(Subay Sicil Yönetmeliği m. 5, 95)
Davacı, 13.05.2005 tarihinde AYİMde kayda giren dava dilekçesinde özetle; başarılı bir meslek safahatı olduğunu, başarılı çalışmalarından dolayı şerit rozet, ödül ve takdir belgeleri aldığını, birlikte çalıştığı sicil üstlerinin kendisini birçok kez yazılı ve sözlü olarak takdir ettiklerini ancak 2004 yılı sicil döneminde1 inci sicil üstünün sübjektif değerlendirmelerle kendisine olumsuz tutum takındığını ve buna bağlı olarak da mesleki geçmişiyle bağdaşmayan, hukuka aykırı, sübjektif ve ön yargılı olarak sicil düzenlediğini, 2 nci sicil üstünün de bundan etkilendiğini belirterek 2004 yılına ait 1 inci ve 2 nci sicil üstü sicil işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası, özlük dosyaları ile sicil belge ve defterlerinin incelenmesi neticesinde; 1981 yılından itibaren sicil almaya başlayan davacının, ortalamaları yüksek (çok iyi ve mükemmel) seviyede olan bir sicil safahatı sergilediği, dava konusu 2004 yılı sicil döneminde; 1 ve 2 nci sicil üstlerince, yalnızca nitelik işaretlenmek suretiyle değerlendirme yapıldığı, ilave kanaat belirtilmediği, 3 üncü sicil üstünün ise değerlendirme yapmadığı, 1 ve 2 nci sicil üstlerince yapılan işaretlemelerin nota tahvil edilmesi sonucunda ortaya çıkan sicil notlarının çok iyi seviyede olduğu, 1 inci sicil üstünce niteliklerden 39 uncu maddeye ilişkin alt kıstasa menfi kanaat kabul edilen işaretleme yapıldığı, 2 nci sicil üstünce niteliklere ilişkin alt kıstaslara menfi kanaat kabul edilen bir işaretleme yapılmadığı, anılan sicil döneminde 2 nci sicil üstünce 24.12.2003 ve 21.01.2004 tarihlerinde yazı ile takdir edildiği, KKK. tarafından davacıya 13.10.2003 tarihinde Eğitim Öğretim Şerit Rozeti 19.12.2003 tarihinde de Üstün Birlik Yetiştirme Şerit Rozeti verildiği bu sicil döneminde cezası bulunmayan davacının meslek safahatı boyunca toplam 40 kez takdirname ile taltif edildiği, 04.09.1983 tarihinde 5 gün göz hapsi, 19.04.1985 tarihinde 3 gün göz hapsi, 05.08.1985 tarihinde 14 gün oda hapsi, 20.10.1986 tarihinde şiddetli tevbih cezaları ile cezalandırıldığı, Yurt İçi Doğu Bölge Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 13.05.1986 tarihli kararıyla asta müessir fiil suçunu işlediği sabit görülerek para cezasına mahkum edilip cezasının ertelendiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, özünde değerlendirme unsurunu barındırdığı ve bir değerlendirme sürecinin sonunda ortaya çıktığı için, sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine nazaran takdir yetkisini yoğun olarak kullandığı işlem grubu içerisinde yer alır. Bu bağlamda sicil işlemlerinin denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil üstünün, astı hakkında sicil düzenlemesi işleminin, tamamen üstün hareket alanı içinde kaldığını varsaymak da mümkün değildir. Zira Anayasanın 125 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir yetkisinin denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre; yargı yerince denetlenemeyecek olan, hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir yetkisi olup, bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri ise denetlenebilecektir.
Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5 inci maddesinde; Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri; bu görevin önemini göz önünde tutarak, sicil belgelerindeki nitelikleri tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle değerlendirmekten sorumludurlar. Aksi durum, ehliyetli olmayanların layık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz duruma düşmesi sonucunu doğurur. Hissi ve aşırı merhamet duygusuyla verilecek sicillerin, hak eden başka personelin hakkını ihlal edeceği, daima göz önünde bulundurulur
denilmektedir.
Yine Sb. Sicil Yönetmeliğinin Özlük dosyasının ve ikinci sicil üstünde muhafaza edilen sicil belgeleri dosyasının açılması başlıklı 95 İnci maddesi; Muvazzaf subayların her birine, subaylığa nasıpta ikişer adet özlük dosyası açılır. Birinci sicil üstü, o yıla ait sicil düzenleme zamanında niteliklere ait işaretleri ve kanaatlerini sicil belgesine yazar ve müteakiben sicil belgesini fotokopi veya suret ile çoğaltarak onaylar ve personelin şahsi dosyasına koyar. Belgenin aslını ikinci sicil üstüne gönderir. İkinci sicil üstü, sicil belgesinde değerlendirmesini yaptıktan sonra, sicil belgesinin fotokopisini veya suretini alır, onaylar ve İkinci Sicil Üstünde Muhafaza Edilen Sicil Belgeleri Dosyası adı altında bir dosyaya koyar ve sicil belgesinin aslını üçüncü sicil üstüne gönderir. Üçüncü sicil üstleri, sicil düzenlemek istedikleri takdirde, doğrudan doğruya sicil belgesindeki kendilerine ait haneye yazarlar. Sicil belgeleri ile fotokopileri veya suretlerindeki değerlendirme ve kanaatler birbirinden farklı olamaz. Farklılık var ise, sicil belgelerinin aslı geçerli sayılır. Sicil belgelerinin fotokopi veya suretinde, asıllarında bulunmayan menfi veya müspet işaretlemeler ve değerlendirmeler ile kanaatler, personelin lehine veya aleyhine herhangi bir işleme tabi tutulmaz ve geçerli sayılmaz. hükmünü haizdir.
Davacının 2004 yılı 1 nci sicil üstü sicil belgeleri incelendiğinde, 02.05.2004 tarihli 1nci sicil üstünün 2 nci sicil üstüne gönderdiği belge ile davacının 2 nci sicil üstü sicil defterine konulan sicil belge fotokopisinin aynı olmadığı, aralarında farklılık olduğu, asıl sicil belgesinden farklı kıstasların işaretlenmiş olduğu ve menfi kanaatler bulunduğu görülmüştür..Davacının Kuvvet Komutanlığına gönderilen asıl sicil belgesinde 1 inci ve 2 nci sicil üstleri sicil değerlendirilme kıstaslarında 6 kıstasta farklılık olmasına rağmen (2 nci sicil üstü 1 inci sicil üstünün işaretlediği 6 kıstasa katılmamıştır.) 2 nci sicil üstü sicil defterindeki sicil fotokopisinde 10 kıstasta (2 nci sicil üstü 1 inci sicil üstünün işaretlediği 10 kıstasa katılmamıştır.) farklılık bulunmaktadır. Söz konusu farklılık .Ulaştırma Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığının 12 Ekim 2005 tarihli MRK:Ş.:7310-28-05/İd.İşl.(1071) sayılı yazısı ile K.K.K.lığına da bildirilmiştir. Sicil belgesi ile fotokopisinin (asıl ile fotokopinin) farklı olamayacağı gerçeği karşısında bir sicil döneminde aynı tarihte aynı sicil üstlerince davacı hakkında birbirinden farklı sicil düzenlemesi yapıldığı gerçeğini ortaya çıkarmaktadır. Bu husus sicil düzenleyen üstlerin sübjektif hareket ettiklerini de göstermektedir. Dolayısıyla davacı hakkında 2004 yılı sicil işlemlerinin sübjektif biçimde hukuka aykırı olarak düzenlendiği ve işlemin iptalinin gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Hukuka aykırı bulunan 2004 yılı sicil işleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy