(Subay Sicil Yönetmeliği m. 4) (2709 S. K. m. 125)
Davacı, 22.12.2003 tarihinde Ağrı Asliye Hukuk Mahkemesi, 26.12.2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesi ve 05.03.2004 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen cevaba cevap dilekçelerinde özetle; 1998,1999, 2000 ve 2001 yılları 1 ve 2 nci sicil üstlerince subjektif nedenlerle hakkında düşük siciller ve olumsuz kanaatlerin verildiğini belirterek, söz konusu sicil işlemlerinin iptali istemiyle dava açmıştır.
Davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının incelenmesi neticesinde; 1988 yılında teğmen naspedilen davacının; 1989 yılından itibaren sicil almaya başladığı, genelde ortalamaları yüksek olan bir sicil safahatı sergilediği, dava konusu 1998 yılı sicil döneminde; 1 ve 2 nci sicil üstlerince, iyi ve çok iyi seviyede sicil notu takdir edildiği, 1 nci sicil üstünce olumlu kanaat belirtildiği, 2 nci sicil üstünce kanaat belirtilmediği, davacının takdir ve herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, 1999 yılı sicil döneminde 1 ve 2 nci sicil üstünce sicil belgesinin değerlendirme kıstaslarının nota tahvili neticesi, iyi ve çok iyi seviyesinde sicil notu takdir edildiği, yalnızca sicil değerlendirme kriterlerinin alt kıstaslarına işaretleme yapıldığı, ilave kanaat belirtilmediği, bu dönemde davacının takdirinin bulunmadığı, 2 nci Zh. Tuğ. As. Mahkemesinin, 13 Temmuz 1999 gün ve E:1999/139, K:1999/127 sayılı kararı ile 8 gün göz hapsi ile cezalandırıldığı, 2000 yılı sicil döneminde; sicil belgesinin değerlendirme kıstaslarının nota tahvili neticesi, 1 ve 2 nci sicil üstlerince, iyi seviyesinde sicil notu düzenlendiği, yalnızca sicil değerlendirme kriterlerinin alt kıstaslarına işaretleme yapıldığı ilave kanaat belirtilmediği, bu dönemde davacının 3 adet takdirinin bulunduğu, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, 2001 yili sicil döneminde; sicil belgesinin değerlendirme kıstaslarının nota tahvili neticesi, 1 ve 2 nci sicil üstlerince, mükemmele yakın çok iyi seviyesinde sicil notu düzenlendiği, yalnızca sicil değerlendirme kriterlerinin alt kıstaslarına işaretleme yapıldığı ilave kanaat belirtilmediği, alt kıstaslara yapılan işaretlemelerde 1 ve 2 nci sicil üstlerince 33 ncü maddeye yapılan işaretlemelerin sonucunun menfi kanaat niteliğinde değerlendirildiği, davacının bu dönemde 2 adet takdirinin bulunduğu, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, davacının meslek safahatı boyunca ise; 2004 yılı dahil, toplam 2 adet Şerit Rozet ve 33 adet takdirle taltif edildiği, başka herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı görülmektedir.
Yürürlükten kaldırılan Subay Sicil Yönetmeliğinin 4 ncü maddesinde ve Yürürlükten olan Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5 nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle değerlendirmekten sorumludurlar. Aksi durum ehliyetli olmayanların, layık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz duruma düşmesi sonucunu doğurur. Hissi ve aşırı merhamet duygusuyla verilecek sicillerin, hak eden bir başka personelin hakkini ihlal edeceği, daima göz önünde bulundurulur... Düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre sicil üstleri hakkında hüküm verilir. denmektedir.
Bilindiği gibi, sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup, bunların denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil üstünün astı hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, tamamen üstün hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira, Anayasanın 125/4 ncü madde ve fıkrasında, takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakki olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri saptanmak suretiyle denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birdenbire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmiş olmasıdır.
Sicillerin değerlendirilmesiyle ilgili yukarıda belirtilen ölçütler ile dava konusu edilen sicil işlemleri değerlendirildiğinde; 1998 ve 1999 yıllarında sicil üstleri tarafından düzenlenen sicil notlarının davacının genel sicil eğilimine uygun olduğu, ani ve açık bir düşüş göstermediği, düzenlenen sicil notlarının takdir yetkisi içinde kalınarak düzenlendiği, iptale konu yıl ve sicil üstlerinin düzenlediği sicil notlarına yakın ve benzer başka sicil notlarının bulunduğu, söz konusu sicil işlemlerinde takdir yetkisinin objektif kullanıldığı, 2000 yılı sicil işlemlerinin davacının genel sicil eğilim ve safahatı ile uyarlı olmadığı, ani ve açık bir düşüş gösterdiği, takdir yetkisinin objektif kullanılma sınırlarını aştığı, davacı hakkında takdir edilen düşük seviyedeki sicil notlarını açıklayabilecek herhangi bir somut olay ve belge bulunmadığı, düşük seviyede düzenlenen sicil notlarının objektif ölçütler gözetilerek düzenlenmediği ve davacının sicil not ve kanaat safahatı ile uyuşmadığı, 2001 yılında düzenlenen sicil notlarının davacının genel sicil eğilimine uygun olduğu, takdir yetkisi içinde kalınarak düzenlendiği ve objektif kriterlere dayandığı, ancak 1 ve 2 nci sicil üstlerince, sicil belgesinin nota tahvil edilen 33 ncü maddesine yapılan ve menfi nitelik neticesini doğurduğu görülen işaretlemelerin ise; davacının sicil not ve kanaat safahatı ile uyuşmadığı, bu şekilde işaretlemeyi gerektirecek bilgi ve belgelerin olmadığı, dönem içerisinde sicil üstlerince verilen takdirler ile uyuşmadığı, bu nedenlerle 1 ve 2 nci sicil üstlerince 33 ncü maddeye yapılan işaretlemelerin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1- Yasal dayanaktan yoksun bulunan, 1998 ve 1999 yılları sicil dönemlerinde 1 ve 2 nci sicil üstlerince verilen sicil not ve kanaatlerinin iptali isteminin REDDİNE
2- Hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan, 2000 yılı sicil işlemlerinin İPTALİNE,
3- Hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan, 2001 yılı sicil döneminde 1 ve 2 nci sicil üstlerince 33 ncü maddeye yapılan işaretlemelerin İPTALİNE,
4- Davacının yasal dayanaktan yoksun bulunan, 2001 yılı sicil döneminde 1 ve 2 nci sicil üstleri sicil notlarının iptali isteminin REDDİNE.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Yerleşik AYİM içtihatlarına göre takdir hakkinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem türü olan sicildeki hukuka aykırılığın tespiti için kullanılan ölçüt, uzun yıllar boyunca çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, hizmet safahatına ve uygulamaya istisna teşkil edecek şekilde göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü izah eden makul ve kabul edilebilir nedenler öne sürülmeksizin çok düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler kullanılması halidir.
Davacı hakkında, 2001 yılında 1 ve 2 nci sicil üstlerince düzenlenen sicilde; safahatına uyumlu, çok iyi seviyede sicil notları takdir edildiği, sicil belgesinin Genel ve Görev İcra Nitelikleri başlıklı 8nci bölümün 33 ncü maddesine sicil üstleri tarafından belge eklenmesini zorunlu kılan sıkkın işaretlenmemiş olduğu, bu nedenle belge eklenmesinin zorunlu olmadığı, 1 ve 2 nci sicil üstlerince safahatına uyumlu çok iyi düzeyde sicil notları takdir edildiği dikkate alındığında, sicil üstlerinin tarafsız hareket ettikleri, sübjektif davrandıklarına dair somut bir delil veya emare bulunmadığı, bu nedenlerle davacı hakkında 2001 yılında 1 ve 2 nci sicil üstlerince düzenlenen sicilde, 33ncü maddede yapılan nitelik değerlendirmesinin Subay Sicil Yönetmeliğinde belirtilen esaslara ve nesnel ölçütlere uygun olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle, aksi yönde tecelli eden çoğunluk görüşüne muhalif kaldık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy