(2709 S. K. m. 125) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 5)
DAVANIN KONUSU: 2003 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstleri sicil not ve menfi kanaatlerinin iptali istemi.
SAVUNMANIN ÖZÜ: Dava konusu sicilin takdir ve tanziminde Subay Sicil Yönetmeliği hükümleri ile hukuka aykırı bir hususun bulunmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi doğrultusunda savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: İptali talep edilen sicilin hukuka uygun bir sicil olduğu ifade edilerek, davanın reddine karar verilmesi yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesince Raportör Üye Dz. Hak. Alb. Levent ÖZÇELİK' in açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı 22.01.2004 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 2003 yılında yayınlanan kıdem sıra çizelgesinde gerilere gittiğini görmesi üzerine yaptığı değerlendirmede bunun 2003 yılı sicilinden kaynaklandığı sonucuna ulaştığını, nedeninde 2003 yılında 1 nci sicil üstünün çeşitli nedenlerle objektiflikten uzaklaşarak sicil tanzim ettiğini 2 nci sicil üstününde bundan etkilendiğini ifade ederek iptaline karar verilmesi istemiyle bu davayı açtığı görülmektedir.
Davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde 30.08.1990 tarihinde Tnk.Tğm.rütbesi ile TSK. nde göreve başlayan davacıya alt sicillerin genelde çok iyi seviyelerde gerçekleştiği, dava konusu 2003 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicillerinin de mükemmele yakın çok iyi seviyede gerçekleştiği, menfi kanaat olarak kabul edilebilecek bir işaretlemenin söz konusu olmadığı ve bu dönem verilmiş dört takdir belgesi ile bir adet Muharebe Harekat Şerit rozetin bulunduğu görülmektedir.
Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidirler. Aksi hal ehliyetli olmayanların, layık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz duruma düşmesi sonucunu doğurur.
.Sicil üstleri düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre kendileri hakkında da hüküm verileceğini gözden uzak tutmamalıdırlar. denilmektedir.
Bilindiği gibi, sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup, bunların denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil üstünün astı hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, tamamen üstün hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira, Anayasa'nın 125/4ncü madde ve fıkrasında, takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri saptanmak suretiyle denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel safahata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birdenbire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmiş olmasıdır.
Açıklamalar çerçevesinde dava konusunun, değerlendirilmesinde; iptali talep edilen 2003 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının mükemmele yakın çok iyi seviyede ve genel sicil safahatına uyumlu bir seviyede gerçekleştiği, her iki üstçe yapılmış ve menfi kanaat kabul edilebilecek bir işaretlemenin söz konusu olmadığı, sonucunda da 2003 yılı sicilinin tanzim ve takdirinde Subay Sicil Yönetmeliği hükümleri ile hukuka aykırı bir hususun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
İzah edilen nedenlerle;
1- 2003 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil not ve kanaatlerinin iptaline yönelik yasal dayanaktan yoksun olan DAVANIN REDDİNE,
2- 1602 sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3- Özlük ve sicil dosyaları ile gizlilik dereceli belgelerin iadesine,
26 EKİM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy