(2709 S. K. m. 125) (Subay Sicil Yönetmeliği (MÜLGA) m. 4, 5)
Davanın Konusu: 1985 yılı 1 ve 2 nci, 1988 yılı 1nci, 1990 yılı 2 nci ve 1992 yılı 2 nci sicil üstleri sicil İşlemlerinin iptali istemi
Savunmanın Özeti: Davacının dava konusu olan 1985 yılı 1 ve 2 nci, 1988 yılı 1nci, 1990 yılı 2 nci ve 1992 yılı 2 nci sicil üstleri sicil işlemlerinin; sicil dönemi içerisinde, kuruluş bağlantısına uygun ve yetkili sicil üstlerince tanzim edildiği, sicil üstlerinin, sicil verilen şahıs ile üç ay birlikte çalışma şartını sağladıkları ve sicil üstlerinin Subay Sicil Yönetmeliğinde belirtilen hususlara sadık kalarak tam bir vicdani kanaatle sicil not ve kanaati takdir ettikleri belirtilerek, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE karar verilmesini savunmuştur.
Başsavcılığın Düşüncesi: 1985 yılı 1 ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının hukuka aykırı olması nedeniyle İPTALİNE, 1988 yılı 1 nci, 1990 yılı 2 nci, 1992 yılı 2 nci sicil üstü notlarının hukuka uygun olması nedeniyle iptaline ilişkin istemlerin REDDİNE,1985 yılı 1 nci ve 2 nci, 1988 yılı 1nci, 1990 yılı 2 nci, 1992 yılı 2 nci sicil üstü olumsuz kanaatlerinin iptaline ilişkin istemlerin REDDİNE, karar verilmesi yönünde düşünce bildirmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesince, Raportör Üye Mu. Kur. Alb. İsa ER' in açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı, 29 Haziran 2004 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dilekçesinde özetle; hakkında herhangi bir menfi kanaat olmamasına rağmen, geçmişte görev yaptığı bazı birliklerdeki personel mevcudunun çokluğu, sicil amirleri ile görev yerinin uzaklığı, geçici görevlerle birliğinden ayrı olması vb. nedenlerle sicil amirlerinin kendisini tam olarak tanıyamaması, bazı sicil amirlerinin düşük sicil verme eğiliminde olması gibi nedenlerle safahatına ve sicil alma eğilimine uymayan birkaç döneme ait sicil notunun bulunabileceği kanaatinde olduğunu, bu nedenlerle 1985 yılı 1 ve 2 nci, 1988 yılı 1nci, 1990 yılı 2 nci ve 1992 yılı 2 nci sicil üstü sicil notlarının ve kanaatlerinin İptali istemiyle dava açmıştır.
Dava dosyası, davacıya ait Kuvvet Komutanlığı ve Kıta Özlük dosyaları ile sicil belge ve defterlerinin incelenmesi neticesinde; 1983 yılında teğmen naspedilen davacının; 1984 yılından itibaren sicil almaya başladığı, genelde ortalamaları çok yüksek olan bir sicil safahatı sergilediği, dava konusu 1985 yılı sicil döneminde; 1 ve 2 nci sicil üstlerince, iyi seviyede sicil notu takdir edildiği, 1 nci sicil üstünce kanaat belirtildiği, 2 nci sicil üstünce herhangi bir kanaat belirtilmediği, bu dönemde davacının takdir ve herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, 1988 yılı sicil döneminde 1 nci sicil üstünce çok iyi seviyesinde sicil notu takdir edildiği, kanaat belirtildiği, bu dönemde davacının takdir ve herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, 1990 yılı sicil döneminde; 2 nci sicil üstünce çok iyi seviyesinde sicil notu takdir edildiği, kanaat belirtildiği, bu dönemde davacının 1 adet üstün hizmet ödülünün bulunduğu, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, 1992 yılı sicil döneminde; 2 nci sicil üstünce iyi seviyesine çok yakın çok iyi seviyesinde sicil notu takdir edildiği, kanaat belirtildiği, bu dönemde davacının takdir ve herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, mesleki safahatı boyunca ise; 2004 yılı dahil, toplam 6 adet Şerit Rozet, 3 adet ödül ve 43 adet takdirle taltif edildiği, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı görülmektedir.
Yürürlükten kaldırılan Subay Sicil Yönetmeliğinin 4 ncü maddesinde ve yürürlükte olan Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5 nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, sicil belgelerindeki nitelikleri tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle değerlendirmekten sorumludurlar. Aksi durum ehliyetli olmayanların, layık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz duruma düşmesi sonucunu doğurur. Hissi ve aşırı merhamet duygusuyla verilecek sicillerin, hak eden bir başka personelin hakkını ihlal edeceği, daima gözönünde bulundurulur... Düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre sicil üstleri hakkında hüküm verilir. denmektedir.
Bilindiği gibi, sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup, bunların denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil üstünün astı hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, tamamen üstün hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira, Anayasa'nın 125/4 ncü madde ve fıkrasında, takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri saptanmak suretiyle denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birdenbire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmiş olmasıdır.
Sicillerin değerlendirilmesiyle ilgili yukarıda belirtilen ölçütler ile dava konusu edilen sicil işlemleri değerlendirildiğinde; 1985 yılı sicil işlemleri ile 1992 yılı 2nci sicil üstü sicil istemlerinin davacının genel sicil eğilim ve safahatı ile uyarlı olmadığı, ani ve açık bir düşüş gösterdiği, takdir yetkisinin objektif kullanılma sınırlarını aştığı, davacı hakkında takdir edilen düşük seviyedeki sicil notlarını açıklayabilecek herhangi bir somut olay ve belge bulunmadığı, düşük seviyede düzenlenen sicil notlarının objektif ölçütler gözetilerek düzenlenmediği ve davacının sicil not ve kanaat safahatı ile uyuşmadığı 1988 yılı 1nci sicil üstü sicil işlemleri ile 1990 yılı 2 nci sicil üstü sicil işlemlerinin davacının genel sicil eğilimine uygun olduğu, düzenlenen sicil notlarının takdir yetkisi içinde kalınarak düzenlendiği, iptale konu yıllılardaki sicil notlarına yakın başka sicil notlarının da bulunduğu, söz konusu sicil işlemlerinde takdir yetkisinin objektif kullanıldığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan, 1985 yılı 1 ve 2 nci sicil üstü sicil işlemleri ile 1992 yılı 2 nci sicil üstü sicil işlemlerinin İPTALİNE,
2. Davacının yasal dayanaktan yoksun bulunan, 1988 yılı 1 nci sicil üstü ve 1990 yılı 2 nci sicil üstü sicil işlemlerinin iptali istemlerinin REDDİNE,
3. Davanın kısmen kabul kısmen de redle sonuçlanmış olması nedeniyle, 1602 sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin taraflar arasında 1/2 oranında paylaşılmasına, buna göre sarf edilen 19.000.000.TL (On dokuz milyon lira) posta giderinin 1/2 si olan 9.500.000. TL (Dokuz milyon beş yüz bin lira) ile davacının peşin yatırmış olduğu 36.000. 000.TL (Otuz altı milyon lira) harcın 1/2 si olan 18.000.000.TL (On sekiz milyon lira)'nın davacı üzerinde bırakılmasına, davacının peşin yatırmış olduğu harçtan geriye kalan 1/2 sinin ise davalı idareye yüklenmesine, ancak genel bütçeye dahil davalı idare 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca, harçtan muaf olduğundan, ayrıca harca hükmedilmesine yer olmadığına, 1/2' e tekabül eden 18.000.0000 TL (On sekiz milyon lira)'nın istemi halinde davacıya iadesine, sarf edilen posta giderinin geriye kalan 1/2'si olan 9.500.000 TL (Dokuz milyon beş yüz bin lira) nın davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Özlük ve sicil dosyaları ile gizli belgelerin iadesine,
09 Kasım 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy