(Subay Sicil Yönetmeliği m. 5, 6, 7)
Davacı 20.6.2003 tarihinde AYİM de kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Top. Tbnda görevli iken OHAL Bölgesine görevlendirilen bir Piyade Taburunun emrine verildiğini, bu birlikte 2 yıla yakın süre görev yaptığını, Tabur Komutanının psikolojik sorunları bulunduğunu, bu nedenle sicil notunu adil vermediğini belirterek bu sicil Amirince verilen ve objektif olmadığını değerlendirdiği 1991, 1992 ve 1993 yılları sicil notlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dosyası ve özlük dosyasındaki belgelerin incelenmesinde; 25in üzerinde takdir belgesine ve bir adet şerit rozete sahip olan davacının genel sicil eğiliminin çok iyi seviyede olduğu, herhangi bir disiplin cezası bulunmadığı anlaşılmıştır.
Subay Sicil Yönetmeliği hükümlerinde belirtildiği gibi sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken, üstlük ve komutanlığın en önemli ve özel yetkilerinden birini kullandıklarının ayırdında olarak sicil belgesindeki nitelikleri tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle değerlendirmekten sorumludurlar. Sicil üstlerinin kabul edilebilir nedenlere dayanmaksızın astlarının istikrarlı olan ve yüksek seviyede gerçeklesen sicil eğiliminden ani ve açık bir sapmaya yol açacak ve safahatıyla çelişecek bir şekilde not ve kanaat belirtmeleri durumunda takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığından söz edilebilir.
Diğer taraftan, sicil üstleri sicil düzenledikleri astları hakkında her sicil döneminde, önceki yıllara ait sicil notları ve kanaatleri ile bağlı olmaksızın, personelin görevinde gösterdiği çalışma düzeyini bağımsız surette takdir etmek ve değerlendirmek, objektif ve yansız surette sicil düzenlemek görev ve yetkisiyle donatılmıştır. Aksi görüşe itibar edilirse o zaman sicil üstünün sicil verdiği personelin o sicil dönemindeki çalışma seviyesini gerçeklere uygun surette değerlendirmesi olanağı kalmamış olur ki bu durum sicil müessesine ait kamu yararı ilkesine aykırı olur.
Kamu görevlilerinin yetkileri önceden belirlenmiştir. Yetkinin dışına çıkılarak yapılan işlemler hukuka aykırı olur ve iptali gerekir. Kamu görevlisi kendisine verilen yetkileri kullanmak zorundadır. Çünkü bu ayni zamanda yükümlülüğü de ifade eder. Kamu düzeni ile ilgili olan yetki hususu davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi yargı yerlerince kendiliğinden de incelenebilir. Subay Sicil Yönetmeliği hükümlerine göre Kara Kuvvetleri Komutanlığında sicil yazmaya yetkili birinci sicil üstünün Kıtalarda bölük (batarya) komutanı veya eşidi birlik komutanı olduğu bilinen bir husustur.
Bu bilgilerin ışığında davacıya ait özlük dosyaları ve sicil belgelerinin incelenmesinde; davacının 17.7.1990 tarihli emirle K.K.K.lığınca 39. P. Tuğ. Top. Tb. 1. Bt. I. G. Sb.lığına atandığı, evsaf kartı değişiklik pusulasına göre 13.8.1990 tarihinde katıldığı, sicil belgesine eklenen görevlendirme belgelerine göre, 39.P.Tuğ.Top.Tb.K.lığının 15.8.1990 tarih ve PER: 4084-15-91/534 sayılı emri ile davacının 3.Bt.I.G.Sbi olarak görevlendirildiği, 39.P.Tuğ.K.3.P.Tb.K.liginin 7.1.1991 tarih ve PER: 4086-166-91/2036 sayılı emri ile K.K.K.lığının mesaj emri ilgi verilmek suretiyle, 3.P.Tb.8.P.Bl.K.lığı emrine görevlendirildiği, 7.1.1991 tarihi itibarıyla ayrılış sicili düzenlendiği, 1 nci sicil üstü olarak 3.Bt.K.V.nin sicil düzenlediği, 2 nci sicil üstü olarak Top.Tb.K.nin sicil düzenlediği (sicil belgesinde düzenleme tarihi 7.1.1990 olarak belirtilmişse de 2 nci üst sicil defterinde 7.1.1991 olarak belirtilmiş olup sehven 7.1.1990 olarak yazıldığı değerlendirilmektedir.) görülmüştür. 39.Mknz. P.Tuğ. K.lığının 6.1.1993 gün ve MRKS: 4031-3-93/3 sayılı yazısına göre davacının 7.4.1991-7.12.1992 tarihleri arasında OHAL Bölgesinde J.Asyş. K.lığı emrinde görev yaptığı anlaşılmıştır. Bir açıklık bulunmamakla birlikte davacının 7.1.1991 tarihinden itibaren 3.P.Tb. K.lığı emrinde görev yaptığı anlaşılmaktadır. (Zira eski Birliğince 7.1.1991 tarihli ayrılış sicil belgesi tanzim edildiği görülmektedir.) 2.5.1991 tarihli düzenlenen sicil belgesi incelendiğinde, 1 nci sicil üstü olarak 3.P.Tb. K. 2 nci sicil üstü olarak 39.P.Tuğ.K.nın sicil tanzim ettiği görülmüştür. Davacının görevlendirildiği yazı dikkate alındığında 8.P.Bl. K.lığı emrine görevlendirildiği, bu nedenle o tarihte yürürlükte bulunan Subay Sicil Yönetmeliğinin 5 nci maddesi gereği davacının ilk sicil üstünün 8.P.Bl. Komutanı ya da vekili olması gerektiği (Gerçekte 21.12.1992 tarihli ayrılış sicil belgesini 8.P.Bl. K.i tanzim etmiştir) 2 nci sicil üstününde 3ncü P.Tb. Komutanı olması gerektiği halde, 1 nci sicil üstü olarak 3ncü P.Tb. Komutanının 2 nci sicil üstü olarak da 39ncu P.Tuğ. K.nın sicil tanzim ettiği görülmüştür. 1991 yılı sicil işleminde hangi zorunlu nedenle 3.P.Tb.K. nin 1 nci sicil üstü, Tuğ.K.nın da 2nci sicil üstü yerine geçerek sicil düzenlediğine ilişkin bir bilgi ya da belge de bulunmamaktadır. Bu nedenle 2.5.1991 tarihinde düzenlenen sicil işlemlerinin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır.
1992 yılı sicil belgesi incelendiğinde, yine benzer şekilde 1 nci sicil üstü olarak 3.P.Tb.K.nın, 2 nci sicil üstü olarak da 23ncü J.Snr.Tuğ.K.nın sicil tanzim ettiği, 1991 yılında belirtilen nedenlerle 2 nci sicil üstü olan Tabur Komutanının, 1 nci sicil üstü yerine 3ncü sicil üstü olan Tuğ. K.nın da 2nci sicil üstü yerine geçerek sicil tanzim etmelerinin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, 1993 yılı sicil belgesi incelendiğinde, 3ncü Mknz. P.Tb. K. tarafından 1.12.1992 tarihli ayrılış sicili tanzim edildiği, davacının özlük dosyasındaki 1 nci üst sicil defteri incelendiğinde, bu tanzim edilen sicil notu ve kanaatinin üzerine kırmızı yazı ile İPTAL yazıldığı ve 2 nci Sicil Amirinin 1nci sicil üst defterine ayrılış sicili tanzimi sicil yönetmeliğine aykırı olup, bu sayfa sehven yazıldığından iptal edilmiştir. biçiminde el yazısı ile yazı yazıldığı ancak sicil belgesi incelendiğinde bu sicil notunun ortalama hesabında dikkate alındığı, gerçekte sicil üst defterinde 1nci sicil üstü olan 8nci P.Bl. K.nın 21.12.1992 tarihli ayrılış sicilinin hiç dikkate alınmadığı ve hesaplamaya dahil edilmesi gerekirken dahil edilmediği 3.12.1992 tarihinde de aslında 3ncü sicil üstü olması gerekirken 2nci sicil üst defterine 23ncü J.Snr. Tuğ.K. tarafından bir önceki sicil nitelik notlarında ve kanaatimde bir değişiklik yoktur biçiminde yazmak suretiyle sicil düzenlendiği görülmüştür.
Belirtilen nedenlerle, 02.05.1991, 02.05.1992 tarihlerinde 1 ve 2nci sicil üstü olarak 01.12.1992 tarihinde 1nci sicil üstü 03.12.1992 tarihinde de 2nci sicil üstü olarak davacı hakkında tanzim edilen sicil işlemlerinin yetki yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere;
1) Davacı hakkında 02.05.1991, 02.05.1992, 01.12.1992 ve 03.12.1992 tarihlerinde düzenlenen sicil işlemlerinin yetki yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy