(Subay Sicil Yönetmeliği m.14)
Davacı, 29.07.2004 tarihinde AYİM de kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 30.07.1995 tarihinde mezun olduğunu, 30 Ağustostaki mezuniyet töreninden sonra Samsuna katıldığını, Ocak 1996 sonuna kadar Samsunda staj yaptığını, stajının geri kalanını GATA Haydarpaşa Hastanesinde yaptığını, bu nedenle stajyer ve Kurs Brl. Komutanının kendisini tanımadığını ve sicili de objektif kriterlerle vermediğini düşündüğünü, 1999 yılında ise 48 nci İç Güvenlik Tuğ. K.Yrd. Revir Baştabipliği görevini yaptığını, 1999 Ocak ayında 1 ay süre ile GATAda kursa giderken Brl. Komutanına emrini sorduğunu, esinin GATAda tedavi olacağını yardım etmesini istediğini, kendisinin gerekli yardımı yapmadığını düşünerek Brl. K.nin objektif sicil vermediğini değerlendirdiğini, 1999 yılı genel atamaları ile 28 nci Mot. P.Tüm. Ds. KT.30 Yt. Seyyar Cerrahi Hst. Bstbp. ligine atandığını, kadro ve kuruluş gereği 1nci sicil amirinin Ds.Kt.K. olması gerektiği halde Shh.Tb.Komutanının da sicil verdiğini belirterek, 1996, 1999 ve 2001 yılları sicil işlemlerinin iptali istemiyle dava açmıştır.
Dava dosyası, davacıya ait Kuvvet Komutanlığı ve Kıta Özlük dosyaları ile sicil belge ve defterlerinin incelenmesi neticesinde; 1995 yılında teğmen naspedilen davacının; 1996 yılından itibaren sicil almaya başladığı, genelde ortalamaları yüksek seviyede olan bir sicil safahatı sergilediği, dava konusu 1996 yılı sicil döneminde; 1nci sicil üstünce çok iyi seviyesine çok yakin iyi seviyesinde, 2nci sicil üstünce çok iyi seviyesinde sicil notu takdir edildiği, ayrıca kanaat belirtilmediği, bu dönemde davacının takdir ve herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, 1999 yılı sicil döneminde; 1 ve 2nci sicil üstlerince çok iyi seviyesine çok yakın iyi seviyesinde sicil notu takdir edildiği, her iki sicil üstünce ayrıca kanaat belirtilmediği, bu dönemde davacının 1 adet takdirinin bulunduğu, herhangi bir ceza ve ikazının bulunmadığı, 2001 yılı sicil döneminde; sicil belgelerinin değerlendirme kıstaslarının nota tahvili neticesi, 1 ve 2nci sicil üstlerince, çok iyi seviyesinde sicil notu düzenlendiği, yalnızca sicil değerlendirme kriterlerinin alt kıstaslarına işaretleme yapıldığı ilave kanaat belirtilmediği, davacının bu dönemde takdirinin bulunmadığı, 11 Nisan 2001 tarihinde bir yazı ile uyarıldığı, mesleki safahatı boyunca ise; toplam 1 adet şerit rozet ve 8 adet takdirle taltif edildiği, 04 Kasım 2004 tarihinde yazı ile uyarıldığı görülmektedir.
Davacının, 1996 yılı sicil döneminde kendisi hakkında sicil düzenleyen sicil üstleri ile 3 ay birlikte çalışma şartının sağlanmadığını, 2001 yılı sicil döneminde ise kuruluş bağlantısına uygun yetkili sicil üstlerince sicil verilmediğini ileri sürmesi nedeniyle bu hususların da irdelenmesi gerekmektedir.
Davalı idare savunmasında özetle; dava konusu sicil işlemlerinin yetki yönünden hukuka aykırı olmadığını, yetkili sicil üstlerince verilen sicillerin tüm unsurları yönünden hukuka uygun bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Yürürlükten kaldırılan Subay Sicil Yönetmeliğinin 14ncü, yürürlükte olan Subay Sicil Yönetmeliğinin 15nci maddesi hükümlerine göre bir subay hakkında sicil düzenlenebilmesi için subay ile sicil verecek amirin sicil döneminde birlikte en az üç ay fiilen görev yapması gerekmektedir.
1996 yılı sicil döneminde davacının 25.09.1995 tarihinde GATA Stj.Krs.Brl.K.lığına atandığı, bu sicil döneminde 02.01.1996-12.01.1996 tarihleri arasında GATA da İlk ve Acil Yardım Tıp Kursu gördüğü, 18.09.1995-15.12.1995 tarihleri arasında Samsun Sahra Sıhhiye Okul K.lığında Temel Askerlik ve Sahra Sağlık Hizmetleri kursu gördüğü, kurslar dışında GATA STJ.Krs.Brl.K.lığında üç aydan fazla sure bulunduğunun açıkça görüldüğü, bu nedenle Subay Sicil Yönetmeliğinin 14ncü maddesi gereği davacının sicil üstleri ile 3 ay çalışma şartını sağladığı bu nedenle söz konusu sicil işlemlerinde yetki yönünden hukuka aykırılıktan söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Yürürlükte olan sicil yönetmeliğinin, atandıkları görev yerleri dışında çalıştırılanların sicil üstlerini düzenleyen 9ncu maddesi, Kıta hizmetine tâbi subaylardan kıta görevine atananlar, atandıkları görev yeri dışında çalıştırılamazlar. Ancak zorunlu durumlarda bu gibi personelden, Kuvvet Komutanı veya Jandarma Genel Komutanının yetki vereceği makamın emri ile başka bir kıtada geçici olarak görevlendirilenlerle, bulundukları kıta ile birlikte kuruluş bağlantısı dışında başka bir birlik veya kurumun emir veya desteğinde görevlendirilenlerin; kıta görevini tamamlamış olan yahut kıta görevi zorunluluğu bulunmayan diğer subaylardan, zorunlu nedenlerle atandıkları görev yeri dışında çalıştırılanların ya da başka bir kıta veya kurumda geçici olarak görevlendirilenlerin, birliği ile birlikte başka bir birliğin emrine veya desteğine verilenlerin sicil üstleri, geçici görevlendirme süresi 3 ay ve daha fazla ise görev yaptıkları yerin kuruluş bağlantısına göre saptanır. Geçici görev emirleri, sicil belgelerine eklenir. şeklindedir.
1999 yılı sicil döneminde, davacının herhangi bir yetki itirazı olmamakla birlikte, savcılık tarafından; davacının K.K.K.lığının emri ile 48 nci Iç Güv. Tuğ.3 ncü Iç Güv. Tb. Kh. ve Kh.Ds.Bl.Shh.Tk.K.lığına atandığı görülmektedir. Davacının atandığı görev yeri itibariyle Subay Sicil Yönetmeliğinin 6 ve 7 nci maddeleri gereği, davacının 1 nci sicil üstünün Kh. ve Kh.Ds.Bl.K., 2 nci sicil üstünün de 3 ncü İç Güv.Tb.K.olduğu görülmektedir. 48 nci İç Güv. Tuğ. K.Yrd. nin 15.07.1998 tarihli emri ile görevlendirme yapılmışsa da, sicil bağlantılarını ve yetkilerini değiştirecek şekilde Subay Sicil Yönetmeliğinin 9 ncu maddesinde belirtilen şartlar oluşmadığı ve yetkili Komutanlık tarafından görevlendirme yapılmadığı, aslında Garnizonda 3 ncü İç Güv. Tb. K.nin bulunduğunun şahsi dosyasındaki belgelerden ve ayrılış sicil belgesinden anlaşılmakla 1999 yılı 1 ve 2 nci sicil üstü sicil işleminin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu şeklinde düşünce bildirilmiş ise de; 48 nci İç Güv. Tuğ.3 ncü İç Güv. Tb. Kh. ve Kh.Ds.Bl.Shh. Tk.K.lığına atanan davacının 48 nci İç Güv.Tuğ.K.Yrd.lığının 15.07.1998 tarihli yazısı ile 30 yataklı İaşeli Revir Baştabipliğine görevlendirilmesi ve görevlendirme emrinin sicil belgesine eklenmesi, Subay Sicil Yönetmeliğinin 9 ncu maddesinde belirtilen ..geçici görevlendirme süresi 3 ay ve daha fazla ise görev yaptıkları yerin kuruluş bağlantısına göre saptanır
ifadesine uygun olması nedeniyle, davacıya 1 nci sicil üstü olarak Grn.K. tarafından sicil düzenlenmesinde yetki yönünden hukuka aykırılıktan söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
2001 yılı sicil dönemi incelendiğinde ise; davacının K.K.K.lığınca 28 nci Mot. P.Tüm. Ds.Kt.K.1 nci 30 Yt.Syy.Crh.Hst.Bstbp.V.ne atandığı, Tümen Komutanlığının 26.09.1998 tarihli emri ile, idari ve eğitim faaliyetlerinde meydana gelebilecek aksaklıkların giderilmesi maksadıyla 1 nci 30 Yt.Syy.Crh.Hst .nin aynı kışlada bulunan Shh.Tb.K.nin emir ve komutasına verildiği görülmekte ise de, söz konusu görevlendirmenin, davacının 1999 yılı sicil döneminde olduğu gibi üç ayı geçen geçici görevlendirme kapsamında değerlendirilemeyeceği, burada personel görevlendirilmesinden ziyade kuruluş bağlantısı değişikliğinin söz konusu olduğu, bu nedenlerle normal kuruluş bağlantısına uygun olarak, Subay Sicil Yönetmeliğinin 6, 7 ve 9 ncu maddelerine göre davacının 1 nci sicil üstünün Ds.Kt.K.ni, 2 nci scil üstünün de Tüm. Komutanı olması gerektiği halde, 1 nci sicil üstünün Shh.Tb.K., 2 nci sicil üstünün de Ds.Kt.K.olması şeklinde tanzim edilen sicil işleminin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Yürürlükten kaldırılan Subay Sicil Yönetmeliğinin 4 ncü maddesinde ve Yürürlükte olan Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5 nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, sicil belgelerindeki nitelikleri tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle değerlendirmekten sorumludurlar. Aksi durum ehliyetli olmayanların, layık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz duruma düşmesi sonucunu doğurur. Hissi ve aşırı merhamet duygusuyla verilecek sicillerin, hak eden bir başka personelin hakkini ihlal edeceği, daima göz önünde bulundurulur... Düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre sicil üstleri hakkında hüküm verilir. denmektedir.
Bilindiği gibi, sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup, bunların denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil üstünün astı hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, tamamen üstün hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira, Anayasanın 125/4 ncü madde ve fıkrasında, takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakki olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri saptanmak suretiyle denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birdenbire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmiş olmasıdır.
Sicillerin değerlendirilmesiyle ilgili yukarıda belirtilen ölçütler ile dava konusu edilen sicil işlemleri değerlendirildiğinde; 1996 ve 1999 yılları 1 ve 2nci sicil üstleri tarafından düzenlenen sicil işlemlerinin yetki yönünden hukuka aykırı olmadığı, davacının sicillerinin kuruluş bağlantısına uygun yetkili sicil üstlerince süresi içinde verildiği, sicil üstlerinin davacı ile en az üç ay birlikte çalışma şartını sağladıkları, anılan yıldaki sicil döneminde sicil üstleri tarafından düzenlenen sicil notlarının davacının yüksek seviyede olan genel sicil eğilimine uygun olduğu, düzenlenen sicil işlemlerinin takdir yetkisi içinde kalınarak düzenlendigi, sicillerin Subay Sicil Yönetmeliği esaslarına göre hukuka uygun ve objektif kriterlere uygun düzenlenmiş olduğu, 2001 yılı 1 ve 2 nci sicil üstleri sicil işlemlerinin ise; yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Yasal dayanaktan yoksun bulunan, 1996 ve 1999 yılları 1 ve 2nci sicil üstleri sicil işlemlerinin iptaline ilişkin istemlerin REDDİNE
2. Yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu anlaşılan 2001 yılı 1 ve 2 nci sicil üstleri sicil işlemlerinin İPTALİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy