(2577 S. K. m. 12)
Davacı vekili,09.05.2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; Mu. Uzman erbaş olarak görev yapan davacının Disiplin Mahkemesi kararı ile astlarından borç para almak disiplin suçundan dolayı 40 gün oda hapsi cezası aldığını ve sözleşmesinin fesih edilerek TSKden ilişiğinin kesildiğini, Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 18.09.2002 tarih ve 2002/683-677 E.K. sayılı kararı ile Disiplin Mahkemesi kararının uygulama yönünden bozulduğunu ve davacının 11 gün oda hapsiyle cezalandırılmasına karar verildiğini, sözleşme fesih işleminin, AYİM 1 nci Dairesinin 28.01.2003 tarih ve 2002/1159 Esas ve 2003/137 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini ve davacının yeniden göreve başlatıldığını, davacının birikmiş aylık, tazminat ve diğer özlük haklarının ödenmediğini belirterek davacının statü dışında geçirdiği süreye ait, mahrum kaldığı özlük haklarının tahakkuk ettirilmesi, bu aylıkları üzerinden kanuni kesintiler yapılıp ilgili kurumlara gönderilmesi, kanuni kesintilerden sonraki net itasının tahakkuk tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faizleri ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacının dört astından borç para almak eylemleri nedeniyle 16 ncı Zh. Tugay Disiplin Mahkemesinin 22.03.2002 tarih ve 2002/48-48 sayılı kararıyla 40 gün oda hapsiyle cezalandırıldığı, bir yıl içinde 30 günden fazla hürriyeti bağlayıcı ceza aldığı gerekçesiyle sözleşmesinin 28.03.2002 tarihinde feshedildiği, davacı vekilinin başvurusu üzerine M.S.B. tarafından yazılı emir yoluyla bozma isteminde bulunulduğu, dosyayı inceleyen Askeri Yargıtay 2 nci Dairesi, 18.09.2002 tarih ve 2002/ 683 - 677 E. K. sayılı kararı ile 16 ncı Zh. Tugay Disiplin Mahkemesinin kararını, davacının eyleminin dört ayrı suçu değil tek bir müteselsilen astından borç almak suçunu oluşturduğu gerekçesiyle uygulama yönünden bozduğu, davacının 11 gün oda hapsiyle cezalandırılmasına karar verildiği ve tesis edilen sözleşme feshi işlemi de hukuka aykırılıkla sakatlanması nedeniyle AYİM 1 nci Dairesinin 28.01.2003 tarihine 2002/1159 Esas ve 2003137 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği, bu kararın sonucu olarak K.K.K.lığının 03.03.2003 tarihli yazısıyla davacının eski birliği olan 16 ncı Zh.Tug.K.lığı emrine atandırıldığı, davacı vekilinin 03.03.2003 tarihli dilekçesi ile davacının fesih işlemi nedeniyle statü dışında geçirdiği süreye ilişkin aylık ve diğer özlük haklarının ve bir miktar manevi tazminatın ödenmesini istediği, davalı idarenin 17.03.2003 tarihli yazısı ile davacı vekilinin isteminin reddedildiği anlaşılmıştır.
Öğretide ve idari yargı kararlarında tartışmasız bir şekilde kabul gördüğü üzere, iptal kararı hukuka aykırı bir işlemi tesis edildiği andan itibaren bütün hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kaldırır. İptal kararıyla hukuka aykırı işlemden önceki duruma dönülür. Başka bir anlatımla, geri yürürlük ilkesi çerçevesinde hukuka aykırı işlemin idari yargıda iptaliyle işlemin tesisinden önceki hukuki duruma geri dönülür ve iptal edilmiş işlem hiç yapılmamış sayılır.
Bu kuram ve kabulün sonucu olarak davacının, statüye dönmesinden sonra, önceki döneme (statü dışında geçen) ilişkin müstehak olduğu aylık ve özlük haklarının davacıya ödenmemesi menfi işleminin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırılıkla sakatlandığında kuşku bulunmamaktadır. Doğal olarak;söz konusu özlük hakları, tüm yasal ödemeler dahil edilmek suretiyle aylığının tahakkukunu, bu aylığından Emekli Sandığı gibi yasal kesintilerin yapılarak ilgili kurumlara gönderilmesini ve kalan net itasının, talep edildiği üzere tahakkuk tarihlerinden ödeme tarihlerine kadar yasal faizi hesaplanarak davacıya ödenmesini kapsamaktadır.
Davacı hakkındaki uzman erbaş sözleşmesinin feshi işleminin iptaline karar verildiğinden, hukuka aykırılığı iptal kararıyla sabit idari işlem nedeniyle statü dışında geçirilen süreye ilişkin uğranılan zararların idarece tazmini gerekmektedir.Bu itibarla, davacının statü dışında geçirdiği sürede alması gereken aylık ve özlük hakları toplamının davalı idarece hesaplanması, bu aylıklardan yasal kesinti ve gönderilerin (Emekli Sandığı gibi) yapılması ve aylık net itaları toplamının davacıya yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerekli iken, davalı idarece aksi yönde işlem tesisi hukuka aykırı bulunmaktadır.
Duruşma sırasında davacı vekili, idareye müracaatında manevi tazminat istediklerini ancak dava dilekçesinde zuhulen manevi tazminat talebinde bulunulmadığını belirterek manevi tazminata da hükmedilmesini talep etmiş ise de işlemden doğan tazminat davalarının 60 günlük süreye tabi olması ayrıca talebin davanın genişletilmesi kapsamında olması nedenleriyle davacı vekilinin manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir
Açıklanan nedenlerle;
Davacının sözleşmesinin feshi nedeniyle ayırma işlemi sonucu ilişiğinin kesildiği tarihten, yeniden göreve başlatıldığı tarihe kadar statü dışında geçirdiği süreye ilişkin olarak Uzman Erbaş statüsü ile alması gereken aylık ve özlük haklarının ödenmesi, bu aylıklar üzerinden gerekli yasal kesintiler yapılarak ilgili kurumlara yatırılması talebinin reddine ilişkin işlem hukuka aykırılıkla sakatlandığından, İŞLEMİN İPTALİNE
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy