(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21, 71) (492 S. K. m. 13) (Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 36, 39, 40)
DAVANIN KONUSU: 2003 yılı sicil işlemlerinin iptali istemi.
SAVUNMANIN ÖZÜ: Davacının dava konusu olan 2003 yılı sicil işlemlerinin; sicil dönemi içerisinde, kuruluş bağlantısına uygun ve yetkili sicil üstlerince tanzim edildiği, sicil üstlerinin sicil verilen şahıs ile üç ay birlikte çalışma şartını sağladıktan ve sicil üstlerinin Astsubay Sicil Yönetmeliğinde belirtilen hususlara sadık kalarak tam bir vicdani kanaatle sicil not ve kanaati takdir ettiklerini belirtilerek, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE karar verilmesini savunmuştur.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Hukuka aykırılığı geçerli delillerle kanıtlanamayan 2003 yılı 1 ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının iptaline ilişkin istemlerin REDDİNE, 2003 yılı 1 ve 2 nci sicil üstlerince alt kıstaslara yapılan menfi kanaatlerin hukuka aykırı olması sebebiyle İPTALİNE, 2003 yılında 3 ncü sicil üstünce sicil tanzim edilmediğinden konusuz kalan talep hakkında Davanın Esası Hakkında Bir Karar Verilmesine Yer Olmadığına, karar verilmesi yönünde düşünce bildirmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesince Raportör Üye Mu. Kur. Alb. İsa ER'in açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, 17.02.2004 tarihinde Edirne İdare Mahkemesinde, 24.02.2004 tarihinde AYİM'de kayda geçen dava dilekçesinde ve 21.04.2004 tarihinde AYİM'de kayda geçen cevaba cevap dilekçelerinde özete; davacının başarılı bir personel olduğunu, tekdir belgeleri bulunmasına rağmen daha önceki sicil dönemlerine aykırı olarak ve orantısız biçimde olumsuz sicil ve kanaat verildiğini belirterek, 2003 yılına ait sicillerin ve olumsuz kanaatlerin iptali istemiyle dava açmıştır.
Davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının incelenmesi neticesinde; 1997 yılında Astsubay Çavuş nasbedilen davacının 1998 yılından itibaren sicil almaya başladığı, genelde ortalamaları yüksek seviyede olan bir sicil safahatı sergilediği, dava konusu 2003 yılı sicil döneminde; sicil belgesinin değerlendirme kıstaslarının nota tahvili neticesi, 1 ve 2 nci sicil üstlerince, çok iyi seviyesinde sicil notu düzenlendiği, yalnızca sicil değerlendirme kriterlerinin alt kıstaslarına işaretleme yapıldığı, ilave kanaat belirtilmediği, 1 ve 2 nci sicil üstleri tarafından sicil belgesinde alt kıstaslara yapılan İşaretlemelerde, 36 ve 40 ncı maddelere yapılan işaretlemelerin sonucunun menfi kanaat niteliğinde değerlendirildiği, davacının bu dönemde 2 adet takdirinin bulunduğu, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, mesleki safahat boyunca ise; 2004 yılı dahil toplam, 22 adet takdirinin bulunduğu, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı görülmektedir.
Astsubay sicillerinin hangi esas ve şekillere göre düzenleneceğini belirleyen Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 5 nci maddesine göre özetle; sicil üstlerinin emri altındakilere sicil düzenlerken, sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmeleri gereklidir. Zira Türk Silahtı Kuvvetlerinde bir üst rütbeye yükselme, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personel sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil amilleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken, mutlaka objektif olmaları gereklidir. Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve T.C. Anayasasının 125/4 ve 1602 Sayılı Kanunun 21/2 nci maddesinde belirtildiği üzere, takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı karan verilemeyeceği göz önünde tutulsa da kamu yararına açıkça aykırı düşen ya da takdir yetkisinin bariz bir biçimde yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde idarenin sicil düzenleme konusundaki takdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerinde takdir yetkisinin kullanılmasındaki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile tekdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya İstisna teşkil edecek şeklide göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü izah eden makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmesi halidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava konusu işlemin değerlendirilmesinde; 2003 yılı 1 ve 2 nci sicil üstleri sicil notlarının; davacının genel sicil eğilimine uygun olduğu, ani ve açık bir düşüş göstermediği, düzenlenen sicil notlarının takdir yetkisi içinde kalınarak düzenlendiği, iptale konu yıl ve sicil üstünün düzenlediği sicil notuna yakın ve benzer başka sicil notlarının da bulunduğu, anılan dönemde sicil üstlerinin kıstaslar dışında ayrıca kanaat belirtmedikleri, söz konusu sicil işleminde takdir yetkisinin objektif kullanıldığı, her sicilin ayrı bir işlem olması, bir sicil dönemi içinde olumlu veya yüksek sicil almış olmanın müteakip yıllarda da sicil üstlerinin yüksek sicil vermelerini zorunlu kılmaması, her sicil üstünün diğerlerinden bağımsız sicil düzenlemesi, çok iyi derecede gerçekleşen bir sicilin ardından daha düşük sicil verilmeyeceği veya düşük gerçekleşen sicilden bir sonraki dönem daha yüksek sicil verilemeyeceğine ilişkin bir kuralın bulunmadığı, davacının söz konusu sicillerinin sübjektif düzenlendiğini kanıtlayan herhangi bir delilinin mevcut olmadığı, sicil işleminin Astsubay Sicil Yönetmeliği esaslarına göre hukuka uygun ve objektif kriterlere uygun düzenlenmiş olduğu, 2003 yılı sicil döneminde 1 ve 2 nci sicil üstlerince 39 ve 40 ncı maddelere yapılan işaretlemelerin ise; davacının sicil not ve kanaat safahatı ile uyuşmadığı, bu şekilde işaretlemeyi gerektirecek bilgi ve belgelerin olmadığı, dönem içerisinde verilen 2 adet takdirin de işaretlenen kanaatlerle uyuşmadığı, bu nedenlerle, 36 ve 40 ncı maddelere yapılan işaretlemelerin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan, 2003 yılı sicil döneminde 1 ve 2 nci sicil üstlerince 36 ve 40 ncı maddelere yapılan işaretlemelerin İPTALİNE,
2. Davacının yasal dayanaktan yoksun bulunan, 2003 yılı sicil dönemindeki 1 ve 2 nci sicil üstleri sicil notlarının iptali isteminin REDDİNE,
3. 2003 yılında 3 ncü sicil üstünce sicil tanzim edilmediğinden, konusuz kalan talep hakkında DAVANIN ESASI HAKKINDA BİR KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4. Davanın kısmen kabul kısmen de redle sonuçlanmış olması nedeniyle 1602 saydı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin 1/3 ünün davalı idareye yüklenmesine, geriye kalan 2/3 ünün ise davacı üzerinde bırakılmasına, buna göre sarf edilen 7.500.000 TL. (yedi milyon beş yüz bin lira) posta gideri ücretinin 2/3 ü olan 5.000.000 TL. (beş milyon lira) ile davacının peşin yatırmış olduğu 39.500.000 TL. (otuz dokuz milyon beş yüz bin lira) harcın 2/3 ü olan 26.350.000 TL. (yirmi altı milyon üç yüz elli bin lira) nın davacı üzerinde bırakılmasına, genel bütçeye dahil davalı İdare 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan ayrıca harca hükmedilmesine yer olmadığına, 1/3 e tekabül eden 13.200.000 TL. (on üç milyon İki yüz bin lira) harcın istemi halinde davacıya iadesine, sarf edilen posta giderinin geriye kalan 1/3 ü olan 2.500.000 TL. (iki milyon beş yüz bin lira) nın davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Özlük ve sicil dosyaları ile gizli belgelerin iadesine,
26 EKİM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy