(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 5)
Davacı 13.01.2004 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1999 yılı genel atamalarında K.K. Tay. D. Pl. ve Koor. S. Şef ve P. İsl. Subaylığına atandığını ve 2003 yılı Eylül atamalarına kadar da buradaki görevini başarı ile yürüttüğünü, sicil sıralamalarında önde iken 2003 yılı erken terfileri açıklandığında, terfi edememe nedenini 2001, 2002 ve 2003 yıllarına ait sicillerden kaynaklandığı sonucuna ulaştığını ve bu sicillerin 1 nci sicil amirinin sübjektif değerlendirmelerinden düşürüldüğünü zannettiğini ifade ederek, 2001, 2002, 2003 yıllarına ait 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicilleri ile 2003 yılı ayrılış sicilinin iptali istemiyle bu davayı açtığı görülmektedir.
Davacıya ait özlük ve sicil dosyalarında yapılan incelemede; 3.8.1989 tarihinde Teğmen rütbesi ile TSK.nde göreve başlayan davacıya ait sicillerin genelde mükemmel seviyelerde gerçekleştiği, dava konusu sicillerin bir tanesinin, mükemmel seviyede diğer ikisinin ise mükemmele çok yakin çok iyi seviyede oluştuğu, her dava döneminde verilmiş takdirlerinin bulunduğu, 01.05.2002 ve 15.07.2002 tarihinde hizmet şerit rozetleri ile de taltif edildiği görülmektedir. Yürürlükte olan Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5 nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli özelliği olan özel yetkilerinden birini kullanır. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidir... denilmektedir.
Bilindiği üzere, askerlik müessesesinde her türlü yükselme, taltif, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personelin sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil üstleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken mutlaka objektif olmak durumundadırlar. Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve T.C.Anayasasının 125/4 ve 1602 sayılı Kanunun 21/2 nci maddelerinde belirtildiği üzere, takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği göz önünde tutulsa da, burada denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakki olup, bu hakkin hukuka aykırı ve yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde, idarenin sicil tanzimi konusundaki takdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatlerin belirtilmiş olmasıdır.
Açıklamalar çerçevesinde dava konusuna dönüldüğünde; iptali talep edilen 2001, 2002 ve 2003 yıllarına ait sicillerden bir tanesinin mükemmel seviyede diğer ikisinin ise mükemmele çok yakin çok iyi seviyede gerçekleştiği, her üç dönem de menfi kanaat kabul edilebilecek bir işaretlemenin söz konusu olmadığı, mükemmele çok yakin olarak takdir edilen 2001 ve 2003 yıllarına ait sicillerde not olarak çok küçük bir düşüklük söz konusu ise de, bunun o sicili hukuka aykırı hale getirmediği ve genel sicil grafiğine tezat teşkil eden bir durumunda söz konusu olmadığı, sonucunda da dava konusu sicillerin takdir ve tanziminde Subay Sicil Yönetmeliği hükümleri ile hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı kararına varılmıştır.
Davacı 2003 yılına ait ayrılış sicilinin iptalini talep etmişse de, davacıya 2003 yılında ayrılış sicili tanzim edilmediği görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- 2001, 2002 ve 2003 yıllarına ait 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicillerinin iptaline yönelik yasal dayanaktan yoksun olan DAVANIN REDDİNE,
2- 2003 yılı ayrılış sicilinin iptaline yönelik istemin ESASI HAKKINDA BİR KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy