(926 S. K. m. 14, 20, 31, 32, 35, 64)
Davacı, 01 Nisan 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesinin Daireler Kurulu kararı ile reddi üzerine 10 Mayıs 2005 tarihinde kayda geçen yenileme dilekçesinde özetle; 14.09.1992 tarihinde 5 yıl öğretim süresi olan Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesinden mezun olduğunu, Ank.Üni.Sağlık Bilimleri Enstitüsü Veteriner Fakültesi Farmakoloji ve Toksikoloji alanında Doktora eğitimini tamamlayarak 26.11.1999 tarihinde Bilim Doktoru unvanı aldığını, askerlik görevini yedek subay olarak yapıp 21.07.2001 tarihinde terhis olduğunu, başvurusu sonucu 04.03.2002 tarihinde 926 sayılı TSK Personel Kanununun 14, 20, 35/e maddeleri gereğince teğmen nasbedildiğini ve halen K.T.B.K. 13 No.lu A Tipi Gıda Kont. Mfz. K.lığına Gıda Kontrol subayı olarak görev yapmakta olduğunu, 30.08.2003 tarihinde üsteğmenliğe nasbedilmesi üzerine kendisine üç yıl kıdem verildiğini öğrendiğini ve 10.02.2004 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurarak nasbının düzeltilmesini istediğini, davalı idarenin talebine olumsuz cevap verdiğini, oysa 926 sayılı TSK Personel Kanununun 31/a maddesi gereğince (Veteriner Fakültesinin öğrenim süresinin 5 yıl olması nedeniyle bir yıl, aynı kanunun 14 ve 20 nci maddeleri gereğince askerlik hizmetinde geçirdiği süre nedeniyle) 1 yıl, aynı kanunun 36/d maddesi gereğince doktora yapmış olmasından dolayı 2 yıl olmak üzere toplam 4 yıl kıdem verilmesi gerekirken 3 yıl kıdem verilmesi işleminin hukuka aykırı olduğunu, fakültede bir yıl fazla öğrenim gördüğü dikkate alındığında 1991 devresi ile emsal olduğunu, doktora öğrenimi nedeniyle verilmesi gereken 2 yıllık kıdem dikkate alındığında nasbının 1989 yılına götürülmesi gerekirken bunun yapılmadığını, TSKde görev yapan bir çok Diş Tabibi ve Veteriner Subaya bu şekilde kıdem verildiğini belirterek nasıp tarihinin emsallerinin nasıp tarihine götürülmemesi işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; beş yıl öğrenim süreli Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesinden 14 Eylül 1992 tarihinde mezun olan davacının, 04 Mart 2002 gün ve 2002-2665 sayılı kararname ile 926 Sayılı TSK Personel Kanununun 14, 20 ve 35 nci madde (e) fıkrası (Askerlik hizmeti esnasında veya terhisini müteakip muvazzaf subaylığa geçirilmesi uygun görülenler) hükmü gereğince onay tarihinden (04 Mart 2002) geçerli olarak muvazzaf veteriner teğmenliğe nasbına ve yedek subay okulu ile yedek subaylık hizmetinde geçen sürelerin nasıp tarihine eklenerek bekleme süresinden sayılmasına karar verildiği, davacının emsalinin 1990 yılı Harp Okulu mezunları olarak kabul edildiği ve 30 Ağustos 2003 tarihinde üsteğmen rütbesine, 30 Ağustos 2005 tarihinde yüzbaşı rütbesine nasbedildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlık, davacının nasbının götürüleceği muvazzaf emsallerinin 1990 yılı Harp Okulu mezunları mı? yoksa 1990 yılı Harp Okulu mezunlarının mı? olduğu noktasında odaklanmaktadır.
926 sayılı Kanunun Subaylığa nasıp başlığı altındaki 35nci maddesinin (e) fıkrası: Harp okullarını veya fakülte ve yüksek okulları bitirenlerin subaylığa nasıpları aşağıdaki esaslara göre yapılır: e) (Değişik: 26/3/1982--2642) Yedek Subaylık hizmeti esnasında veya terhisini müteakip muvazzaf subaylığa geçirilmesi uygun görülenler, subaylığa nasıp kararnamesinin onayı tarihinden geçerli olarak muvazzaf subay nasbedilirler. Yedek subay okulu ile yedek subaylık hizmetinde geçen süreleri nasıp tarihine eklenerek bekleme süresinden sayılır. Bu personelin üst rütbelere terfii bu şekilde bulunan nasıplarına ve yukarıdaki bent ile 31, 32 ve 64 üncü maddeler hükümlerine göre yürütülür. Nasıp düzeltilmesinden dolayı maaş, maaş farkı ödenmez ve diğer özlük hakları verilmez. Bunlardan lisansüstü öğrenimini tıpta uzmanlık, diğer mesleklerde doktora öğrenimi olarak tamamlamış bulunanlar ile doçent unvanını almış olanlar hakkında (d) bendindeki hükümler uygulanır. hükmünü,
2001 yılında yapılan değişiklik sonrasında ise aynı fıkra benzer şekilde: e) (Değişik: 28/6/2001-4699/3 md.) Askerlik hizmeti esnasında veya terhisini müteakip muvazzaf subaylığa geçirilmesi uygun görülenler, subaylığa nasıp kararnamesinin onayı tarihinden geçerli olarak muvazzaf subay nasbedilirler. Bunların askerlik hizmetinde geçen süreleri nasıp tarihine eklenerek bekleme süresinden sayılır ve üst rütbeye terfiileri, bu şekilde bulunan nasıplarına ve (d) bendi ile 31, 32 ve 64 üncü maddelere göre yürütülür. Nasıp düzeltilmesinden dolayı maaş, maaş farkı ödenmez ve diğer özlük hakları verilmez. Bunlardan lisansüstü öğrenimini tıpta uzmanlık, diğer mesleklerde doktora öğrenimi olarak tamamlamış bulunanlar ile doçent unvanını almış olanlar hakkında (d) bendindeki hükümler uygulanır. hükmünü içermektedir.
Belirtilen hükümlerden açıkça anlaşıldığı üzere, subay nasbedilmeden önce doktora eğitimi yapmış olması nedeniyle davacı hakkında, 35nci maddenin (e) fıkrasının son tümcesinin atfı gereği aynı maddenin (d) fıkrası uygulanacaktır.
926 sayılı Kanunun 35nci maddesinin (d) fıkrası ise: d) (Değişik; 26/3/1982-2642) Fakülte veya yüksekokulları kendi hesaplarına bitirenlerden Silahlı Kuvvetlerde branşları ile ilgili muvazzaf subaylığa geçme talebinde bulunanlar, subaylığa nasıp kararnamesinin onayı tarihinden geçerli olarak muvazzaf subay nasbedilirler. Bu personelin subaylık nasıpları hangi tarihte olursa olsun, kademe ilerlemesi veya üst rütbeye yükselmelerine esas olacak nasıpları kararname takvim yılının 30 Ağustos'u itibar olunur ve kademe ilerlemesi veya üst rütbeye yükselmelerinde 31 ve 32nci madde hükümlerine göre işlem yapılır. / Lisansüstü öğrenimini tıpta uzmanlık, diğer mesleklerde doktora öğrenimi olarak tamamlamış bulunanlar ile doçentlik unvanını almış olanlar, muvazzaf subaylığa ilk girişlerinde Silahlı Kuvvetlerdeki emsallerinden ve yüzbaşı rütbesinden büyük rütbe verilmemek şartı ile muvazzaf subaylığa nasbedilirler ve nasıpları muvazzaf emsallerinin nasıp tarihine götürülür. Bu nasıplarına göre bir üst rütbeye yükseltilmelerine veya emsali subayların bulundukları rütbelere intibaklarının yapılmasına ilişkin esas ve şartlar, yönetmelikle gösterilir. / Nasıp düzeltilmesinden ötürü maaş, maaş farkı ödenmez ve diğer özlük hakları verilmez. hükmünü içermektedir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, yasa koyucu lisansüstü öğrenimini tıpta uzmanlık, diğer mesleklerde doktora öğrenimi olarak tamamlamış bulunanlar ile doçentlik ünvanı almış olanları askerlik hizmetini yapmış olsun ya da olmasın birbirleriyle ve fakat lisans eğitimi temel alınarak statüye alınanlardan farklı bir rejime tabi tutmuştur. Bu bağlamda, davacı ve davacının şartlarıyla muvazzaf subaylığa nasbedilenlerin, muvazzaf subaylığa ilk girişlerinde yüzbaşı rütbesinden büyük rütbe verilmemek şartı ile nasıplarının muvazzaf emsallerinin nasıp tarihine götürüleceği açıktır.
Lisans eğitimleri temel alınarak statüye alınanların nasıp tarihleri ise subaylığa nasıp kararnamesinin onaylandığı takvim yılının 30 Ağustos tarihidir. Bunlardan askerlik hizmetini ifa ettikten sonra statüye alınanların askerlik hizmetinde geçen süreleri nasıp tarihine eklenerek bekleme süresinden sayılmaktadır. Lisansüstü eğitimlerini bitirenlerden askerlik hizmetini ifa ettikten sonra statüye alınanların ise askerlik hizmetinde geçen sürelerinin nasıp tarihine eklenmesi söz konusu değildir. Zira bu gibilerin nasbı emsallerinin nasbına götürülmekle askerlik hizmetinde geçirdikleri süre zaten bekleme süresinden düşülmektedir. İkinci kez ve mükerrer nasıp düzeltmesi mümkün olmasa gerektir. Bu bağlamda, davacının lisansüstü öğrenimini (doktora öğrenimini) bitirdikten sonra statüye alınması neticesinde, doktora eğitimi kıdemine bağlı olarak nasbının nasıl tespit edileceği hususunun ayrıca irdelenmesi gerekmektedir.
Davalı idare davacının 926 sayılı Kanunun 35/d maddesi hükmüne göre muvazzaf subaylığa nasbedildiği için 36/d hükmü gereğince Silahlı kuvvetlere katılmadan önce yaptığı doktora öğrenimi nedeniyle iki yıl kıdem verilmesinin mümkün olmadığını belirtmiş ise de;
926 sayılı Kanunun Nasıp düzeltilmesi başlıklı 36/d maddesi: (d) (Değişik: 23.1.1992-3768). Kazai ve idari kararlar neticesi nasıp düzeltilmesi aşağıdaki esaslara göre yapılır./ Tıpta uzmanlık belgesi alanlara, diş tabipliğinde, veterinerlikte, eczacılıkta uzman belgesi alanlara veya doktora yapanlara iki yıl, bunlardan doçent olanlara ayrıca bir yıl olmak üzere toplam üç yıl / Kıdem verilir. / 35 inci madde (d) bendi hükümlerine göre muvazzaf subaylığa nasbedilenler hariç olmak üzere, Silahlı Kuvvetlere muvazzaf subay olarak katılmadan önce branşları ile ilgili yukarıda belirtilen öğrenimlerini kendi nam ve hesaplarına yapmış veya subay nasbedildikten sonra bitirmiş olanlar, lisansüstü öğrenimi tamamladığı için sınıfları değiştirilen subaylar ile lisansüstü öğrenim kaynağına göre subaylığa nasbedilen astsubaylar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır. / Bu şekilde kıdem alanların nasıpları düzeltilir. / Bu madde hükümlerine göre verilen kıdemlerin toplamı hiçbir şekilde 3 yılı aşamaz. hükmünü,
2001 yılında yapılan değişiklik sonrası ise benzer şekilde; (d) (Değişik: 28/6/2001-4699/4 md) / Tıpta uzmanlık belgesi alanlara, diş tabipliğinde, veterinerlikte, eczacılıkta uzman belgesi alanlara veya doktora yapanlara iki yıl, bunlardan doçent olanlara ayrıca bir yıl olmak üzere toplam üç yıl; / Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının insan gücü temin ve yetiştirme planlarında belirtilecek ihtiyaç duyulan dallarda, general ve amiraller hariç olmak üzere, daha önce lisansüstü öğrenim yaptığı daldan farklı bir dalda ilave bir lisanüstü öğrenim yapan subaylara en fazla bir yıl daha / kıdem verilir. / 35nci madde (d) bendi hükümlerine göre muvazzaf subaylığa nasbedilenler hariç olmak üzere, Silahlı Kuvvetlere muvazzaf subay olarak katılmadan önce branşları ile ilgili yukarıda belirtilen öğrenimlerini kendi nam ve hesaplarına yapmış veya subay nasbedildikten sonra bitirmiş olanlar, lisansüstü öğrenimi tamamladığı için sınıfları değiştirilen subaylar ile lisansüstü öğrenim kaynağına göre subaylığa nasbedilen astsubaylar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır. / Bu şekilde kıdem alanların nasıpları düzeltilir. / Bu madde hükümlerine göre verilen kıdemlerin toplamı hiçbir şekilde dört yılı aşamaz. hükmünü içermektedir.
Anılan hükümlerde yer alan 35nci madde (d) bendi hükümlerine göre muvazzaf subaylığa nasbedilenler hariç olmak üzere tümcesi davacıya doktora kıdemi verilmesine engel değildir. Bu tümce bu gibilere mükerrer olarak kıdem verilmesine engel olmak için vazedilmiştir. Zira 35nci madde (d) bendi hükümlerine göre muvazzaf subaylığa nasbedilenlerin doktora eğitimleri statüye ilk girişlerinde emsalleri belirlenirken nazara alınmaktadır. Diğer bir deyişle Silahlı Kuvvetlere muvazzaf subay olarak katılmadan önce doktora yapanlar, subaylığa nasbedilirken 35/d maddesi gereğince doktora öğrenimleri dikkate alınarak emsalleri tespit edildiği için, başka bir ifadeyle kıdemlerini statüye girişte aldıkları için, 36/d maddesi hükmü gereğince artık aynı doktora öğreniminden dolayı ikinci defa kıdem almaları ve nasıplarının düzeltilmesi söz konusu olmayacaktır. 35/d ve 36/d maddeleri hükümleri birlikte ele alındığında, davacının doktora öğreniminden dolayı iki yıl kıdem alacağı hesap edilerek emsallerinin tespitinde iki yıl geriye gidilmesi gerekmektedir. Bu nedenle davalı idarenin davacıya doktora eğitimi kıdemi verilemeyeceğine ilişkin savunmasına itibar edilmemiştir.
926 sayılı TSK Personel Kanunun 35nci maddesi (d) fıkrasında,
..nasıpları muvazzaf emsallerinin nasıp tarihine götürülür düzenlemesi ile yasa koyucu tarafından lisansüstü eğitimleri esas alınarak statüye alınanların Silahlı Kuvvetlerindeki emsallerinden geri kalmalarının önüne geçilmek istenmiştir. Bu bağlamda, doktora eğitimini bitirdikten sonra muvazzaf subay nasbedilenlerin emsali, doktora eğitimi kıdemine göre nasbı düzeltilmiş bir Silahlı Kuvvetler mensubudur. Başka bir anlatımla statüye alınacak kişi, Silahlı Kuvvetlerde görevine devam ederken doktora eğitimini tamamlayan kişinin sahip olacağı rütbeye müstehak olacaktır. Bu çerçevede davacının emsalinin belirlenmesinde doktora eğitiminin esas alınması gerektiğinden kuşku bulunmamaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde davacının öncelikle Harp Okulu mezunu emsallerinin tesbiti gerekmektedir.
926 sayılı Kanunun 31nci maddesi: Subayların en az bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir. / a) (Değişik: 28/6/1978 - 2159/1 md.) Fakülte ve yüksekokulları bitiren subayların Harp Okulu öğrenim süresinden yıl olarak fazla okudukları öğrenim süreleri, rütbe bekleme sürelerinden düşülür./ Bu subayların Harp Okulunu bitirmiş emsaliyle nasıpları birleşinceye kadar hangi rütbelerde ne kadar eksik bekletilecekleri yönetmelikle saptanır
hükmünü amirdir.
926 sayılı kanunun yukarıda belirtilen 31nci maddesi kapsamında beş yıllık öğrenim süreli Ankara Üniversitesi Veteriner fakültesinden 14 Eylül 1992 tarihinde mezun olan davacının Silahlı Kuvvetlerdeki emsalleri 30 Ağustos 1991 nasıplı subaylardır. Harp Okulu öğrenim süresinden bir yıl fazla öğrenim süreli Veteriner Fakültesinden mezun olan davacının fazla olarak okuduğu bir yılın rütbe bekleme süresinden düşülmesi ve nasbının 30 Ağustos 1991 nasıplı subayların nasbına götürülmesi gerektiği tüm tartışmalardan uzaktır.
Davacının, beş yıl öğrenim süreli fakülteden mezun olduktan sonra, doktora eğitimini 26 Kasım 1999 tarihinde tamamladığı ve 04 Mart 2002 tarihinde statüye alındığı anlaşılmakla, davacının doktora eğitimi nedeniyle nasbının 30 Ağustos 1991 nasıplı emsal subaylara göre 2 (iki) yıl daha geri götürülmesi gerektiği, buna göre emsali subayların 30.08.1989 tarihinde teğmen nasbedilen subaylar olacağı açıktır. Bu bağlamda davacının mevcut mevzuat hükümlerine göre emsallerine (30.8.1989 nasıplı Harp Okulu mezunu teğmen) yetişinceye kadar her rütbede bekleme süresinin 1/3ü kadar bekletilerek 30 Ağustos 1989 nasıplı subaylarla bir işleme tabi tutulması gerekmektedir.
Diğer yandan davalı idare tarafından davacının Harp Okulu öğrenim süresinden yıl olarak fazla yaptığı bir yıllık öğrenim süresini ve yedek subay okulu ile yedek subaylık hizmetinde geçen süreleri nasıp tarihine eklenerek bekleme süresinden sayılmış ve bunun sonucunda davacının emsali subay olarak 30 Ağustos 1990 tarihinde Harp Okulu mezunu subayı tespit edilmiş ise de; yukarıdaki açıklamalar ve mevcut mevzuat hükümleri karşısında, davacının yedek subay okulu ile yedek subaylık hizmetinde geçen sürensin esas alınmaması gerektiği, davacının, statüye alınırken Harp Okulu öğrenim süresinden yıl olarak fazla yaptığı bir yıllık öğrenim süresi ile doktora eğitimi sonucunda verilen iki yıllık kıdemin esas alınarak emsali subayın 30 Ağustos 1989 tarihinde teğmen nasbedilen subaylar olması gerektiği tüm tartışmalardan uzaktır.
Açıklanan nedenlerle,
Davacının nasbının, 30 Ağustos 1989 tarihli emsalleri nasbına götürülmemesi işleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy