(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 71)
DAVANIN KONUSU: 1999 ve 2000 yılları sicillerinin iptali istemi.
SAVUNMANIN ÖZÜ: Dava konusu sicillerin Astsubay Sicil Yönetmeliği hükümleri ile hukuka uygun olduğu belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi doğrultusunda savunma yapmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: İptali talep edilen sicillerin tanzim ve takdirinde hukuka aykırı bir husus bulunmadığı ifade edilerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek idare Mahkemesi Birinci Dairesince Raportör Üye Dz.Hak.Alb. Levent ÖZÇELİK' in açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı 29.03.2004 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; sicil sıralamasında gerilere gittiğini görmesi üzerine yaptığı değerlendirmede bu durumun 1999 ve 2000 yılları sicillerinden kaynaklandığı sonucuna ulaştığını ve bu sicillerin hukuka aykırı olduklarını ifade ederek, iptallerine karar verilmesi istemiyle bu davayı açtığı görülmektedir.
Davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; 30.08.1998 tarihinde Astsb. Çvş. Rütbesi ile TSK.'nde göreve başlayan davacıya ait sicillerin genelde çok iyi seviyelerde oluştuğu, dava konusu 1999 yılı sicilinin davacının meslek hayatındaki ilk sicili olduğu ve çok iyiye çok yakın iyi seviyede takdir edildiği, bu dönem 10.11.1998 ve 10.05.1999 tarihlerinde verilmiş 2 adet takdir belgesinin bulunduğu, 2000 yılına ait sicilin ise mükemmele yakın çok iyi seviyede gerçekleştiği, her iki sicil de menfi kanaat kabul edilecek şekilde bir işaretlemenin söz konusu olmadığı görülmektedir.
Astsubay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5 nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli özelliği olan özel yetkilerinden birini kullanır. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidir... denilmektedir.
Bilindiği üzere; askerlik müessesesinde her türlü yükselme, taltif, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personelin sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil üstleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken mutlaka objektif olmak durumundadırlar. Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve T.C.Anayasa'sının 125/4 ve 1602 sayılı Kanunun 21/2 nci maddelerinde belirtildiği üzere, takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği gözönünde tutulsa da, burada denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tesbit edilen takdir hakkı olup, bu hakkın hukuka aykırı ve yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde, idarenin sicil tanzimi konusundaki takdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatlerin belirtilmiş olmasıdır.
Açıklamalar çerçevesinde dava konusunun değerlendirmesinde; iptali talep edilen 1999 yılı sicilinin çok iyiye çok yakın iyi seviyede gerçekleştiği ve menfi kanaat olarak değerlendirilebilecek bir işaretlemenin söz konusu olmadığı ve bu sicilin takdir ve tanziminde hukuka aykırı bir hususun bulunmadığı, keza 2000 yılına ait sicilinde mükemmele yakın çok iyi seviyede ve safahata aykırılık teşkil etmeyen derecede gerçekleşmiş bir sicil olduğu, bu sicilin takdir ve tanziminde de Astsubay Sicil Yönetmeliği hükümleri ile hukuka aykırı bir hususun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
İzah edilen nedenlerle;
1- 1999 ve 2000 yıllarına ait sicillerin iptaline yönelik yasal dayanaktan yoksun olan DAVANIN REDDİNE,
2- 1602 sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3- Özlük ve sicil dosyaları ile gizlilik dereceli belgelerin iadesine, 26 EKİM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy