(926 S. K. m. 118, 119)
Davacı vekili 30.06.2004 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının 2004 yılı genel atamaları ile Tekirdağ İl J.K.lığından Yozgat İl J.K.lığına atandığını 8 yıl olan garnizon hizmet süresini doldurmadan yapılan atama işleminin hukuka aykırı olduğunu, başarılı bir personel olan davacının Trakya bölgesinde hırsızlık yapan bir şebekeyi ortaya çıkarması nedeniyle Bölge Komutanınca takdir edildiğini, esasen 2003 yılı Ağustos ayında memleketi Kırıkkalede bulunan ağabeyi ve eniştesinin işsiz oldukları ve ekonomik olarak zor durumda olduklarını, iş bulabileceklerini düşünerek Çorluya çağırdığını, ağabeyi ve eniştesinin gelerek uygun iş bulduklarını, ağabeyinin eşinin talebini kabul ederek dükkan bulmasına ve malzeme almasına yardımcı olduğunu, dükkanın yengesine ait olmadığı ve davacıya ait olduğu şeklinde dedikodu çıkarılması üzerine hakkında kovuşturma açıldığını ve Askeri Mahkemenin görevsizlik kararı üzerine adliye mahkemesine gönderildiğini, kişisel husumet, mesnetsiz iftira ve dedikodulara dayanılarak tesis edilen atama işleminin hukuka aykırı olduğunu, işlemin iptaline ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı idare savunmalarında özetle; davacının görev yaptığı bölgede ticaretle uğraştığı yönünden kuvvetli deliller mevcut olduğunu, bu nedenle idari tahkikat neticesi görevi kötüye kullanmak suçundan suç dosyası tanzim edilerek gönderildiğini, 5. Kor. As. Sav. lığınca görevsizlik kararı verilerek dosyanın Çorlu C.Başsavcılığına gönderildiğini, görev yaptığı bölgede ticaretle uğraştığı yönünde kuvvetli deliller mevcut olan personelin aynı yörede göreve devam etmesinin hizmet gerekleri ile bağdaşmadığını, ayrıca Tekirdağ İl J.K.lığı bünyesinde görev yaptığı sürece disiplinsiz davranışları nedeniyle, takdir edilen disiplin cezalarının mahiyeti dikkate alındığında, görevinde başarılı olmadığını görev etkinliğinin istenen düzeyde de sağlanamadığını, tesis edilen atama işleminin hizmetin gerekleri ve kamu yararı doğrultusunda yapıldığını belirterek davanın ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin talebin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Tekirdağ İl J.K.lığı emrinde görev yapan ve garnizon hizmet süresini doldurmadan davacının, J.Gn. K.lığının 13.05.2004 gün ve PER:4031-88-04/Tuğ. D.Pl.5.(163910) sayılı 2004 yılı genel atama emri ile Yozgat İl J.K.lığı emrine atandığı ve emrin 28.05.2004 tarihinde tebliğ edildiği, işlemin iptali amacıyla 30.06.2004 tarihinde kayda giren dilekçe ile işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının yürütmenin durdurulmasına ilişkin talebinin AYİM Nöb. D.nin 18.08.2004 tarih ve Gen. Sek. No:2004/2029, E.No:2004/172 sayılı kararı ile reddine karar verilmiştir. TSK. de görevli Subay ve Astsubayların atanmasında dikkate alınacak hususlar 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Kanununun 118 nci maddesinde söyle sıralanmıştır.
a. Meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı, b. Sağlık durumu, c. İdari, asayiş ve zaruri sebepler, d. İstekli bulunduğu yerler, Atama sırasında dikkate alınacak faktörler bu şekilde belirlendikten sonra, ayni Kanunun 119 ncu maddesi ile de, bölge ve garnizonların tespiti, bölge ve garnizonlarda personelin kalma süreleri, atama ve yer değiştirmelerde dikkate alınacak sair hususların Milli Savunma Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığının müştereken çıkarılacakları Yönetmelikte belirleneceği öngörülmüştür. 926 Sayılı Kanunun 119 ncu maddesine dayanılarak da Türk Silahlı Kuvvetlerine Mensup Subay ve Astsubayların Atama ve Yer Değiştirme Hakkında Yönetmelik çıkarılmış olup, atama ve yer değiştirme esasları ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Söz konusu Yönetmeliğin 3 ncü maddesinde; Subay ve Astsubayların atama ve yer değiştirmeleri hizmetin aksatılmadan yürütülmesine bağlı olarak, memleketin ekonomik, sosyal, iklim, ulaştırma, kültür ve sağlık durumlarıyla bunlara benzer yer ve bölge şartları göz önüne alınarak tespit edilen bölge ve garnizonlara aşağıdaki esaslar dahilinde sıra ile yapılır.
a) Mesleki programları, meslek içi, eğitim esasları ve kadro ihtiyacı, b) Kıta hizmeti zorunluluğu, c) Terfi durumu, d) Sınıf ve ihtisasları, e) Kendisinin, eşinin ve çocuklarını hayati önemi haiz sağlık durumları, f) İdari, asayiş ve zaruri sebepler, g). Atama istek kartlarında belirttikleri yerler hükmü yer almaktadır.
Yönetmeliğin 12 nci maddesinin (g) bendi, idari, asayiş ve sair zaruri sebepler ile subay ve astsubayların bulundukları, bölge ve garnizonlardaki hizmet sürelerini tamamlamadan atanabileceklerini öngörmektedir. Aynı Yönetmeliğin 24 ncü maddesinde ise genel atama ve yer değiştirme süresi ile bağlı kalınmaksızın her zaman atama yapılabilecek haller tek tek belirtilmiş diğer idari ve zaruri sebepler de bu hallerden sayılmıştır.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davalı idarenin savunmasına göre dava konusu atama işlemi idari zaruret nedenine dayandırılmıştır. Bilindiği gibi idari, asayiş ve zaruri sebepler (hizmetin zorunlu kıldığı durumlar), 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 118/c maddesi ile bu kanunun 119 ncu maddesine dayanılarak çıkarılmış olan Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 12/g maddesinde bir atama nedeni olarak kabul edilmiştir. Eğer hizmetin zorunlu kıldığı durumlar söz konusu ise, Atama Yönetmeliğindeki düzenlemeye göre böyle durumlarda subay ve astsubaylar bulundukları bölge ve garnizonlarda hizmet sürelerini bitirmeseler bile (m.12/g) her zaman gerek diğer bölge ve garnizona atamalarının gerekse aynı garnizonda yer değiştirmelerinin yapılması mümkün bulunmaktadır.
Hizmetin zorunlu kıldığı durumların (idari, asayiş ve zaruri sebepler) neler olduğu, açıklanan bu yasal ve yönetsel düzenlemede belirtilmediğinden, bu sebeplerin hukuki ve maddi vakıa olarak ne zaman gerçekleşmiş sayılacağı ve böylece atamanın gerekli olup olmadığı konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır. Ancak bu durum, idarenin dilediği zaman dilediği gibi atama yapabileceği anlamına gelmemektedir. Çünkü, diğer bütün kamusal yetkiler gibi idari takdir yetkisi de kamu yararı amacıyla ve hizmet gerekleriyle sinirli bulunmaktadır. Bu bakımdan idari takdir yetkisinin de hizmet gereklerine göre ve kamu yararına yönelik olarak kullanılması gerekmektedir.
Herhangi bir olayda takdir yetkisinin bu şekilde kullanılıp kullanılmadığı konusunda, işlemin dayandırıldığı somut olgu ve nedenleri bilmeden bir sonuca varmaya olanak yoktur. Bu nedenle, yerleşik yargı kararlarında vurgulandığı üzere idare, takdir yetkisini hangi somut olgu ve nedenlere dayanarak kullandığını; başka bir deyişle, kendisini somut olaydaki işlemi yapmaya yönelten nedenleri yargı organı önünde açıklamak ve kanıtlamak durumundadır. Aksine bir kabul, bizi hem idarenin takdir yetkisini dilediği gibi kullanabileceği sonucuna götürür; hem de işlem üzerinde yargı denetimini olanaksız kılar. Böyle bir durumun ise, idarenin bütün işlemlerinin hukuka uygun olmasını zorunlu kılan hukuk devleti ilkesiyle bağdaştırılamayacağı açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 26.01.2004 tarihinde gözetim ve kontrolü altındaki şahsın kaçmasına neden olmaktan uyarı, 04.06.2004 tarihinde sabah içtimasına nedeniyle ikaz, 19.12.2003 tarihinde itaatsizlik suçundan uyarı, 19.12.2003 tarihinde borçlarını takip etmemek suretiyle işlediği disiplin tecavüzünden uyarı, 19.12.2003 tarihinde astını gözetim ve kontrol etmemekten uyarı, 19.09.2003 tarihinde maiyetinde bulunanın kılık kıyafetini kontrol etmemekten uyarı, 19.06.2003 tarihinde tarla yangını olayı ile ilgili müteakip defalar aranmasına rağmen irtibat kurulmaması nedeniyle uyarı, 09.12.2002 tarihinde vukuat raporunu zamanında çekmemekten uyarı,10.12.2003 tarihli verilen görevi planlayarak zamanında icra etmemesi nedeniyle ikaz edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının ağabeyinin eşi ..... adına Çorluda ..... adı altında eşi ile birlikte ortak olarak iş yeri açtığı ve bazı malzemeleri ücret ödemeden nüfuzunu kullanarak ücret ödemeden aldığı iddiaları hakkında yapılan soruşturma sonucu 5.Kor. As. Sav. lığının 31.03.2004 tarih ve 2004/486-13 E.k sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Çorlu C.Baş. Sav. lığına gönderildiği görülmektedir.
Disiplin cezalarından da anlaşılacağı üzere; davacının karakolun sevk ve idaresi görevinde yeterli olarak verimli olmadığı, olaylara geç ve hatalı müdahalede bulunduğu gibi genel asayişin korunması, suçların önlenmesi ve suçlular hakkında yasal işlem yapmakla görevli Jandarma mensubu olan davacının ağabeyinin eşine ait olduğu belirtilen isletme için malzeme alımında genel olarak aracılık ettiği, bizzat isletmeyi çalıştırmasa dahi davacının bizzat kendi ifadelerinde de kısmen belirttiği gibi bazı eylemlerinin bulunduğu, dikkate alındığında davacının atanma işleminde takdir hakkının idarece objektif kriterlere uygun kullanıldığı, kamu hizmetinin daha iyi şekilde yürütülmesi amacıyla tesis edilen işlemin her yönüyle hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı idarece davacı hakkında tesis edilen atama işleminin iptaline yönelik yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy