(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21) (Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 5, 36, 39, 40)
DAVANIN KONUSU: 2000 ve 2003 yılına ait sicillerin ve olumsuz kanaatlerin iptali istemi.
SAVUNMANIN ÖZÜ: Davacının sicillerinin kuruluş bağlantısına uygun yetkili sicil üstlerince süresi içinde verildiği, sicil üstünün davacı ile en az üç ay birlikte çalışma şartını sağladığı, sicil üstünün Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 5 nci maddesinde belirlenen görev ve sorumluluklarının bilincinde olduğu, davacı ile ilgili temas ve gözlemleri sonucu elde ettikleri bilgi ve izlenimlerle objektif olarak değerlendirme yaptıkları, her sicil döneminin bir öncekinden ve sonrakinden bağımsız olup her sicilin ayrı bir hukuki işlem olduğu, iyi derecede gerçekleşen bir sicilin ardından daha düşük sicil verilemeyeceği veya bir sonraki sicil döneminde daha iyi sicil düzenlenemeyeceğine dair kural olmadığı, dava konusu sicilin tamamen objektif kriterlere ve mevzuata uygun olarak düzenlendiği, sicilin sübjektif değerlendirmelerle düzenlendiğine dair bir emare bulunmadığı, davacının da bu yönde somut bir neden gösteremediği, dava konusu sicillerin hukuka uygun olup, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNİN gerektiği savunulmuştur.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Davacıya, 2000 ve 2003 yılları sicil dönemlerinde birinci ve ikinci sicil üstlerince verilen sicil notlarının iptali isteminin reddine, Davacıya, 2003 yılı sicil döneminde birinci ve ikinci sicil üstünce verilen olumsuz kanaatlerin İptaline, Davacıya, 2000 yılı sicil döneminde sicil üstlerince olumsuz kanaat verilmediğinden, söz konusu olumsuz kanaatlerin iptali istemli konusuz kalan davanın Esası Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına, karar verilmesi yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kutlanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesince Raportör Üye Hv.Kur.Alb. O.Güngör KARAKUZU'nun açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, 17.02.2004 tarihinde Edime İdare Mahkemesinde ve bu yolla 24.02.2004 tarihinde AYİM'de kayda geçen dava dilekçesinde özetle; çok başarılı bir meslek safahatı bulunduğunu, 2000 ve 2003 yılı sicil dönemlerinde de birlikte görev yaptığı sicil üstlerinin başarılı çalışmaları nedeniyle kendisini birçok kez sözlü ve yazılı olarak takdir ettiklerini, ancak sübjektif değerlendirmelerle kendisine haksız olarak düşük sicil verdiklerini iddia ederek; 2000 ve 2003 yılına art sicil notları ve olumsuz kanaatlerinin iptali istemi ile dava açmıştır.
Dava dosyası ile getirtilen özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; 1980 yılında Astsubay Çavuş nasbedilen davacının 1981 yılından itibaren sicil almaya başladığı, genelde yükselen zaman zaman düşüş gösteren bir sicil safahatı sergilediği, dava konusu sicil işlemleri değerlendirildiğinde; 2000 yılı sicil döneminde; 1 ve 2 nci sicil üstlerinin işaretlediği kıstasların nota dönüştürülmesi sonucu oluşan sicil notunun; çok iyi seviyesinde olduğu, anılan dönemlerde sicil üstlerinin niteliklerin belge eklenmesi gereken kıstaslarında işaretleme yapmadıkları, ayrıca nitelik işaretlemesi dışında kanaat belirtmedikleri, bu dönemde 2 adet takdirinin bulunduğu, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, 2003 yılı sicil döneminde ise; 1 ve 2 nci sicil üstlerinin işaretlediği kıstasların nota dönüştürülmesi sonucu oluşan sicil notunun; çok iyi seviyesinde olduğu, anılan dönemlerde sicil üstlerinin niteliklerin belge eklenmesi gereken kıstaslarında işaretleme yapmadıktan, ayrıca nitelik işaretlemesi dışında kanaat belirtmedikleri, bu dönemde 2 adet takdirinin bulunduğu, herhangi bir, ceza ve ikazının bulunmadığı, ancak; 2003 yılı sicil dönemimle sicil üstleri tarafından sicil belgelerinde alt kıstaslara yapılan işaretlemelerde 36, 39 ve 40 nci maddelere yapılan işaretlemelerin sonucunun menfi kanaat niteliğinde değerlendirildiği, davacının mesleki safahatı boyunca ise; toplam 33 adet takdirinin bulunduğu, ayrıca 1995 yılı sicil döneminde 11.10.1994 tarihinde Şiddetli Tevbih cezasının, 2004 yılı sicil döneminde davacı hakkında Memuriyet Görevini ihmal suçlarından dolayı iddianamelerin hazırlandığı halen işlemlerin devam ettiği, başka herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı görülmektedir.
Astsubay sicillerinin hangi esas ve şeklilere göre düzenleneceğini belirleyen Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 5 nci maddesine göre özetle; sicil üstlerinin emri altındakilere sicil düzenlerken, sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmeleri ereklidir. Zira Türk Silahlı Kuvvetlerinde bir üst rütbeye yükselme, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personel sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil amirleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken, mutlaka objektif olmaları gereklidir. Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı İşlemler grubunda olması ve T.C. Anayasasının 125/4 ve 1602 Sayılı Kanunun 21/2 nci maddesinde belirtildiği üzere, takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği göz önünde tutulsa da kamu yararına açıkça aykırı düşen ya da takdir yetkisinin bariz bir biçimde yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde idarenin sicil düzenleme konusundaki takdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerinde takdir yetkisinin kullanılmasındaki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek şekilde göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü izah eden makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmesi halidir.
Sicillerin değerlendirilmesiyle ilgili yukarıda belirtilen ölçüler ile dava konusu edilen 2000 ve 2003 yılı sicil döneminde 1 ve 2 nci sicil üstü sicil işlemleri değerlendirildiğinde; davacının genel sicil eğilimine uygun olduğu, ani ve açık bir düşüş göstermediği, düzenlenen sicil işleminin takdir yetkisi içinde kalınarak düzenlendiği, anılan dönemlerde sicil üstlerinin kıstaslar dışında ayrıca kanaat belirtmediği, söz konusu sicil işlemlerinde takdir yetkisinin objektif kullanıldığı, her sicilin ayrı bir işlem olması, bir sicil dönemi içinde olumlu veya yüksek sicil almış olmanın müteakip yıllarda da sicil üstlerinin yüksek vermelerini zorunlu kılmaması her sicil üstünün diğerlerinden bağımsız olması sicil düzenlemesi çok iyi derecede gerçekleşen bir sicilin ardından daha düşük sicil verilmeyeceği veya düşük gerçekleşen sicilden bir sonraki dönem daha yüksek sicil verilemeyeceğine ilişkin bir kuralın bulunmadığı, davacının söz konusu sicilinin sübjektif düzenlendiğini kanıtlayan herhangi bir delilin mevcut olmadığı, sicil işleminin Astsubay Sicil Yönetmeliği esaslarına göre hukuka uygun ve objektif kriterlere uygun düzenlenmiş olduğu, ancak; 2003 yılı sicil döneminde sicil üstleri tarafından 36, 39 ve 40 ncı maddelere yapılan ve menfi nitelik neticesini doğurduğu görülen işaretlemenin ise; davacının sicil not ve kanaat safahatı ile uyuşmadığı, bu şekilde işaretlemeyi gerektirecek bilgi ve belgelerin olmadığı, dönem içerisinde sicil üstlerince verilen takdirle ile uyuşmadığı, bu nedenlerle 36, 39 ve 40 ncı maddelere yapılan işaretlemenin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle,
1. Yasal dayanaktan yoksun bulunan, 2000 ve 2003 yılı sicil döneminde 1 ve 2 nci sicil üstü sicil işlemlerinin iptali isteminin REDDİNE,
2. Hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan, 2003 yılı sicil döneminde 1 ve 2 nci sicil üstleri tarafından 36, 39 ve 40 ncı maddelere yapılan işaretlemelerin İPTALİNE,
3. Davanın kısmen kabul kısmen de redle sonuçlanmış olması nedeniyle, 1602 sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin 1/3'ünün davalı idareye yüklenmesine, geriye kalan 2/3'ünün ise davacı üzerinde bırakılmasına, buna göre sarf edilen 7.500.000.TL (Yedi milyon beş yüz bin lira) posta gideri ücretinin 2/3'ü olan 5.000.000. TL (Beş milyon lira) ile davacının peşin yatırmış olduğu 39.500.000. TL (Otuz dokuz milyon beş yüz bin lira) harcın 2/3'ü olan 26.334.000. TL (Yirmi altı milyon üç yüz otuz dört bin lira)'nın davacı üzerinde bırakılmasına, genel bütçeye dahil davalı idare 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan ayrıca harca hükmedilmesine yer olmadığına, 1/3'e tekabül eden 13.167.000. TL (On üç milyon yüz altmış yedi bin lira) harcın istemi halinde davacıya iadesine, sarf edilen posta giderinin geriye kalan 1/3'ü olan 2.500.000. TL (İki milyon beş yüz bin lira)'nın davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Özlük ve sicil dosyalan ile gizli belgelerin iadesine,
02 KASIM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy