(1602 S. K. m. 64)
Davacı vekili, AYİM de 27 Ekim 2003 tarihinde kayda geçen yargılamanın yenilenmesini içeren dilekçesinde özetle; 18 Mart 1989 tarihinden itibaren TSK. nde görev yapan müvekkilinin 26 Nisan 2001 tarihinde disiplinsizlik nedeniyle TSK. nden ilişiğinin kesildiğini, bu idari işlemin iptali istemiyle AYİM de açılan davanın AYİM 1.D.nin 05 Mart 2002 gün ve E:2001/727, K:2002/340 şayili Kararı ile reddedildiğini, anılan Kararda red gerekçesinin müvekkilinin Sahte Evrak Tanzim Etmek suçundan yargılanmasına dayandırıldığını, anılan suçtan müvekkilinin Uşak Ağır Ceza Mahkemesinin 16 Eylül 2003 tarih ve E:2001/160, K:2003/217 sayılı Kararı ile beraat ettiğini belirterek yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüyle Disiplinsizlik nedeniyle TSKnden ayırma işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
1602 sayılı AYİM Kanununun 64 ncü maddesinde yargılamanın iadesi nedenleri sayılarak su şekilde belirtilmiştir.
a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması;
b) Karara esas olarak alınan belgenin sahteliğe hükmedilmiş veya sahte olduğu, mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da yargılamanın iadesini isteyen kimsenin, karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması;
c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün kesin hüküm halini alan bir kararla bozularak ortadan kalkması;
d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanı ve ihbarda bulunduğunun, hükümle tahakkuk edilmesi;
e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanılmış olması;
f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler huzuru ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması;
g) Çekilmeye mecbur olan Başkan veya üyenin katılması ile karar verilmiş olması.
h) Tarafları ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir karar verilmesine sebep olabilecek bir madde yokken, ayni Daire veya diğer Daire yahut Daireler Kurulu tarafından evvelki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması,
Yargılamanın yenilenmesine konu olan AYİM 1.D.nin 05 Mart 2002 gün ve E:2001/727, K:2002/340 sayılı Kararında; davacının olumsuz sicil safahatı, son zamanlarda yoğunlaşan disiplinsiz hareketleri, almış olduğu cezalar ve özellikle yargılandığı davadaki suçun vasıf ve mahiyeti göz önüne alınarak dava reddedilmiştir.
Yargılamanın yenilenmesinin sebebi olarak davacı vekili tarafından ileri sürülen Uşak Ağır Ceza Mahkemesinin 16 Eylül 2003 tarih ve E:2001/160, K:2003/217 sayılı Kararının hüküm bölümünde davacı hakkında atılı suçun unsurları mevcut olmadığı, suç kasti ile hareket ettiklerine ilişkin delil elde edilemediği gerekçesine dayanılarak Beraat kararı verildiği, kararın gerekçe bölümünde ise davacı hakkında, atili suçu islediğine ilişkin kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesi belirtilmektedir. Anılan karar ile davacıya atili suçtan beraat gerekçesinin delil yetersizliğine dayandırıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında TSKnden ilişiğinin kesilmesi yönünde tesis edilen işlemin idari dava konusu yapıldığı 1.D.nin 05 Mart 2002 tarihli kararında, davanın reddi gerekçesinin davacının olumsuz sicil, disiplinsiz hareketler ve aldığı cezalar yanında halen delil yetersizliğinden beraat verilmiş olan karara dayandırıldığı, davacının Sahte Resmi Evrak Tanzimi suçundan delil yetersizliğinden beraat etmesinin davacının içinde bulunduğu maddi gerçeği ortadan kaldırmadığı değerlendirildiğinden davacı vekilinin YARGILAMANIN YENİLENMESİ İSTEMİNİN REDDİNE,
1602 sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 1602 sayılı Kanunun 56, 67/4, 71,89 ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 454 ncü maddeleri uyarınca 86.750.000 TL. (Seksen altı milyon yedi yüz elli bin lira) para cezasının yargılamanın yenilenmesini isteyen davacı üzerinde bırakılmasına, 20 OCAK 2004 tarihinde Başkan Hv.Hak.Kd.Alb. Adnan ALTIN ın Karşı Oyu ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacı hakkında tesis edilen resen ayırma işleminin hukuki sebebinin, sahte evrak tanzimi suçundan yargılanmasından ibaret olduğu açıktır. Davaya konu işlem, yüklenen suçla ilgili kamu davasında yargı kararı kurulması beklenmeden yapılmıştır.
Oysaki mahkumiyetin bir idare isleme hukuki sebep oluşturabilmesi yargı kararının kurulması ötesinde o kararın kesinleşerek hukuki gerçeklik haline dönüşmesine bağlıdır. (T.C. Anayasası md. 38/4)
Davacının ayırma işleminin iptali istemiyle açtığı dava; hakkındaki ceza yargılaması devam ederken sonuçlandırılıp reddedilmiş, ancak sonradan ceza davası da beraat kararıyla sonuçlanmıştır.
Yargılamanın yenilenmesi isteminin yerinde olup olmadığı ve yasada öngörülen nedenlere dayanıp dayanmadığının değerlendirilmesi yönünden ayırma işleminin hukuki sebebini oluşturan ceza davası sonucu kurulan hükmen de incelenmesi gerekmektedir.
İnceleme konusu yargılamanın yenilenmesi istemli dilekçeye ek karardan anlaşıldığı üzere; öncelikle yüklenen suçun, evrakta sahtecilik vasfında olmayıp, memuriyet görevinin kötüye kullanılması olarak kabul edilmesi ve herhangi bir kişisel çıkar mülahazasının söz konusu olmaması, artı benzin bedeliyle karakolun bilgisayar, kırtasiye ve telefon ihtiyacının karşılanmasının amaçlanması önem arz etmektedir.
Bu durumun davacıya yansıyan tarafı; diğer erlerle birlikte, sanık Astsubayın talimatını yerine getirmekte sınırlı eylemidir. Astsubay; memuriyet görevini kötüye kullanmaktan cezalandırılırken davacının, üst ve amirinin talimatına uymak dışında eyleme katılımının söz konusu olmadığı kararda ayrıca vurgulanmaktadır.
TSK. İç hizmet kanunu ve iç hizmet yönetmeliğinin asta tahmil ettiği görev ve genel anlamda sınırlı konumu dikkate alındığından, davacının üst ve amiri olan astsubayın talimatına direnmemek-direnememekten ibaret eyleminin, TSK.den disiplinsizlik ve ahlaki nedenle resen ayırma işleminin hukuki sebep ve gerekçesi olma yönünden yeterli olmadığı, görüşüyle çoğunluk kararına katılamadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy