayların, o sicil yılı içerisinde durumlarını öğrenmeleri, eksikliklerini gidermeleri ve iyi olan yönlerini geliştirmeleri maksadıyla aşağıdaki esaslara göre geri besleme yapılır.
Birinci sicil üstleri sicil belgesini tanzim etmeyi müteakip, görev performansına yönelik general ve amiral sicil belgesindeki 24, 25 ve 26 ncı; teğmen ve albay sicil belgesindeki 34, 35, 36 ve 37nci nitelikleri, personel Kişiye Özel olarak karşılıklı konuşma şeklinde veya diğer usuller ile EK-4A veya EK-4Bde yer verilen tebellüğ belgeleri ile tebliğ eder. Tebellüğ belgeleri iki suret tanzim edilir. Asli, sicil belgesi ile birlikte Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlığı veya Jandarma Genel Komutanlığına gönderilir. Sureti, sicil belgesi fotokopisi ile birlikte şahsi dosyasında mahfaza edilir. Birinci sicil üstü, söz konusu subayın iyi olan yönlerini söyler. Kendisini daha da geliştirmesi ve hatalarını düzeltmesi için tavsiyelerini bildirir ve gelişme olup olmadığını devamlı takip eder. hükmünü amirdir.
Görüldüğü üzere Görev Performansına Yönelik yapılan bu bildirim, sicilin tanzimini müteakip yapılmakta olup bu haliyle tanzim edilmiş sicil belgesinin esasını etkileyen veya sakatlayan bir etkiye sahip değildir. Geri besleme yani ilgiliyi bilgilendirme amacına yönelik olan bu işlem personelin o sicil dönemi içerisindeki göreve yönelik performansını bilmesi ve varsa eksikliklerini görmesi, sonucunda da ileriye matuf olarak bildirilen eksikliklerini gidermesini amaçlamaktadır.
Görev performansına yönelik bildirimin yapılması ilgiliyi motive etme açısından yönetmelik gereği zorunlu ise de bunun yapılmamış olması veya sifaen yapıldı ise de bunun tebliğ - tebellüğ belgesi ile ortaya konamamış olması yukarıda da ifade edildiği gibi sicilin esasını sakatlayan bir etkiye sahip bulunmamaktadır. Bu nedenle gerek davacı gerekse vekilince ileri sürülen ve Görev Performansına Yönelik Nitelik Belgesinin tebliğ edilmemesi hususunun sicil işlemini sakatladığı yönündeki iddiaya iştirak olunmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1999 yılı sicilinin iptaline yönelik yasal dayanaktan yoksun olan DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy