(1602 S. K. m. 40) (926 S. K. m. 118, 119)
Davacı vekili 08.06.2004 tarihinde İzmir Bölge İdare Mahkemesi, 16.06.2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kayıtlarına giren dava dilekçesinde özetle; davacının Dz.K.K.lığının 27.04.1998 tarihli atama emri ile İzmir 600 Yt.Mevki Asker Hastanesi Ruh ve Sinir Hastalıkları Uzmanlığına atandığını, bu görevini sürdürmekte iken Ege Ordu Komutanlığının 05.06.2002 tarihli emri ile başhekim yardımcısı olarak görevlendirildiğini, aynı emirde davacının Dz.K.K.lığının 26.08.1999 tarihli emri ile İzmir Merkez Komutanlığı Sağlık Şube Müdürlüğü görevine atandığından bahsedildiğini, davacının söz konusu emri hiç görmediğini ve hastanedeki görevinden hiç ayrılmadığını, bu durumun Dz.K.K.lığı, Ege Ordu K.lığı ve Hastane Baştabipliğince bilindiğini, Dz.K.K.lığının 26.08.1999 tarihli emrinin hiç uygulanmayarak zımnen ve fiilen iptal edildiğini, davacının söz konusu hastaneye ilk atanmasına ilişkin 27.04.1998 tarihli emri gereğince çalışıp maaş aldığını, hiçbir zaman geçici görevlendirme ile çalışmadığını ifade ederek işlemin iptalini talep ettiği görülmektedir.
Davacı vekilinin yürütmenin durdurulması talebi Dairemizin 21.09.2004 tarih ve 2004/779 Esas Nolu kararı ile kabul edilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Davalı idare davanın öncelikle süre aşımı nedeniyle reddinin gerektiğini ileri sürdüğünden öncelikle bu hususun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
1602 sayılı Kanunun Dava Açma Süresi başlığını taşıyan 40 ncı maddesinde; ...Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açma süresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde 60 gündür. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlardaki hükümlere göre ilan yolu ile bildiri yapılan hallerde; özel kanunda aksine hüküm bulunmadıkça ilan tarihinden itibaren onbeş gün sonra başlar... hükmü yer almaktadır.
Dava dilekçesinin incelenmesinde, dava konusu edilen husus öncelikle Ege Ordu Komutanlığının 31.05.2004 tarihli işlemi olup 08.06.2004 tarihinde açılan davada süre aşımının söz konusu olmadığı görülmektedir. Dava konusunun ikincil bölümüne yönelik süre aşımı iddiasının değerlendirilmesinde; Dz.K.K.lığının 02.09.2004 tarihli cevabi yazısı ve İzmir 600 Yt.Mevki Asker Hastanesi Baştabipliğinin 27.05.2004 tarihli yazısından davacının İzmir Merkez Komutanlığı Sağlık Şube Müdürlüğüne atanması işleminin davacının görev yaptığı İzmir 600+200 Yataklı Mevki Asker Hastanesine ulaşmaması nedeniyle davacıya tebliğ edilmediği ve 31.05.2004 tarihine kadar da fiilen uygulanmamış olduğu anlaşıldığından davacının davasını atama kitapçığının yayınlandığı 26.08.1999 tarihinden itibaren açması gerektiği iddiası yerinde görülmemiştir. Davalı idare davacının görevlendirme işlemine tabi tutulduğu 05.06.2002 tarihli emir ile 1999 yılı atamasını öğrendiğini ve en azından 05.06.2002 tarihinden itibaren süresinde bu davayı açması gerekirken açmaması karşısında da süre aşımının söz konusu olduğunu ifade etmişse de, buna da iştirak etme olanağı bulunmamıştır. Zira yetkili komutanlıkça görevlendirme ile Baştabip Yardımcısı yapılan davacının aynı emirde belirtilen 1999 tarihli atama işleminin uygulanmayacağı kanaatine kapılması, hayatın olaya akışına uygun olup, statü hukuku olan idare hukukunda kişilerin konumları tesadüflerle belirlenemeyeceğine göre, baştabip yardımcısı yapılan davacının 1999 yılı atama emrinin artık uygulanmayacağı sonucuna varmasında hukuka aykırı bir husus bulunmadığından davada süre aşımının söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bilindiği üzere; 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 118 nci maddesinde; Subay ve Astsubayların Atama ve Yer Değiştirmelerinin hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak sosyal, iklim ve ulaşım durumları ile kültür ve sağlık durumları ve bunlara benzer yer ve bölge şartları göz önünde tutularak tespit edilecek bölge ve garnizonlara;
a) Meslek programları, meslek içi eğitim ve kadro ihtiyacı,
b) Sağlık durumu,
c) İdari asayiş ve zaruri sebepler,
d) İstekte bulunduğu yerler
nazara alınarak sıra ile yapılacağı belirtilmiş; aynı Kanunun 119 ncu maddesinde ise, bölge ve garnizonların tespiti, buralarda kalınılacak süreler ve atama ve yer değiştirmeler ile ilgili hususların MSB. ve İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte düzenleneceği ifade edilmiş olup; buna dayanılarak çıkartılan TSK.ne Mensup Subay ve Astsubayların Atama ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 1 nci maddesine göre; Subay ve Astsubaylar meslek hayatları boyunca değişik bölge ve garnizonlara atamalarında Silahlı Kuvvetler hizmet ihtiyacı esas alınmak suretiyle vazife görecek şekilde atama ve yer değiştirme işlemine tabi tutulurlar, Yönetmeliğin 3 ncü maddesine göre ise; Subay ve Astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak, memleketin ekonomik, sosyal-iklim, ulaştırma, kültür ve sağlık durumlarıyla, bunlara benzer yer ve bölge şartları göz önüne alınarak tespit edilen bölge ve garnizonlara, aşağıdaki esaslar dahilinde sıra ile yapılır.
a) Meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı,
b) Kıta hizmeti zorunluluğu,
c) Terfi durumu,
d) Sınıf ve ihtisasları,
e) Kendisinin, eşinin ve çocuklarının hayati önemi haiz sağlık durumu,
f) İdari asayiş ve zaruri sebepler,
g) Atama istek kartlarında belirttikleri yerler.
Yönetmeliğin 12 nci maddesinin (g) bendinde; İdari, asayiş vesair zaruri sebepler ile subay ve astsubayların bulundukları, bölge ve garnizonlardaki hizmet sürelerini tamamlamadan atanabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Yönetmeliğin 13 ncü maddesinde; İdari sebeplerle bulunduğu garnizondaki vazifesinden alınmasında zaruret görülenler, aynı derecede diğer bir garnizona verilir, imkan bulunmadığı takdirde evvelki safahatı nazari itibara alınarak başka dereceli bir garnizona atandırılır. hükmü yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinde; davacının Dz.K.K.lığının 27.04.1998 tarihli atama emri ile İzmir 600 Yt.Mevki Asker Hastanesi Ruh ve Sinir Hastalıkları Uzmanlığına atandığı, bu görevini sürdürmekte iken Ege Ordu Komutanlığının 05.06.2002 tarihli emri ile başhekim yardımcısı olarak görevlendirildiği, aynı emirde davacının Dz.K.K.lığının 26.08.1999 tarihli emri ile İzmir Merkez Komutanlığı Sağlık Şube Müdürlüğü görevine atandığından bahsedildiği, davacının Başhekim Yardımcılığı görevini yürütmekte iken Genelkurmay Başkanlığının 31.10.2003 tarihli uyguluma emri ile hastanenin 15.12.2003 tarihinden itibaren Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Komutanlığına bağlandığı, Ege Ordu Komutanlığının Garnizon Komutanlığı görev ve yetkisi dışında İzmir Mevki Asker Hastanesi ile emir komuta ilişkisinin kalmadığı, davacının 12.04.2004 tarihli dilekçe ile Baştabip Yardımcılığı görevini sürdürmek istemediğine dair dilekçesinin Baştabiplikçe T.S.K. Sağlık Komutanlığına gönderildiği ancak bu Komutanlığın 29.04.2004 tarihli mesaj emri ile istemin uygun bulunmadığı, bu kez Hastane Baştabipliğinin 27.05.2004 tarihli yazısı ile davacının yeni baştabip ile uyumlu çalışamayacağı belirtilerek baştabip yardımcılığı görevinin yeniden değerlendirilmesi hususunda Ege Ordu Komutanlığına yazı yazılması üzerine Ege Ordu Komutanlığının 31.05.2004 tarihli yazısı ile davacı hakkında Dz.K.K.lığının 26.08.1999 tarihli atama emrinin uygulanarak İzmir Merkez Komutanlığı Sağlık Şube Müdürlüğü görevine katılımının sağlanmasının istenildiği görülmektedir.
Dava konusu işlem aslında her iki tarafça ve Başsavcılıkça 1999 yılında yapılan atama işleminin iptali şeklinde değerlendirilmişse de bu husus davanın bir yerde devam eden ikincil bölümü olup, dava konusunun esasen davacı hakkındaki Dz.K.K.lığına ait 1999 tarihli atama işleminin Ege Ordu K.lığınca uygulamaya konulup konulamayacağı hususudur. Zira yukarıda da ifade edildiği gibi İzmir 600 Yataklı Mevki Hastanesi 2003 yılı Aralık ayında Ege Ordu Komutanlığı emrinden alınarak Genelkurmay Başkanlığı Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Komutanlığı emrine alınmış olup, bu durumda da davacı hakkındaki tüm tasarrufların T.S.K. Sağlık Komutanlığınca yapılabileceği izahtan varestedir. Bu nedenle Ege Ordu Komutanlığının 31.05.2004 tarihli işlemi öncelikle yetki unsuru yönünden hukuka aykırılıkla sakatlanmış durumdadır.
Davacının 1999 yılı atamalarında 600 Yataklı Mevki Hastanesi emrinden İzmir Merkez Komutanlığı Sağlık Şube Müdürlüğüne atanma emrinin değerlendirilmesine gelince söz konusu atama işlemini tesis eden Dz.K.K.lığının 26.08.1999 tarihli ve Subay Atama Emri başlıklı yazısının incelenmesinde Atama gören personelin geç 13 Eylül 1999 tarihinde yeni görevlerine katılacak şekilde ayrılışlarının sağlanmasını ve ayrılış ve katılış tarihlerinin Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bildirilmesinin
. şeklinde olduğu görülmektedir. Gerek Ege Ordu Komutanlığının gerekse İzmir 600 Yataklı Mevki Asker Hastanesinin yukarıda ifade edilen yazılarından bu emrin ilgili bu birimlere ulaşmadığı veya ulaştıysa da meçhul halde kaldığında kuşku bulunmamaktadır. Bu durumda öncelikle, tesisinden itibaren 5 yıl ve 5 genel atama dönemi geçmiş bir işlemin bunca süreden sonra yürütülmesine olanak var mıdır? sorusu gündeme gelmektedir. Bir statü hukuku olan idare hukukunda kişilerin tesadüflerle ve belirsizliklerle iç içe bulundurulmasına olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle 1999 tarihinde tesis edilen işlemin aradan geçen uzun bir zaman ve gelişen koşullara göre hukuk âleminde halen var olduğunu ileri sürmeye de olanak görülmemiştir. Kaldı ki belirsizliğin doğmasında davacının bir hata veya kastı da söz konusu olmayıp bu belirsizlik bir şekilde idare görevlilerinin ihmalinden kaynaklanmıştır.
Bu atama işlemine ilişkin yapılacak bir değerlendirmede, 1999 yılında Albay rütbesinde olan davacının atanmış olduğu İzmir Merkez Sağlık Şube Müdürlüğü kadrosunun Dz.K.K.lığının 02.09.2004 tarihli yazısı Ekindeki TMKdan anlaşıldığı üzere Binbaşı olup dava konusu işlem ayrıca bu yönü ile hukuka aykırı durumdadır.
İzah edilen nedenlerle;
Davacının İzmir Merkez Komutanlığında göreve başlatılmasına yönelik Ege Ordu Komutanlığının 31.05.2004 tarihli işleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy