(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21, 71) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 5) (Subay Sicil Yönetmeliği (MÜLGA) m. 4, 103)
DAVANIN KONUSU: 1995, 1996, 1997, 1999 ve 2000 yılları 1 ve 2 nci sicil üstü sicil notu ve olumsuz kanaatlerin iptali istemi.
SAVUNMANIN ÖZÜ: Davacının dava konusu olan 1995, 1996, 1997, 1999 ve 2000 yılı sıralı sicil üstleri tarafından düzenlenen sicil notlarının; sicil dönemi içerisinde, kuruluş bağlamışına uygun ve yetkili sicil amirince tanzim edildiği, sicil amirinin sicil verilen şahıs ile üç ay birlikte çalışma şartını sağladıkları ve sicil amirinin Subay Sicil Yönetmeliğinde belirtilen hususlara sadık kalarak tam bir vicdani kanaatle sicil not ve kanaati takdir ettikleri belirtilerek, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE karar verilmesi savunulmuştur.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Yasal dayanaktan yoksun bulunan 1995 ve 2000 yılları 1 ve 2 nci sicil üstü sicil notları ve olumsuz kanaatlerin iptaline ilişkin istemlerin REDDİNE, 1996 yılı 1 ve 2 nci sicil üstü sicil notları ile 1 nci sicil üstü olumsuz kanaatinin iptaline ilişkin istemlerin REDDİNE, 1997 yılı 1 ve 2 nci sicil üstü sicil notları ile 2 nci sicil üstü olumsuz kanaatlerin iptaline ilişkin istemlerin REDDİNE, Hukuka aykırı olduğu sonucuna vardan 1997 yılı 1 nci sicil ustu olumsuz kanaatin hukuka aykırı olması sebebiyle İPTALİNE, 1999 yılı 1 ve 2 nci sicil üstü sicil işleminin hukuka aykırı olması sebebiyle İPTALİNE, 1996 yılı 2 nci sicil üstü olumsuz kanaatinin hukuka aykırı olması sebebiyle İPTALİNE, karar verilmesi yolunda düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesince Raportör Üye Hv. Kur. Alb. O. Güngör KARAKUZU'nun açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı, Davacı 16.4.2004 tarihinde AYİM'de kayda geçen dava dilekçesinde özetle; çok başarılı bir subay olduğunu, özverili olarak görevini yaptığını, takdir belgelerinin bulunduğunu ancak bazı sicil üstlerinin sübjektif olarak sicil tanzim ettiğini belirterek 1995, 1996, 1997, 1999 ve 2000 yılları 1 ve 2 nci sicil üstü sicil notları ve olumsuz kanaatlerinin iptali istemiyle dava açmıştır.
Dava dosyası, davacıya ait Kuvvet Komutanlığı ve Kıta özlük dosyaları ile sicil belge ve defterlerinin incelenmesi neticesinde; 30.8.1986 tarihinde Teğmen olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başlayan davacının; 1987 yılından itibaren sicil almaya başladığı, genelde yükselen bir sicil safahatı sergilediği, hakkında kanaatler belirtilmiş olduğu, dava konusu sicil işlemleri değerlendirildiğinde; 1995 yılı sicil döneminde; 1 nci sicil üstü tarafından verilen sicil notunun, çok iyi seviyeye yakın iyi seviyede olduğu, 2 nci sicil üstü tarafından verilen sicil notunun ise, çok iyi seviyesinde olduğu, hakkında kanaatler belirtildiği, bu dönem içerisinde 1 adet takdirinin ve 22.12.1994 tarihli 2 Gün Göz Hapsi cezası ile 28.3.1995 tarihli Şiddeti Tevbih cezasının bulunduğu, 1999 yılı sicil döneminde 20.01.1996 tarihinde (sicil üst defterinde 19.01.1996 olarak belirtilmiştir, ancak ayrılış sicili olması sebebiyle sicil üst defterindeki kayıt esas alınmıştır.); 1 nci sicil üstü tarafından verilen ayrılış sicil notunun, iyi seviyesinde olduğu, 02.05.1999 tarihinde 1 ve 2 nci sicil üstü tarafından verilen sicil notlarının; çok iyi seviyesinde olduğu, hakkında kanaatler belirtildiği 2 adet tekdirinin bulunduğu, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, 1997 yılı sicil döneminde 1 ve 2 nci sicil üstü tarafından verilen sicil notlarının; çok iyi seviyesinde olduğu, hakkında olumlu ve olumsuz kanaatler belirtildiği, (Olumsuz kanaat yalnızca sicil üst defterinde belirtilmiş olup tarih bulunmamaktadır), 2 adet takdirinin bulunduğu, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, 1999 yılı sicil dönemkide ise; 1 ve 2 nci sicil üstlerinin işaretlediği kıstasların nota dönüştürülmesi sonucu oluşan sicil notunun; iyi seviyesinde olduğu, anılan dönemlerde sicil üstlerinin niteliklerin belge eklenmesi gereken kıstaslarında işaretleme yapmadıktan, ayrıca nitelik işaretlemesi dışında kanaat belirtmedikleri, bu dönem içerisinde 1 adet takdirinin ve 25.11.1998 ve 05.02.1999 tarihli yazılı ikaz cezalarının bulunduğu, 2000 yılı sicil döneminde ise; 1 ve 2 nci sicil üstlerinin işaretlediği kıstasların nota dönüştürülmesi sonucu oluşan sicil notunun; çok iyi seviyesinde olduğu, anılan dönemlerde sicil üstlerinin niteliklerin belge eklenmesi gereken kıstaslarında işaretleme yapmadıkları, ayrıca nitelik işaretlemesi dışında kanaat belirtmedikleri, bu dönem içerisinde 3 adet takdirinin ve 28.1.2900 tarihli Şiddetli Tevbih cezası ile 08.4.2000 tarihli yazılı ikaz cezalarının bulunduğu, mesleki safahatı boyunca ise; 2003 yılı sicil dönemi dahil değişik sicil üstleri tarafından 28 adet Takdirname ile tekdir edildiği, görülmektedir.
Dava konusu sicillerin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 1972 tarihli Mülga Subay Sicil Yönetmeliğinin 4 ncü maddesinde ve yürürlükte olan Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5 nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli özelliği olan özel yetkilerinden birini kullanır. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatte not tekdir etmelidir... denilmektedir.
Bilindiği üzere, askerlik müessesesinde her türlü yükselme, taltif, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personelin sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil üstleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden dan sicil verme yetkisini kullanırken mutlaka objektif olmak durumundadırlar. Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve T.C. Anayasasının 125/4 ve 1602 sayılı Kanunun 21/2 nci maddelerinde belirtildiği üzere, takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği göz önünde tutulsa da, burada denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olup, bu hakkın hukuka aykırı ve yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde, idarenin sicil tanzimi konusundaki takdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatlerin belirtilmiş olmasıdır.
1972 tarihli Mülga Subay Sicil Yönetmeliğinin 103 ncü maddesinde ...O yıla ait sicil düzenleme zamanında 1 nci ve 2 nci sicil üstleri sicil not ve kanaatlerini önce sicil defterine daha sonra sicil belgesine yazarlar. Sicil defteri ile sicil belgesindeki not ve kanaatler birbirinden farklı ise bu takdirde işlemlerde sicil belgesindeki not ve kanaatler geçerli sayılır... denmektedir. Buna göre 1997 yılında 1 nci sicil üstünce düzenlenen sicil belgesinde davacı hakkında iyi düzeyde sicil notu takdir edilip kanaat belirtilmediği, KKK. lığına bu belgenin gönderileceği ve değerlendirmenin bu belgeye göre yapılacağı, 1 nci sicil üstü defterine yazılmış olan olumsuz kanaatin ise KKK. lığına gönderilemeyeceği, böylece değerlendirmelerde dikkate alınmayacağı ve davacının menfaatinin zarar görmeyeceği, sicil defterindeki bu kanaatin işlem makamı olan KKK. lığına iletilmemesi nedeniyle, değerlendirmelerde dikkate alınmayacak olması karşısında, bu işlemin tekemmül etmemiş işlem olması nedeniyle iptale konu olamayacağı düşünülebilirse de, sicil defterine yazılı olan olumsuz kanaatin KKK. lığına gönderilmediğini, aynı sicil döneminde aynı sicil üstünce düzenlenen sicilin kanaatsiz olarak KKK. lığına gönderildiğini daha sonraki sicil üstlerinin bilemeyeceği ve daha sonraki sicil üstlerini dava konusu olumsuz kanaatin olumsuz yönde etkileyebileceği değerlendirildiğinden, sicil defterindeki Subay Sicil Yönetmeliğinde belirtilen usul ve esaslara aykırı bir biçimde yazılmış olan olumsuz kanaatin iptal davasına konu olabileceği değerlendirilmiştir.
Açıklandığı şekilde dava konusu sicilin düzenlendiği tarihte geçerli olan Subay Sicil Yönetmeliğinin 103 ncü maddesine göre sicil üstleri takdir ettikleri sicil ve kanaatleri önce sicil defterine yazıp oradan da sicil belgesine geçirmelidirler. Sicil defteri ile belgesi arasında çelişki olduğunda ise sicil belgesindeki kayıt geçerlidir. Davamızda 1997 yılında 1 nci sicil üstü sicil belgesi ile sicil defterine aynı notları yazmasına rağmen Subay Sicil Yönetmeliği esaslarına aykırı davranarak sicil belgesine kanaat belirtmediği halde sicil defterine olumsuz kanaat belirtmiştir. Bu nedenle sicil belgesinde yazılmadığı halde sicil defterine yazılmış olan olumsuz kanaat hukuken geçersizdir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava konusu işlemin değerlendirilmesinde; dava konusu, 1999 yılı 1 ve 2 nci sicil üstü sicil işlemlerinin; davacının genel sicil eğilim ve safahat ile uyarlı olmadığı, ani ve açık bir düşüş gösterdiği, takdir yetkisinin objektif kullanılma sınırlarını aştığı, davacı hakkında bu düşük seviyedeki sicil notlarını açıklayabilecek herhangi bir somut olay ve belge bulunmadığı, düşük seviyede düzenlenen sicil notunun objektif ölçütler gözetilerek düzenlenmediği ve takdir yetkisinin hukuka aykırı olarak kullanıldığı, 1995, 1998, 2000 yılı 1 ve 2 nci sicil üstü sicil işlemleri ile 1997 yılı sicil döneminde 1 ve 2 nci sicil üstü sicil notları ve 2 nci sicil üstü kanaatinin ise; davacının genel sicil eğilimine uygun olduğu, ani ve açık bir düşüş göstermediği, düzenlenen sicil işlemlerinin takdir yetkisi içinde kalınarak düzenlendiği, iptale konu yıl ve sicil üstlerinin düzenlediği sicil notlarına yakın ve benzer başka sicil notlarının da bulunduğu, anılan dönemde sicil üstlerinin kıstaslar dışında ayrıca kanaat belirtmediği, söz konusu sicil işleminde takdir yetkisinin objektif kullanıldığı, her sicilin ayrı bir işlem olması, bir sicil dönemi içinde olumlu veya yüksek sicil almış olmanın müteakip yıllarda da sicil üstlerinin yüksek vermelerini zorunlu kılmaması her sicil üstünün ciğerlerinden bağımsız olması sicil düzenlemesi çok iyi derecede gerçekleşen bir sicilin ardından daha düşük sicil verilmeyeceği veya düşük gerçekleşen sicilden bir sonraki dönem daha yüksek sicil verilemeyeceğine ilişkin bir kuralın bulunmadığı, davacının söz konusu sicil işlemlerinin sübjektif düzenlendiğini kanıtlayan herhangi bir delilin mevcut olmadığı, sicil işleminin Subay Sicil Yönetmeliği esaslarına göre hukuka uygun ve objektif kriterlere uygun düzenlenmiş olduğu, sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle,
1. Hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan 1809 yılı 1 ve 2 nci sicil üstü sicil işlemlerinin İPTALİNE,
2. 1997 yılında 1 nci sicil üstünce 1 nci sicil üstü defterine belirtilen olumsuz kanaat hükümsüz olduğundan İPTALİNE,
3. Davacının yasal dayanaktan yoksun bulunan 1995, 1998, 2000 yılı 1 ve 2 nci sicil üstü sicil işlemleri ile 1997 yılı sicil döneminde 1 ve 2 nci sicil üstü sicil notları ve 2 nni sicil üstü kanaatinin iptaline ilişkin talebinin REDDİNE,
4. Davanın kısmen kabul kısmen de redle sonuçlanmış olması nedeniyle, 1602 sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin 1/5nin davalı idareye yüklenmesine, geriye kalan 4/5'inin ise davacı üzerinde bırakılmasına, buna göre sarf edilen 7.500.000. TL (Yedi milyon beş yüz bin lira) posta giderinin 4/5'i olan 6.000.000. TL(Altı milyon lira) ile davacının peşin yatırmış olduğu 38.000.000. TL(Otuz altı milyon lira) harcın 4/5i olan 28.800.000. TL(Yirmi sekiz milyon sekiz yüz bin lira)nın davacı üzerinde bırakılmasına, genel bütçeye dahil davalı idare 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca, harçtan muaf olduğundan, ayrıca harca hükmedilmesine yer olmadığına, 1/5'e tekabül eden 7.200.000. TL (Yedi milyon iki yüz bin lira)nın istemi halinde davacıya iadesine, sarf edilen posta giderinin geriye kalan 1/5i olan 1.500.000. TL (Bir milyon beş yüz bin lira)nın davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Özlük ve sicil dosyalan ile gizli belgelerin iadesine,
26 EKİM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy