(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 5)
DAVANIN KONUSU: 2003 yılı 1 ve 2 nci sicil üstü sicil işlemlerinin iptali istemi.
SAVUNMANIN ÖZÜ: Davacının dava konusu olan 2003 yılı 1 ve 2 nci sicil üstü sicil işlemlerinin; sicil dönemi içerisinde, kuruluş bağlantısına uygun ve yetkili sicil üstlerince tanzim edildiği, sicil üstünün sicil verilen şahıs ile üç ay birlikte çalışma şartını sağladıktan ve sicil üstünün Subay Sicil Yönetmeliğinde belirilen hususlara sadık kalarak tam bir vicdani kanaatle sicil notu takdir ettiklerini belirtilerek, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE karar verilmesini savunmuştur.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan 2003 yılı 1 ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının İPTALİNE, karar verilmesi yönünde düşünce bildirmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesince Raportör Üye Hv. Kur. Alb. O. Güngör KARAKUZU'nun açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı, 16.12.2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; çok başarılı bir subay olduğunu özveri ile çalıştığını, Tb.K.nı 1 nci sicil üstünün şahsına karşı olunan tutum ve davranışlarından düşük sicil verdiğini anladığını, 2003 yılı sıralı sicil üstü sicillerinin iptali istemiyle dava açmıştır.
Dava dosyası, davacıya ait Kuvvet Komutanlığı ve Kıta Özlük dosyaları ile sicil belge ve defterlerinin incelenmesi neticesinde; 30.08.1987 tarihinde Teğmen nasbedilen davacının; 1988 yılından itibaren sicil almaya başladığı, genelde yükselen ortalamaları yüksek seviyede olan bir sicil safahatı sergilediği, dava konusu 2003 yılı aidi döneminde; 1 nci sicil üstünün işaretlediği kıstasların nota dönüştürülmesi sonucu oluşan sicil notunun; çok iyi seviyesine yakın iyi seviyesinde olduğu, 2 nci sicil üstünün işaretlediği kıstasların nota dönüştürülmesi sonucu oluşan sicil notunun ise; çok iyi seviyesinde olduğu, anılan dönemde sicil üstlerinin niteliklerin belge eklenmesi gereken kıstaslarında işaretleme yapmadıkları, ayrıca nitelik işaretlemesi dışında kanaat belirtmedikleri, bu dönemde 2 adet takdirinin ve 01.12.2002 tarihli Yazılı ikaztnın bulunduğu, her iki sicil üstü tarafından sicil belgesinde ait kıstaslara yapılan işaretlemelerde 39 ve 41 nci maddelere yapılan işaretlemelerin sonucunun menfi kanaat niteliğinde değerlendirildiği, davacının meslek safahatı boyunca ise; 2003 yılı sicil dönemi dahil toplam 29 adet takdir ile taltif edildiği, ayrıca, 1999 yılı sicil döneminde 01.12.1998 tarihli Yazılı İkazının bulunduğu, başka herhangi bir ikaz yada cezasının bulunmadığı görülmektedir.
Yürürlükte olan Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5 nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli özelliği olan özel yetkilerinden birini kullanır. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidir... denilmektedir.
Bindiği üzere, askerlik müessesesinde her türlü yükselme, taltif, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personelin sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil üstleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken mutlaka objektif olmak durumundadırlar. Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer istemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve T.C. Anayasasının 125/4 ve 1602 sayılı Kanunun 21/2 nci maddelerinde belirtildiği üzere, takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği göz önünde tutulsa da, burada denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olup, bu hakkın hukuka aykırı ve yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde, idarenin sicil tanzimi konusundaki takdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil nottan ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatlerin belirtilmiş olmasıdır.
Sicillerin değerlendirilmesiyle ilgili yukarıda belirtilen ölçütler ile dava konusu edilen 2003 yılı sicil döneminde 1 ve 2 nci sicil üstü sicil işlemleri değerlendirildiğinde; davacının genel sicil eğilimine uygun olduğu, ani ve açık bir düşüş göstermediği, düzenlenen sicil işleminin takdir yetkisi içinde kalınarak düzenlendiği, anılan dönemde sicil üstlerinin kıstaslar dışında ayrıca kanaat belirtmediği, söz konusu sicil işleminde takdir yetkisinin objektif kullanıldığı, her sicilin ayrı bir işlem olması, bir sicil dönemi içinde olumlu veya yüksek sicil almış olmanın müteakip yıllarda da sicil üstlerinin yüksek vermelerini zorunlu kılmaması her sicil üstünün diğerlerinden bağımsız olması sicil düzenlemesi çok iyi derecede gerçekleşen bir sicilin ardından daha düşük sicil verilmeyeceği veya düşük gerçekleşen sicilden bir sonraki dönem daha yüksek sicil verilemeyeceğine ilişkin bir kuralın bulunmadığı, davacının söz konusu sicilinin sübjektif düzenlendiğini kanıtlayan herhangi bir delilin mevcut olmadığı, sicil işleminin Subay Sicil Yönetmeliği esaslarına göre hukuka uygun ve objektif kriterlere uygun düzenlenmiş olduğu, ancak, 39 ve 41 nci maddelere yapılan ve menfi nitelik neticesini doğurduğu görülen işaretlemenin ise; davacının sicil not ve kanaat safahatı ile uyuşmadığı, bu şekilde işaretlemeyi gerektirecek bilgi ve belgelerin olmadığı, dönem içerisinde sicil üstlerince verilen takdirler ile uyuşmadığı, bu nedenlerle 39 ve 41 nci maddelere yapılan işaretlemenin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle,
1. Yasal dayanaktan yoksun bulunan, 2003 yılı sicil döneminde 1 ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının iptali isteminin REDDİNE,
2. Hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan, 2003 yılı sicil döneminde 39 ve 41 nci maddelere yapılan işaretlemenin İPTALİNE ,
3. Davanın kısmen kabul kısmen de redle sonuçlanmış olması nedeniyle, 1602 sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin taraflar arasında ½ oranında paylaştırılmasına, buna göre sarf edilen 3.500.000.TL (Üç milyon beş yüz bin lira) posta gideri ücretinin ½'si olan 1.750.000. TL (Bir milyon yedi yüz elli bin lira) ile davacının peşin yatırmış olduğu 28.100.000. TL (Yirmi sekiz milyon yüz bin lira) harcın ½'si olan 14.050.000. TL (On dört milyon elli bin lira)'nın davacı üzerinde bırakılmasına, genel bütçeye dahil davalı idare 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan ayrıca harca hükmedilmesine yer olmadığına, ½'ye tekabül eden 14.050.000. TL (On dört milyon elli bin lira) harcın istemi halinde davacıya iadesine, sarf edilen posta giderinin geriye kalan ½'si olan l.750.000. TL (Bir milyon yedi yüz elli bin lira)'nın davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Özlük ve sicil dosyaları ile gizli belgelerin iadesine,
26 EKİM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy