(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21) (Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 5)
DAVANIN KONUSU: 2000 ve 2001 yılları sicillerinin iptali istemi.
SAVUNMANIN ÖZÜ: Davacının sicillerinin kuruluş bağlantısına uygun yetkili sicil üstlerince süresi içinde verildiği, sicil üstünün davacı ile en az üç ay birlikte çalışma şartını sağladığı, sicil üstünün Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 5 nci maddesinde belirlenen görev ve sorumluluklarının bilincinde olduğu, davacı ile ilgili temas ve gözlemleri sonucu elde ettikleri bilgi ve izlenimlerle objektif olarak değerlendirme yaptıkları, her sicil döneminin bir öncekinden ve sonrakinden bağımsız olup her sicilin ayrı bir hukuki işlem olduğu, iyi derecede gerçekleşen bir sicilin ardından daha düşük sicil verilemeyeceği veya bir sonraki sicil döneminde daha iyi sicil düzenlenemeyeceğine dair kural olmadığı, dava konusu sicilin tamamen objektif kriterlere ve mevzuata uygun olarak düzenlendiği, sicilin sübjektif değerlendirmelerle düzenlendiğine dair bir emare bulunmadığı, davacının da bu yönde somut bir neden gösteremediği, dava konusu sicillerin hukuka uygun olup, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNİN gerektiği savunulmuştur.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Hukuka aykırı olan 2001 yılı 1 nci sicil üstü sicil notları ile 2 nci sicil üstünün 40 ncı sıradaki olumsuz kanaatlerinin İPTALİNE, Hukuki dayanaktan yoksun olan diğer istemlerin REDDİNE, karar verilmesi yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesince Raportör Üye Hv. Kur. Alb. O. Güngör KARAKUZU'nun açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı 23 Ocak 2004 tarihinde AYİM'de kayda geçen dava dilekçesinde özetle; çok başarılı bir meslek safahatı bulunduğunu, sınıf okulundan 2 nci olarak mezun olduğunu 2001 yılı kıdem sıralamasında 135 nci sıraya gerilediğini, bu durumun 2000 ve 2001 yılında kendisine haksız olarak düşük sicil verilmesinden kaynaklandığını iddia ederek, 2000 ve 2001 yılına ait sicil notları ve olumsuz kanaatlerinin iptali istemi ile dava açmıştır.
Dava dosyası ile getirtilen özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; 1993 yılında Astsubay Çavuş nasbedilen davacının 1999 yılından itibaren sicil almaya başladığı, genelde yükselen zaman zaman düşüş gösteren bir sicil safahatı sergilediği, dava konusu sicil işlemleri değerlendirildiğinde; 2000 yılı sicil döneminde; 1 ve 2 nci sicil üstlerinin işaretlediği kıstasların nota dönüştürülmesi sonucu oluşan sicil notunun; mükemmel seviyeye yakın çok iyi seviyesinde olduğu, anılan dönemde sicil üstlerinin, niteliklerin belge eklenmesi gereken kıstaslarında işaretleme yapmadıkları, ayrıca nitelik işaretlemesi dışında kanaat belirtmedikleri, bu dönemde 6 adet takdirinin bulunduğu, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, 2001 yılı sicil döneminde ise; 10.02.2001 tarihinde 1 nci sicil üstünün işaretlediği kıstasların nota dönüştürülmesi sonucu oluşan sicil notunun; mükemmel seviyeye yakın çok iyi seviyesinde olduğu, 02.05.2001 tarihinde 2 net acil üstünün işaretlediği kıstasların nota dönüştürülmesi sonucu oluşan sicil notunun; mükemmel seviyeye yakın çok iyi seviyesinde olduğu, anılan dönemlerde sicil üstlerinin, niteliklerin belge eklenmesi gereken kıstaslarında işaretleme yapmadıkları, ayrıca nitelik işaretlemesi dışında kanaat belirtmedikleri, bu dönemde 6 adet takdirinin bulunduğu, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, ancak; 2001 yılı sicil döneminde 02.05.2001 tarihinde 2 nci sicil üstü tarafından sicil belgesinde alt kıstaslara yapılan işaretlemelerde 40 nci maddeye yapılan işaretlemenin sonucunun menfi kanaat niteliğinde değerlendirildiği, davacının mesleki safahatı boyunca ise; 2003 sicil dönemi dahil, toplam 1 adet Şerit Rozeti ve 28 adet takdirinin bulunduğu, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı görülmektedir.
Astsubay sicillerinin hangi esas ve şekillere göre düzenleneceğini belirleyen Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 5 nci maddesine göre özetle; sicil üstlerinin emri altındakilere sicil düzenlerken, sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmeleri gereklidir. Zira Türk Silahlı Kuvvetlerinde bir üst rütbeye yükselme, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personel sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil amirleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken, mutlaka objektif olmaları gereklidir. Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer İşlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve T.C. Anayasasın m 125/4 ve 1602 Sayılı Kanunun 21/2 nci maddesinde belirtildiği üzere, takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği göz önünde tutulsa da kamu yararına açıkça aykırı düşen ya da tekdir yetkisinin bariz bir biçimde yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde idarenin sicil düzenleme konusundaki tekdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerinde takdir yetkisinin kullanılmasındaki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile tekdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek şeklide göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü izah eden makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmesi halidir.
Sicillerin değerlendirilmesiyle ilgili yukarıda belirtilen ölçütler ile dava konusu edilen 2000 ve 2001 yılı sicil döneminde 1 ve 2 nci sicil üstü sicil işlemleri değerlendirildiğinde; davacının genel sicil eğilimine uygun olduğu, ani ve açık bir düşüş göstermediği, düzenlenen sicil işleminin tekdir yetkisi içinde kalınarak düzenlendiği, anılan dönemlerde sicil üstlerinin kıstaslar dışında ayrıca kanaat belirtmediği, söz konusu sicil işlemlerinde takdir yetkisinin objektif kullanıldığı, her sicilin ayrı bir işlem olması, bir sicil dönemi içinde olumlu veya yüksek sicil almış olmanın müteakip yıllarda da sicil üstlerinin yüksek vermelerini zorunlu kılmaması her sicil üstünün diğerlerinden bağımsız olması sicil düzenlemesi çok iyi derecede gerçekleşen bir sicilin ardından daha düşük sicil verilmeyeceği veya düşük gerçekleşen sicilden bir sonraki dönem daha yüksek sicil verilemeyeceğine ilişkin bir kuralın bulunmadığı, davacının söz konusu sicilinin sübjektif düzenlendiğini kanıtlayan herhangi bir delilin mevcut olmadığı, sicil işleminin Astsubay Sicil Yönetmeliği esaslarına göre hukuka uygun ve objektif kriterlere uygun düzenlenmiş olduğu, ancak; 2001 yılı sicil döneminde 02.05.2001 tarihinde 2 nci sicil üstü tarafından sicil belgesinde alt kıstaslara yapılan işaretlemelerde 40 ncı maddeye yapılan ve menfi nitelik neticesini doğurduğu görülen işaretlemenin ise; davacının sicil not ve kanaat safahatı ile uyuşmadığı, bu şekilde işaretlemeyi gerektirecek bilgi ve belgelerin olmadığı, dönem içerisinde sicil üstlerince verilen takdirle ile uyuşmadığı, bu nedenlerle 40 ncı maddeye yapılan işaretlemenin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle,
1. Yasal dayanaktan yoksun bulunan, 2000 ve 2001 yılı sicil döneminde 1 ve 2 nci sicil üstü sicil işlemlerinin iptali isteminin REDDİNE,
2. Hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan, 2001 yılı sicil döneminde 02.05.2001 tarihinde 2 nci sicil üstü tarafından 40 ncı maddeye yapılan işaretlemenin İPTALİNE,
3. Davanın kısmen kabul kısmen de redle sonuçlanmış olması nedeniyle, 1602 sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin 1/3'ünün davalı idareye yüklenmesine, geriye kalan 2/3'ünün ise davacı üzerinde bırakılmasına, buna göre sarf edilen 3.500.000. TL (Üç milyon beş yüz bin lira) posta gideri ücretinin 2/3'ü olan 2.334.000.TL (iki milyon üç yüz otuz dört bin lira) ile davacının peşin yatırmış olduğu 36.000.000 TL (Otuz altı milyon lira) harcın 2/3'ü olan 24.000.000. TL (Yirmi dört milyon lira)'nın davacı üzerinde bırakılmasına, genel bütçeye dahil davalı idare 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan ayrıca harca hükmedilmesine yer olmadığına, 1/3'e tekabül eden 12.000.000 TL (On iki milyon lira) harcın istemi halinde davacıya iadesine, sarf edilen posta giderinin geriye kalan 1/3'ü olan 1.167.000. TL (Bir milyon yüz altmış yedi bin lira)'nın davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Özlük ve sicil dosyaları ile gizli belgelerin iadesine,
02 KASIM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy