(Uzman Erbaş Yönetmeliği m. 12)
Davacı vekili 20.06.2003 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının başarılı bir personel olduğunu, çok sayıda takdirleri bulunduğunu, sınırlı sayıda cezalarının olduğunu, 2002 yılında ve ilişiğinin kesildiği tarihe kadar herhangi bir uyarı ya da ikazının olmadığını, davacının sözleşmesinin 24.04.2003 tarihinde sona erdiğini, ancak davacının sözleşmesinin yenilenmesini içeren dilekçeye cevap verilmediğini, 23.05.2003 tahinine kadar da fiilen çalıştırıldığını belirterek 2002 yılı olumsuz sicilinin ve sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava ve özlük dosyasındaki belgelerin incelenmesi neticesinde; davacının genel sicil eğiliminin iyi seviyede olduğu, 1 adet takdir belgesi, 1 adet başarı madalyonu beratı olan davacının 31.12.2000 tarihinde 7 gün oda hapsi, 04.04.2001 tarihinde 4 gün oda hapsi cezası, Askeri Mahkemece verilmiş Toplu asker karşısında üste fiili taarruz suçundan dolayı 3 ay 35 gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının 24.04.2000 tarihinde iki yıl süre ile sözleşme yaptığı, sözleşmesinin 24.04.2002 tarihinde sona erdiği, bu tarihten itibaren sözleşmenin yenilenmesine ilişkin evrak ve belge bulunamadığı, ancak davalı idare ve davacının beyanlarından 24.04.2003 tarihine kadar sözleşmenin yenilendiği, bu tarihte talebe rağmen sözleşmesinin yenilenmediği ancak davacının da 23.05.2003 tarihine kadar görev yaptığı bu tarihte de terhis edildiği görülmektedir.
Davacının 2003 yılı sicili incelendiğinde; 1, 2 ve 3 ncü sicil üstlerince takip ve kontrolü gerekir seviyede yeterli sınırının altında sicil düzenlendiği görülmektedir. Davacının 29.08.2001 tarihinde işlediği iddia edilen toplu asker karşısında üste fiilen taarruz ve üste hakaret eylemleri nedeniyle yargılandığı Gn.Dz.Sah.K.lığı As. Mah.nin 16.5.2002 tarih ve 2002/302 -246 E.K. sayılı kararı ile üç ay otuz beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün temyizi üzerine Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 02.10.2002 tarih ve 2002/788 - 778 E. K. sayılı kararı ile usule aykırılık sebebiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, davacının denetlemede yapılan tabanca atışında başarısız olduğu, yurt sevgisi yazılı sınavından da düşük not aldığı görülmektedir.
Uzman Erbaş Kanunu ve Sicil Yönetmeliği hükümlerinde belirtildiği gibi sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken, üstlük ve komutanlığın en önemli ve özel yetkilerinden birini kullandıklarının ayırdında olarak sicil belgesindeki nitelikleri tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle değerlendirmekten sorumludurlar.
Sicil üstlerinin kabul edilebilir nedenlere dayanmaksızın astlarının istikrarlı olan ve yüksek seviyede gerçeklesen sicil eğiliminden ani ve açık bir sapmaya yol açacak ve safahatıyla çelişecek bir şekilde not ve kanaat belirtmeleri durumunda takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığından söz edilebilir.
Diğer taraftan, sicil üstleri sicil düzenledikleri astları hakkında her sicil döneminde, önceki yıllara ait sicil notları ve kanaatleri ile bağlı olmaksızın, personelin görevinde gösterdiği çalışma düzeyini bağımsız surette takdir etmek ve değerlendirmek, objektif ve yansız surette sicil düzenlemek görev ve yetkisiyle donatılmıştır. Aksi görüşe itibar edilirse o zaman sicil üstünün sicil verdiği personelin o sicil dönemindeki çalışma seviyesini gerçeklere uygun surette değerlendirmesi olanağı kalmamış olur ki bu durum sicil müessesine ait kamu yararı ilkesine aykırı olur.
Komutanlığın en belli başlı görevlerinden biri olan sicil düzenleme yetki ve görevindeki takdir yetkisinin yerinde ve doğru kullanılmadığına ilişkin davacı iddialarının yine davacı tarafından somut kanıtlarla ortaya konması gerekir. Zira sicil üstünün bu değerlendirmesinin yerinde olup olmadığını kanıtlayacak taraf davacı olup ispat külfeti davacıya aittir. Yargı erkince sırf o sicilin önceki yıllar sicilleriyle uyumlu olmadığı gerekçesi kullanılarak iptaline olanak bulunmamaktadır. Esasen Subay/Astsubay Sicil Yönetmeliklerinde de verilen sicillerin önceki yıllara ait siciller ile uyumlu olacağına, önceki yıllarda, örneğin 90 küsur ya da yüz not sicil alanların sicillerinin daha aşağıya düşürülemeyeceğine, düşürülecekse sicil üstünün bunun belgesini sicil belgesine ekleyeceğine ilişkin Yönetmelikte herhangi bir hüküm mevcut değildir. Yönetmelikte belge ekleme yükümlülüğü sadece bazı olumsuz sicil notu haliyle sınırlıdır.
Bununla beraber, sicili üstünün yazdığı olumsuz kanaatlerinin dayanağının sicil üstünce somut surette belgelendirilmesi zorunluluğu vardır. Örneğin aşırı menfaatine düşkündür, verilen görevleri yapmaz alkoliktir. Sosyal değildir gibi kanaatlerin somut kanıtlarının sicil üstünce sicil belgesine eklenmesi hukukun gereğidir. Olumsuz kanaatlerin kanıtlanmasında ispat külfeti sicili düzenleyen sicil üstüne aittir. Bilindiği üzere, çoğu kez bir tek olumsuz kanaat bile personelin tüm mesleki geleceğini ve yükselmesini olumsuz surette etkileyebilir. O nedenle sicil üstlerinin bu tür sicilleri yazarken son derece duyarlı olması ve objektiflikten ayrılmaması hukuken zorunludur.
Davacının denetlemelerde başarı durumu (3000 m. koşuyu terk ettiği, atış da atış görevini yerine getiremediği) ile yazılı sınavlardaki başarısızlığı dikkate alındığında sicil üstlerinin sicil notu takdir ederken sınav ve denetlemelerde tespit ettikleri kanaatlere göre hareket ettiği, davacının yargılandığı eyleminin hüküm kesinleşmese de yerel mahkeme kararındaki gerekçe ve yeminli tanık anlatımlarına göre askeri disiplini önemli ölçüde zedelediği dikkate alındığında 2003 yılı 1, 2 ve 3 ncü sicil üstü sicil notlarının hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davalı idare, davacının sözleşmesinin feshedildiğini belirtmişse de; dosyalarda gerek davacının en son 2000 yılında yaptığı 2 yıllık sözleşmesinin dışında sözleşme yapıldığına ilişkin belge bulunmaması gerekse sözleşme feshi onay belgesi olan Bornova 10.J.Er. Eğt. A. K.lığının 21.5.2003 gün ve PER:4126-7-03 /4229 sayılı yazısı bulunmadığından dava konusunun Uzman Erbaş Sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin olduğu değerlendirilmektedir.
Uzman Erbaş Kanununun Hizmet Süresi başlıklı 5 nci Maddesine göre; Uzman erbaşlar 2 yıl süre ile sözleşme yaparak göreve başlarlar ve T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler. Bunlardan; istihdam edildikleri kadronun görev özelliklerine göre sınıf ve branşları ile ilgili sağlık nitelikleri uygun olanların müteakip sözleşmeleri, 1 yıldan az, 5 yıldan fazla olmamak şartıyla azami 45 yaşına girdikleri yıla kadar uzatılabilir. hükmünü amirdir.
Uzman Erbaş Yönetmeliğinin Sözleşmenin Uzatılmasında Uygulanacak Esaslar başlıklı 12 nci Maddesinde; Uzman erbaşlar, sözleşme süresinin bitiminde terhis edilirler. Bunlardan sözleşmelerinin yenilenmesini isteyenlerin istekleri, müteakip sözleşme süreleri bir yıldan az, beş yıldan fazla olmamak kaydıyla aşağıdaki şartlar altında kabul edilir.
1. Taahhüt ettiği sürenin bitimine üç ay kala hizmet süresini uzatmak istediğine dair bir dilekçe ile müracaat etmiş olmak,
2. Almış oldukları son sicil notu, sicil tam notunun % 60 ve daha yukarısında olmak,
3. Fiili kadroda münhal bulunmak,
4. İstihdam edildikleri/edilecekleri kadronun görev özelliklerine göre sınıf ve branşları ile ilgili sağlık niteliklerine sahip olmak. ..... hükmü bulunmaktadır.
Davacının 2003 yılı sicil notu ortalaması, sicil tam notunun % 60 ının altında olduğundan Uzman Erbaş Sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının yasal dayanaktan yoksun olan 2003 yılı sicil işlemi ile buna dayalı olarak sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin iptali istemine yönelik davanın REDDİNE; (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy