(Subay Sicil Yönetmeliği Ek m. 1)
Davacı 10 Mayıs 2004 tarihinde AYİM kayıtlarına giren dava dilekçesinde özetle; 1986 yılında Deniz Harp Okulundan Birincilikle, 1995 yılında Deniz Harp Akademisinden ikincilikle mezun olduğunu, mezuniyetini müteakip atandığı tüm görevleri başarıyla icra ettiğini ve bu başarısının göstergesi olarak çok sayıda ödül ve takdir aldığını; dava konusu yaptığı sicil dönemlerinde TCG ORUÇREİSte Svs.Hrk.Sb.lığı görevini ifa ettiğini, ancak ailevi problemleri nedeniyle geçici görevlendirme talebinde bulunduğunu ve talebinin sicil amirlerince görevden kaçış olarak değerlendirdiklerini belirterek bu nedenle subjektif takdir edildiğini düşündüğü 2000 ve 2001 yılı sicil notları ile kanaatlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı idare savunmasında özetle; dava konusu sicillerinin şekil, yetki ve usul yönlerinden hukuka uygun olduğunu, sicil üstlerinin söz konusu sicilleri düzenlenirken subjektif davrandığını ispatlayacak herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, davacının somut bir neden ve kanıt göstermemesi ve iptali istenilen sicillerin davacının sicil safahatı ile tam bir uyum içinde olması nedenleriyle davanın reddini istemiştir.
Dava özlük ve sicil dosyalarında bulunan belgelerin incelenmesinden; dava konusu 2000 yılı sicil döneminde davacının 30.08.1999-14.01.2000 tarihleri arasında TCG ORUÇREIS Svs.Hrk.Sb.i Olarak görev yaptığı, bu görevinden ayrıldığında davacı hakkında 14.01.2000 tarihinde 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince ayrılış sicili düzenlendiği, söz konusu sicil üstlerinin işaretledikleri niteliklerin nota tahvil edilmesi sonucu oluşan sicil notlarının mükemmel seviyede olduğu ve sicil üstlerinin nitelik işaretlemesi dışında ayrıca kanaat belirtmedikleri, davacının 14.01.2000 tarihinden itibaren TCG KEMALREİS Svs.Hrk.Sb.i görevini yürüttüğü ve davacı hakkında Gemi II nci Komutanı tarafından 1 nci sicil üstü yıllık sicili düzenlendiği, anılan sicil üstünün işaretledikleri niteliklerin nota tahvil edilmesi sonucu oluşan sicil notunun mükemmel seviyede olduğu ve nitelik işaretlemesi dışında ayrıca kanaat belirtilmediği, aynı dönemde 2 nci sicil üstü sicil notunun çok iyi seviyede olduğu, sicil üstünün sicil belgesinin 27 nci maddesinde olumsuz kanaat kabul edilen kıstası işaretlediği ve nitelik işaretlemesi dışında ayrıca olumlu ve olumsuz kanaat belirttiği, dava konusu 2001 yılı sicil döneminde 1 nci ve 2 nci sicil üstlerinin işaretledikleri niteliklerin nota tahvil edilmesi sonucu oluşan sicil notunun çok iyi seviyede olduğu, 1 nci sicil üstünün sicil belgesinin 22, 40 ve 43 nolu niteliklerinde olumsuz kanaat kabul edilen kıstasları işaretlediği ve nitelik işaretlemesi dışında ayrıca olumlu ve olumsuz kanaatler belirttiği, 2 nci sicil üstünün 33 nolu nitelikte olumsuz kabul edilen kıstası işaretlediği ve nitelik işaretlemesi dışında ayrıca olumsuz kanaat belirttiği, davacının dava konusu siciller dışında kalan sicillerinin çok iyi ve mükemmel seviyelerde olduğu, 1987 ve 1994 yılları sicillerinin AYİM Birinci Dairesinin 16.10.2001 gün ve E:20017664, K:2001/1109 sayılı kararı ile iptal edildiği, davacının dava konusu 2000 ve 2001 yılları sicil dönemlerinde birer üstün hizmet ödülü ile ödüllendirildiği, mesleki safahatında bunlar dışında yedi takdir, Deniz Harp Okulunu Birincilikle,
Deniz Harp Akademisini ikincilikle ve Silahlı Kuvvetler Akademisini Birincilikle bitirmesi nedeniyle üç adet Yurt İçi Öğrenim Başarı Şerit Rozeti aldığı, 03.04.1994 tarihinde disiplin tecavüzü nedeniyle dört (4) gün oda hapsi cezasıyla cezalandırıldığı başka ikaz ya da cezasının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Subay Sicil Yönetmeliğinin hükümlerinde belirtildiği gibi sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken, üstlük ve komutanlığın en önemli ve özel yetkilerinden birini kullandıklarının ayırdında olarak sicil belgesindeki nitelikleri tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle değerlendirmekten sorumludurlar. Sicil üstelerinin kabul edilebilir nedenlere dayanmaksızın astlarının istikrarlı olan ve yüksek seviyede gerçeklesen sicil eğiliminden ani ve açık bir sapmaya yol açacak ve safahatıyla çelişecek bir şekilde not ve kanaat belirtmeleri durumunda takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığından söz edilebilir.
Diğer taraftan, sicil üstleri sicil düzenledikleri astları hakkında her sicil döneminde, önceki yıllara ait sicil notları ve kanaatleri ile bağlı olmaksızın, personelin görevinde gösterdiği çalışma düzeyini bağımsız surette takdir etmek ve değerlendirmek, objektif ve yansız surette sicil düzenlemek görev ve yetkisiyle donatılmıştır. Aksi görüşe itibar edilirse o zaman sicil üstünün sicil verdiği personelin o sicil dönemindeki çalışma seviyesini gerçeklere uygun surette değerlendirmesi olanağı kalmamış olur ki bu durum sicil müessesine ait kamu yararı ilkesine aykırı olur.
Komutanlığın en belli başlı görevlerinden biri olan sicil düzenleme yetki ve görevindeki takdir yetkisinin yerinde ve doğru kullanılmadığına ilişkin davacı iddialarının yine davacı tarafından somut kanıtlarla ortaya konması gerekir. Zira sicil üstünün bu değerlendirmesinin yerinde olup olmadığını kanıtlayacak taraf davacı olup ispat külfeti davacıya aittir. Yargı erkince sırf o sicilin önceki yıllar sicilleriyle uyumlu olmadığı gerekçesi kullanılarak iptaline olanak bulunmamaktadır. Esasen Subay/Astsubay Sicil Yönetmeliklerinde de verilen sicillerin önceki yıllara ait siciller ile uyumlu olacağına, önceki yıllarda, örneğin 90 küsur ya da yüz not sicil alanların sicillerinin daha aşağıya düşürülemeyeceğine, düşürülecekse sicil üstünün bunun belgesini sicil belgesine ekleyeceğine ilişkin Yönetmelikte herhangi bir hüküm mevcut değildir. Yönetmelikte belge ekleme yükümlülüğü sadece bazı olumsuz sicil notu haliyle sınırlıdır.
Bununla beraber, sicili üstünün yazdığı olumsuz kanaatlerinin dayanağının sicil üstünce somut surette belgelendirilmesi zorunluluğu vardır. Örneğin, aşırı menfaatine düşkündür, verilen görevleri yapmaz alkoliktir sosyal değildir gibi kanaatlerin somut kanıtlarının sicil üstünce sicil belgesine eklenmesi hukukun gereğidir. Olumsuz kanaatlerin kanıtlanmasında ispat külfeti sicili düzenleyen sicil üstüne aittir. Bilindiği üzere, çoğu kez bir tek olumsuz kanaat bile o personelin tüm mesleki geleceğini ve yükselmesini olumsuz surette etkileyebilir. O nedenle sicil üstlerinin bu tür sicilleri yazarken son derece duyarlı olması ve objektiflikten ayrılmaması hukuken zorunludur.
Yukarıda yapılan tespitler doğrultusunda dava konusu 2000 yılı 2nci, 2001 yılı 1 sicil üstü sicil notları değerlendirildiğinde; söz konusu sicil notlarının davacının genel sicil alma eğilimine uygun olduğu ve ani düşüş göstermediği, söz konusu sicillerin objektif düzenlenmediği yönünde herhangi bir delilin mevcut olmadığı dikkate alındığında söz konusu sicil notlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varilmiş, ancak 2001 yılı 2 nci sicil üstü tarafından verilen sicil notu çok iyi seviyede olmakla birlikte genel sicil safahatına göre ani düşüş gösterdiği ve aynı sicil amirince bilgi ve belgeyle kanıtlanamayan olumsuz birden fazla menfi kanaat işaretlemesi yapılması yani sıra yine ilave olumsuz kanaat yazılmış olmasının bu sicilin subjektif değerlendirme sonucu tesis edilen hukuka aykırı bir işlem olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı hakkında 2000 yılında 2 nci sicil üstü tarafından ilave olarak yazılan olumsuz kanaatler ile 2001 yılında 1 nci sicil üstü tarafından 22, 40 ve 43 ncü maddelerde, aynı yıl 2nci sicil üstü tarafından 5, 8, 27 ve 33 ncü maddede işaretlenen ve 02 Kasım 2003 gün ve 25277 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Subay Sicil Yönetmelinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1 nci maddesi ile Subay Sicil Yönetmeliğine eklenen Ek madde 1 gereğince olumsuz nitelik olarak kabul edilen kanaatler ile yine ayni sicil üstlerince kıstas işaretlemesi dışında ayrıca belirtilen olumsuz kanaatlerin herhangi bir bilgi ve belgeye dayanmadığı, davacıya bu dönemde verilmiş herhangi bir disiplin cezasının da bulunmadığı, keza özlük ve sicil dosyasında davacının her iki sicil döneminde üstün hizmet ödülüne layık görülmüş olması hususları nazara alınarak bu işlemlerin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) 2000 yılı 1 ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının iptali isteminin REDDİNE;
2-) 2000 yılında 2 nci sicil üstü tarafından işaretlemeler dışında yazılan ilave olumsuz kanaatin İPTALİNE;
3-) 2001 yılında 1nci sicil üstü tarafından verilen sicil notunun iptali isteminin REDDİNE;
4-) 2001 yılında;
a) 1 nci sicil üstü tarafından hukuka aykırı olarak yapılan 40 ve 43 ncü maddelerdeki olumsuz işaretlemeler ile ilave olarak yazılan olumsuz kanaatlerin İPTALİNE;
b) 1 nci sicil üstü tarafından hukuka aykırı olarak yapılan 22 nci maddedeki olumsuz işaretlemelerin İPTALİNE;
5-) 2001 yılında 2 nci sicil üstünce verilen sicil notu ve olumsuz kanaatlere ilişkin işlemin İPTALİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacı hakkında, 2001 yılında 1 nci sicil üstünce düzenlenen sicilde; davacının safahatına uyumlu olarak çok iyi seviyede sicil notu takdir edildiği, ani ve açık bir düşüş göstermediği, düzenlenen sicil notunun takdir yetkisi içinde kalınarak düzenlendiği, söz konusu sicil işlemlerinde takdir yetkisinin objektif kullanıldığı, davacı için düzenlenen sicil belgesinin Genel ve Görev İcra Nitelikleri Bölümündeki; 22 nci madde karşılığına yapılan işaretlemenin ise; iddia edildiği gibi subjektif bir değerlendirme sonucu mesleki safahatı ile örtüşmeyecek tarzda ve bilgi, belge eklemeyi gerektirir bariz derecede olumsuz sayılabilecek herhangi bir işaretleme olmadığı, yapılan ve takdir olunacak sicil notuna etkisi olacak olan işaretlemede herhangi bir hukuka aykırılığa ve takdirin subjektif kullanıldığına ilişkin emareye rastlanmadığı, dolayısıyla davacı hakkında 2001 yılında 1 nci sicil üstünce düzenlenen sicilde, 22 nci maddeye yapılan nitelik işaretlemesinin Subay Sicil Yönetmeliğinde belirtilen esaslara ve nesnel ölçütlere uygun olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle, aksi yönde tecelli eden çoğunluk görüşüne muhalif kaldık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy