(2709 S. K. m. 125) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 5)
Davacı, 10.05.2004 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1986, 1987, 1988, 1994, 1995 ve 2004 yılları sicil dönemlerinde 1nci sicil üstlerince sübjektif ölçütlerle sicil değerlendirmesi yapıldığını ve bu nedenle anılan sicillerin hukuka aykırı olduğunu belirterek, 1986, 1987, 1988, 1994, 1995 ve 2004 yılları sicil dönemlerinde 1nci sicil üstleri sicil işlemlerinin iptali istemiyle dava açmıştır.
Dava dosyası, davacıya ait Kuvvet Komutanlığı ve Kıta Özlük dosyaları ile sicil belge ve defterlerinin incelenmesi neticesinde; 1981 yılında teğmen naspedilen davacının; 1982 yılından itibaren sicil almaya başladığı, genelde istikrarsız bir sicil safahatı sergilediği, dava konusu 1986 ve 1987 yılları sicil dönemlerinde; 1nci sicil üstlerince iyi seviyesinde sicil notları takdir edildiği, ayrıca kanaat belirtilmediği, bu dönemlerde davacının takdir ve herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, 1988 yılı sicil döneminde; 1nci sicil üstünce iyi seviyesine çok yakın yeterli seviyesinde sicil notu takdir edildiği, ayrıca menfi kanaat belirtildiği, bu dönemde 1nci sicil üstünce; 1nci sicil üstü defterinin kanaat bölümüne yazılan kanaatlerin bir kısmının sicil belgesi kanaat bölümüne aktarıldığı, deftere yazılan kanaatin bir kısmının sicil belgesine geçirilmediği, bu dönemde davacının takdirinin bulunmadığı, 25 Nisan 1988 tarihinde Tevbih cezası ile cezalandırıldığı, 1994 yılı sicil döneminde; 1nci sicil üstünce çok iyi seviyesinde sicil notu takdir edildiği, ayrıca olumlu ve olumsuz kanaat belirtildiği, bu dönemde davacının takdirinin bulunmadığı, 9 Mart 1994 tarihinde yazı ile ikaz edildiği, 1995 yılı sicil döneminde; 1nci sicil üstünce çok iyi seviyesine çok yakın iyi seviyesinde sicil notu takdir edildiği, ayrıca olumsuz kanaat belirtildiği, bu dönemde davacının takdirinin ve herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, 2004 yılı sicil döneminde; sicil belgesinin değerlendirme kıstaslarının nota tahvili neticesi, 1nci sicil üstünce, iyi seviyesinde sicil notu düzenlendiği, yalnızca sicil değerlendirme kriterlerinin alt kıstaslarına işaretleme yapıldığı ilave kanaat belirtilmediği, 1 nci sicil üstünce, nota tahvil edilmeyen 39ncu maddenin menfi kanaat niteliğinde değerlendirilen alt kıstasına işaretleme yapıldığı, davacının bu dönemde takdirinin ve herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı mesleki safahatı boyunca ise; toplam 8 adet takdirle taltif edildiği, 17 Temmuz 1989 tarihinde 10 gün göz hapsi cezası ile cezalandırıldığı görülmektedir.
Başsavcılık; davacıya 1988 yılı sicil döneminde 1nci sicil üstünce yeterli seviyede sicil notu verildiği 2nci üstünce iyi düzeyde sicil notu verildiği ve anılan sicil notlarının sicil eğiliminde ani ve bariz bir sapma yaratacak düzeyde düşük olduğu, her ne kadar davacıya 1988 yılı sicil döneminde bir kez tevbih cezası verilmiş olsa da, bu cezanın sicil notunun bu derece düşürülmesine hukuki haklilik kazandıramayacağı, ayrıca davacı, 1nci sicil üstünce verilen sicil notunun iptalini talep etmiş ise de, sicilde sirayet ilkesi uyarınca 1nci sicil üstünce verilen sicilden etkilendiği anlaşılan 2nci sicil üstü sicil notunun da hukuka aykırı olduğu değerlendirmekle, 1988 yılı 1 ve 2nci sicil üstü notlarının iptali gerektiği şeklinde düşünce belirtmiş ise de; bu dönemde 1nci sicil üstü sicil notundan daha yüksek gerçekleşen 2nci sicil üstü sicil notunun davacının genel sicil safahatı ile uyum içerisinde olması, davacının sicil safahatında söz konusu sicil notlarına benzer ve yakin sicil notlarının bulunması, davacının bu dönemde aldığı tevbih cezasının 2nci sicil üstü notunu açıklar nitelikte olması, bu davada sicilde sirayet ilkesinin uygulanmasına yer olmadığı kanaati oluşturmuştur.
Yürürlükten kaldırılan Subay Sicil Yönetmeliğinin 4ncü maddesinde ve Yürürlükte olan Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, sicil belgelerindeki nitelikleri tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle değerlendirmekten sorumludurlar. Aksi durum ehliyetli olmayanların, layık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz duruma düşmesi sonucunu doğurur. Hissi ve aşırı merhamet duygusuyla verilecek sicillerin, hak eden bir başka personelin hakkini ihlal edeceği, daima göz önünde bulundurulur... Düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre sicil üstleri hakkında hüküm verilir. denmektedir.
Bilindiği gibi, sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup, bunların denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil üstünün astı hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, tamamen üstün hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira, Anayasanın 125/4 ncü madde ve fıkrasında, takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakki olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri saptanmak suretiyle denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birdenbire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmiş olmasıdır.
Sicillerin değerlendirilmesiyle ilgili yukarıda belirtilen ölçütler ile dava konusu edilen sicil işlemleri değerlendirildiğinde; 1986, 1987, 1994, 1995 yılları 1nci sicil üstleri sicil işlemlerinin davacının genel sicil eğilimine uygun olduğu, düzenlenen sicil notlarının takdir yetkisi içinde kalınarak düzenlendiği, iptale konu yıllardaki sicil notlarına benzer ve yakın başka sicil notlarının da bulunduğu, 1994 ve 1995 yıllarında belirtilen kanaatlerin davacının not ve kanaat sefahatiyle uyumlu olduğu, söz konusu sicil işlemlerinde takdir yetkisinin objektif kullanıldığı, 1988 yılında, 1nci sicil üstünce düzenlenen sicil işlemlerinde takdir edilen sicil notunun davacının genel sicil safahatı ile uyumlu olmadığı, ani ve açık bir düşüş gösterdiği, sicil notundaki bu düşüsün bu dönemde davacıya verilen Tevbih cezası ile açıklanamayacağı, ayrıca 1nci sicil üstünce sicil defterinde yazılı kanaatin sicil belgesine eksik geçirilmesi, söz konusu sicil işleminin subjektif düzenlendiğinin bir göstergesi olarak görülmekle, bu dönem 1nci sicil üstü sicil işleminin hukuka aykırılıkla sakatlanması sonucunu doğurduğu, 2004 yılı sicil döneminde; 1nci sicil üstünce düzenlenen sicil notunun; davacının sicil safahatına uygun olduğu, ani ve açık bir düşüş göstermediği, sicil notunun takdir yetkisi içinde kalınarak düzenlendiği ve objektif kriterlere dayandığı, ancak; bu dönemde, 1nci sicil üstünce tanzim edilen sicil de nota tahvil edilmeyen 39ncu maddeye yapılan ve menfi nitelik neticesini doğurduğu görülen işaretlemenin ise; davacının sicil not ve kanaat safahatı ile uyuşmadığı, bu şekilde işaretlemeyi gerektirecek bilgi ve belgelerin olmadığı, bu nedenlerle söz konusu işaretlemenin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Yasal dayanaktan yoksun bulunan, 1986, 1987 yılları 1nci sicil üstleri sicil işlemlerinin iptaline ilişkin istemlerin REDDİNE,
2. Hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan, 1988 yılı 1nci sicil üstü sicil işleminin İPTALİNE
3. Yasal dayanaktan yoksun bulunan, 1994, 1995 yılları 1nci sicil üstleri sicil işlemlerinin iptaline ilişkin istemlerin REDDİNE,
4. Yasal dayanaktan yoksun bulunan, 2004 yılı 1nci sicil üstü sicil notunun iptali isteminin REDDİNE,
5. Hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan, 2004 yılı 1nci sicil üstü sicil işleminde; sicil belgesinin 39 ncu maddesine yapılan işaretlemenin İPTALİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacıya 1994 ve 1995 yılları sicil dönemlerinde sicil üstlerince çok iyi ve çok iyiye çok yakin iyi seviyelerinde sicil notları takdir edilmesine rağmen, aynı sicil dönemlerinde olumsuz kanaat belirtilmesinin, sicil not ve kanaatlerini birbiri ile uyumsuz hale getirdiği, 1994 yılı sicil döneminde (9 Mart 1994 tarihinde) davacıya verilen ikaz yazısının içeriği nazara alındığında bu dönemde takdir edilen kanaati açıklar nitelikte olmadığı, belirtilen nedenlerle 1994 ve 1995 sicil dönemlerinde sicil üstünce takdir edilen kanaatlerin iptali gerekirken aksi yöndeki çoğunluğun görüşüne iştirak etmedik. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy