(926 S. K. m. 94) (Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 15, 60, 61)
DAVA KONUSU: Disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılma işleminin iptali istemi.
SAVUNMANIN ÖZÜ: Davacı hakkında Askeri mahkemelerce verilmiş mahkumiyet kararları, disiplin mahkemeleri ve disiplin amirlerince verilmiş disiplin ceza kararları yanında ayrıca; VAN İl Jandarma K.lığı emrinde görevli iken Rüşvet teklifinde bulunma suçundan dolayı hakkında iddianame tanzim edilip müsnet suçtan dolayı tutuklu kaldığı yargılamasının VAN ağır ceza Mahkemesinde devam ettiği, Ayrıca Yeddi eminlik görevini suiistimal, müteaddit kez memuriyet görevini suiistimal etmek ve birden fazla görevi kötüye kullanmak suçlarından dolayı da yine VAN Ağır ceza Mahkemesinde yargılamasının devam ettiği müsnet suçlar nedeniyle yargılaması henüz sonuçlanmamış ise de, konuyla ilgili AYİM içtihatları göz önünde bulundurulduğunda, bu sürecin tamamlanmasının oluşturulacak idari işlem açısından mutlaka gerekli olmadığı, davacı hakkında tesis edilen ayırma işleminin hukuka uygun olduğu belirtilerek, yasal dayanaktan yoksun Davanın Reddi gerektiği savunulmuştur.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Davacı hakkında halen kesinleşmemiş olan rüşvet teklifinde bulunmak, yed-i eminlik görevini suiistimal, müteaddit memuriyet nüfusunu suiistimal etmek ve birden fazla görevi kötüye kullanmak suçlarını ilişkin yargılamanın sonucu beklenerek, davacı bu suçlardan berat ettiği takdirde ayırma işlemi sebep unsuru açısından hukuka aykırı olacağından işlemin İPTALİNE, aksi takdirde davanın REDDİNE karar verilmesinin uygun olacağı yolunda düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesince Raportör Üye Hâk.Kd.Alb.Abdullah ARSLAN'ın açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 27.10.2003 tarihinde AYİM' de kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, hakkında nedeni açıkça belirtilmeksizin disiplinsizlik ve ahlaki nedenle olumsuz sicil tanzim edilmek suretiyle TSK'den ilişiğinin kesildiğini, işlemin nedeninin ne olduğunu bilmediklerini ancak yargılandığı bir suç nedeniyle 18 ay açıkta katmış olmasından kaynaklandığını zannettiklerini, fakat ayırma sicilinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca yargılama henüz devam ederken ayırma işlemi tesisinin hukuka aykırı olduğunu belirterek işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı idare savunmasında; dava konusu işlemin tüm yönleriyle hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Öncelikle dava konusu olay ile ilgili mevzuat incelendiğinde; Astsubayların disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle TSK. nden çıkarılmaları konusu 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 94/b maddesi ile Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 60 ve 61 nci maddelerinde düzenlenmiştir. 926 sayılı Kanunun 94/b maddesinde disiplinsizlik ve ahlaki durumları sebebiyle Silahlı Kuvvetlerde kalmaları uygun görülmeyen astsubayların hizmet sürelerine bakılmaksızın haklarında TC. Emekli Sandığı hükümleri uygulanacağı bildirilmiş, bu sebeplerin neler olduğu, bunlar hakkında yapılacak işlemlerin şekil ve zamanının Astsubay Sicil Yönetmeliğinde hüküm altına alınacağı yazılmıştır. Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 60 ncı maddesinde disiplin bozucu hareketleri bulunan, ikaz ve cezaya rağmen ıslah olmayan, hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini düzenleyemeyen, aşın derecede menfaatine, içkiye, kumara ve borçlanmaya düşkün olan, Silahlı Kuvvetlerin itibarını sarsacak derecede ahlak dışı hareketlerde bulunan, tutum ve davranışları ile yasadışı bölücü, yıkıcı, irticai ve ideolojik görüşleri benimsediği, bu nedenle Silahlı Kuvvetlerde katmaları bulunduğu rütbeye veya bir önceki rütbesine ait bir veya birkaç belge ile anlaşıp uygun görülmeyen astsubaylar hakkında hizmet sürelerine bakılmaksızın emekli işlemi yapılacağı belirtilmiştir. Yönetmeliğinin 61 nci maddesi de ayırma işleminin sıralı sicil üstlerince ya da Personel Başkanlıklarınca başlatılması halinde izlenecek prosedürü düzenlemiştir. Buna göre kısaca sıralı sicil üstlerince Silahlı Kuvvetlerde kalmasının uygun olmayacağı düşünülen personelin durumunun Kuvvet veya J.Gn.K.lıklarında maddede sayılan kişilerin katılmasıyla oluşturulacak bir komisyonda görüşüleceği, bu kararın komutanın onayına sunulacağı, onayı müteakip Gn.Kur.Başkanının Yüksek Askeri Şuraya girip girmeme konusunda tasvibinin alınacağı Askeri Şuraya girmesinin uygun bulunmaması halinde ilgili komutanlıkça daha önce verilen karar göre işlem yapılacağı hükmü getirilmiştir.
Ayrıca Yönetmeliğin 15 nci maddesinde disiplinsizlik veya ahlaki durumları nedeniyle ayırma işlemi yapılacaklar için fiilen en az üç ay görev yapma şartının söz konusu olmadığı düzenlenmiştir.
TSK. personelinin disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle resen emekliye sevk edilme işlemlerinde idare özellikle çıkarma sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda takdir yetkisine sahiptir. Bu takdir yetkisinin kullanılmasında idarenin kamu yararı ile kişilerin yararını dengeleyip dengelemediği önem arz etmektedir. İdareye tanınan, disiplin ve ahlaki yönden TSK.'ne uygun olmayan kişilerin TSKdan çıkarılabilmesi yetkisi, idarenin kuralları ile bağdaşmayan, olumsuz bir takım düşünce ve hareketleri ile kamu gücünü kullanması sakıncalı sayılan kişilerin kurum içinde bırakılmaması ve bu tür kişilerin hizmet içinde yer almasının önlenmesi maksadı ile tanınmıştır. Bu durumda TSKdan çıkarılan kişilerin eylemleri, tutum ve davranışları ile haklarında bu yönde bir kanaat uyandırıp, kamu hizmetinde yer alarak kamu gücünün kullanılmasında sakıncalı bir durumda bulunup bulunmadıklarının saptanması gerekmektedir. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin çeşitli kararlarında da belirtildiği üzere disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma işleminin tesis edilebilmesi için ilgili kişinin disiplin durumunun vehamet derecesi itibariyle artık TSKda görev yapmayı engelleyici nicelik ve nitelikte bulunması, disiplin durumuyla kamu hizmetinin ifasında görev almayacak hale gelmiş olması gerekmektedir.
Dava dosyası ile özlük ve sicil dosyalarının incelenmesi neticesinde; Davacının hakkında; Kısa süreli kaçma suçundan dolayı Kayseri 59 ncu Er Eğt.Tüm.K.lığı Disiplin Mahkemesince 07.06.1990 tarihinde verilmiş 10 gün oda hapsi cezası, Bilerek doğru söylememek suçu nedeniyle 18.10.1990 tarihinde Kayseri 59 ncu Tüm. Disiplin Mahkemesince verilmiş 5 gün oda hapsi cezası, 13.08.1991 tarihinde Bl.K.nınca verilmiş Tevbih disiplin cezası, Sair hallerde memuriyet görevini suiistimal suçundan dolayı Kayseri 59 ncu Er Eğit.K.lığı Askeri mahkemesince 27.04.1994 tarihinde verilmiş ertelemeli 1 ay 15 gün hapis cezası, 10.11.1994 tarihinde Görevi ihmal suçundan dolayı Elazığ Askeri Mahkemesince verilmiş ertelemeli Ağır para cezası, 13.12.2001 tarihinde Askeri silah ve aracı hususi menfaatinde kullanmak suçundan dolayı Van Askeri Mahkemesince verilmiş beraat kararı bulunduğu görülmüştür.
Davacının bir önceki rütbesi olan Astsb.Kd. Üçvş. luğa 30.8.1996 tarihinde nasbedildiği, bu tarihten sonra;
VAN İl J. K.lığı emrinde görevli iken, görevli olduğu İlçe J. K.lığına bağlı bir Karakolun sorumluluk bölgesinde, sivil bir şansın kamyonunda İRAN menşeli 61 adet plastik bidon içerisinde bulunan yaklaşık 3900 litre kaçak akaryakıtla yakalanarak karakola götürülmesi üzerine yakalanan şahıs ile ortak tanıdıkları olan diğer bir sivil şahsın isteği üzerine birlik komutanından izinsiz olarak karakola gidip sivil şahıs hakkında işlem yapılmaması karşılığında sivil şahısların 300-400.000.000 TL. sı verebileceklerini söylediğinin tespit edilmesi nedeniyle işlediği iddia edilen Rüşvet teklifinde bulunmak suçundan 02.10.2001 - 14.01.2002 tarihleri arasında tutuklu kaldığı ve VAN J. As. Mahkemesinin 12.12.2002 tarihli görevsizlik kararı ile dosyanın VAN Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, 21.01.2002 tarihinde açığa alındığı, yargılamanın VAN 2 nci Ağır Ceza Mahkemesinde devam etmekte olduğu;
VAN İl J. K.lığı emrinde görevli iken, görev yaptığı bölgede müteaddit kez muhtelif tarihlerde kaçak akaryakıt ile yakalanan araç ve şahıslardan bazılarını işlem yapmadan kaçak akaryakıtları alıkoyduktan sonra serbest bırakması, suç işlemesinde kullanılan araçların yedi emin sıfatıyla İlçe J. K.lığına teslim edilmesinden sonra bu araçları İlçe J.K. lığınca yürütülen faaliyetlerde kullanması nedeniyle işlediği iddia edilen Yedi eminlik görevini suiistimal, müteaddit kez memuriyet görevini suiistimal etmek ve birden fazla görevi kötüye kullanmak suçlarından 16.11.2001-30.05.2002 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, hakkında VAN Cumhuriyet Başsavcılığınca 28.01.2002 tarihinde iddianame düzenlendiği, yargılamasına devam edilmekte olduğu; sicil üstleri tarafından Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir kanaati belirtilerek ayırma sicili düzenlendiği ve yasal prosedürün tamamlanmasından sonra içişleri Bakanlığının 14.08.2003 tarihli işlem ile TSK.' den çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir astsubay hakkında disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma işleminin tesis edilebilmesi ve bunun Yasa ve Yönetmelikte belirtilen kriterlere uygun olabilmesi için disiplin ve ahlaki durumunun artık TSK. de görev yapmasını engelleyici vehamet derecesine gelmiş olduğunun anlaşılması gerekmektedir. Vatandaşın can ve malını koruyup kollamak, emniyet ve asayişi temin etmekle görevli Jandarma Genel Komutanlığı mensubu olan davacının yukarıda açıklanan disiplin ve mahkeme durumu itibariyle disiplin bozucu hareketlerde bulunduğu hal ve hareketlerini hizmetin gerektirdiği şekilde düzenleyemediği, disiplin durumunun artık TSK. de görev yapmasını engelleyici vehamet derecesine ulaştığı değerlendirilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde davacının yargılanmasının sona ermediğini, kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadığını, müvekkilinin hakkında devam eden yargılama sonucunda beraat etme ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek bu yargılama sonucunun beklenmesini talep etmiş ise de; Dairemizin bu talep doğrultusunda 28 EYLÜL 2004 tarihli ara kararına cevaben VAN C.Başsavcılığının yazısı ekinde gönderilen VAN Ağır Ceza Mahkemesinin davacı ve arkadaşları hakkındaki iddianame içeriği ile, davacının müsnet suçlardan 7 ay gibi uzunca bir süre tutuklu 18 ay kadar da açıkta kalmış olması yanı sıra yapılan duruşmalardaki sanıklar ve tanıkların ifade ve beyanlarının incelenmesi sonucunda; TSK. nın disiplinini esastan sarsan, itibarını zedeleyen durumlarda idarenin derhal işlem yapmasının zorunluluk halini alması karşısında buna itibar edilmemiştir. Dolayısıyla davacı hakkında tesis edilen ayırma işleminde idarenin takdir yetkisini hukuka uygun olarak kullanmış olduğu ve dava konusu işlemin tüm unsurları itibariyle hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
1602 Sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Özlük ve sicil dosyalan ile gizli belgelerin iadesine,
26 EKİM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy