(2709 S. K. m. 125) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 5)
Davacı 24.07.2003 tarihinde Sivas İdare Mahkemesine verilip 28.07.2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; 1 nci sicil üstünün göreve yönelik olmayan taleplerini yerine getirmemesi nedeniyle kendisine düşük sicil verildiğini belirterek 2000 ve 2001 yılları sicillerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile davacının getirtilen özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinden; 1989 yılından itibaren sicil almaya başlayan davacının çok başarılı bir sicil safahatının olduğu, dava konusu 2000 yılı sicil döneminde 1nci sicil üstünce iyi seviyesinin orta düzeyinde sicil notuyla takdir edilip kanaat belirtilmediği, 2 nci sicil üstünün ise 1nci sicil üstünce yapılan değerlendirmeye katıldığı; 2001 yılı sicil döneminde 1nci sicil üstünce iyi seviyesinin üst düzeyinde sicil notuyla takdir edilip menfi kanaat sonucu doğuracak şekilde nitelik işaretlemesi yapıldığı, 2 nci sicil üstünün ise 1nci sicil üstünce yapılan değerlendirmeye katıldığı, dava konusu dönemlerde 10.02.2000 tarihinde 1 nci sicil üstünce görevdeki başarısı, 15.01.2001 tarihinde yine aynı sicil üstünce bölükte vukuat olmaması ve 23.01.2001 tarihinde de Tümen Komutanınca denetleme ve görevindeki başarısından dolayı verilmiş takdirleri olmak üzere meslek hayatı boyunca 1 şerit rozet ve 38 adet takdirle taltif edildiği, 28.04.2001 tarihinde 1nci sicil üstünce uygun olmayan davranışları nedeniyle uyarıldığı, 02.10.1998 tarihinde şiddetli tevbih cezası ile cezalandırıldığı, görevi ihmal suçundan 9.Tüm. Askeri Mahkemesinin 30.07.1993 tarih ve 1993/906-1130 E-K sayılı kararı ile beraat ettiği, memuriyet nüfuzunu suiistimal etmek suçundan ise ayni mahkemenin 20.04.1993 tarih ve 1993/76-174 E-K sayılı kararı ile mahkum olduğu görülmektedir.
Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5 nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini gözönünde tutarak, sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle değerlendirmekten sorumludurlar. Aksi durum ehliyetli olmayanların, layık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz duruma düşmesi sonucunu doğurur. Hissi ve aşırı merhamet duygusuyla verilecek sicillerin, hak eden bir başka personelin hakkını ihlal edeceği, daima gözönünde bulundurulur...Düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre sicil üstleri hakkında hüküm verilir. denmektedir.
Bilindiği gibi, sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup, bunların denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil üstünün astı hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, tamamen üstün hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira, Anayasanın 125/4 ncü madde ve fıkrasında, takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri saptanmak suretiyle denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birdenbire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmiş olmasıdır Yukarıda getirilen ölçütler ile dava konusu sicil işlemi değerlendirildiğinde; 2000 yılında her iki sicil üstünce takdir olunan sicil notlarının, davacının çok başarılı sicil safahatı ile uyum içinde olmadığı çok yüksek seviyede istikrar kazanmış sicil alma eğiliminden bu denli düşüşü izah eden, davacinin disiplin ve görev performansında düşme olduğunu gösterir ceza, ikaz ve uyarı gibi bilgi ve belgelerin mevcut olmadığı, aksine davacının görevdeki başarısına yönelik verilmiş takdirinin bulunduğu, bu nedenle söz konusu sicil işleminin sübjektif değerlendirmeye dayalı bir sicil işlemi olduğu sonucuna varılmıştır. 2001 yılında da sicil üstlerince takdir olunan sicil notunun, davacının çok başarılı sicil safahatı ile uyum içinde olmadığı, bu dönemde de görevdeki başarısına yönelik takdirlerinin mevcut olduğu görülmektedir. Ancak bunun yanında ceza belgelerinin incelemesi neticesinde ağır bir disiplin ihlali olduğu ve davacının ikrarı ile de sabit olduğu anlaşılan disiplin suçu da, sicil notundaki vaki düşüşü fazlasıyla izah eder nitelikte bulunmuştur. Diğer yandan aynı sicil döneminde nitelik işaretlemesi sonucu ortaya çıkan ve fiziksel kapasiteye yönelik menfi kanaatte de, davacının spor yapmasına kısıtlama getiren sağlık raporlarının mevcudiyeti karşısında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1) 2000 Yılı Sicil İşleminin İPTALİNE,
2) 2001 Yılı Sicil İşleminin İptali İsteminin REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy