(2709 S. K. m. 125) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 5)
Davacı, 02.07.2004 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle, 2000,2001 ve 2002 yılları sicil dönemlerinde sicil üstlerince subjektif ölçütlerle sicil değerlendirmesi yapıldığını belirterek 2000, 2001 ve 2002 yılları sicil dönemlerinde birinci ve ikinci sicil üstlerince verilen sicil notu ve olumsuz kanaatlerin iptalini talep ve dava etmiştir. Dava dosyası ile özlük ve sicil dosyalarında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 1986 yılından itibaren sicil almaya başlayan davacının başarılı bir sicil safahatının mevcut olduğu, dava konusu 2000 ve 2002 yıllarında mükemmel ve mükemmele yakın çok iyi seviyesinde sicil notları ile takdir edildiği, sicil üstlerince menfi kanaat sonucunu doğuracak şekilde nitelik işaretlemesi yapılmadığı; 2001 yılında ise 1nci sicil üstünce çok iyi seviyesinin alt düzeylerinde sicil notu ile takdir edildiği, 12, 20 ve 22nci maddelere yapılan işaretlemelerin menfi kanaat sonucunu doğurduğu, 2nci sicil üstünün 1nci sicil üstünün değerlendirmesine katıldığı, dava konusu 2000 yılında 1 şerit rozet olmak üzere meslek hayatı boyunca toplam 2 şerit rozet ve 16 takdir ile taltif edildiği, ceza ve ikaza muhatap olmadığı görülmektedir.
Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidirler. Aksi hal ehliyetli olmayanların, layık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz duruma düşmesi sonucunu doğurur... Sicil üstleri düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre kendileri hakkında da hüküm verileceğini gözden uzak tutmamalıdırlar. denilmektedir.
Bilindiği gibi, sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup, bunların denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil üstünün astı hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, tamamen üstün hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira, Anayasanın 125/4ncü madde ve fıkrasında, takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri saptanmak suretiyle denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel safahata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birdenbire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmiş olmasıdır.
Yukarıda getirilen ölçütlerle dava konusu sicil işlemleri değerlendirildiğinde, davacıya 2000, 2001 ve 2002 yıllarında sıralı sicil üstlerince takdir olunan sicil notlarının sicil safahatı ile uyumlu olduğu, ani bir sapma göstermediği, sicil notlarının Subay Sicil Yönetmeliği esaslarına ve nesnel ölçütlere uygun olduğu anlaşılmıştır. Ancak, 2001 yılında her iki sicil üstünce 12, 20 ve 22nci maddelere yapılan işaretlemeleri, açıklayacak, haklı kılacak nitelikte savunma, ikaz veya tutanak gibi bir belge bulunmadığı, bu nedenlerle yapılan olumsuz işaretlemelerin Subay Sicil Yönetmeliği esaslarına ve nesnel ölçütlere uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 2001 yılında 1nci ve 2nci sicil üstlerince düzenlenen sicilde 12, 20 ve 22 nci maddelere yapılan işaretlemelerin İPTALİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Yerleşik AYİM içtihatlarına göre takdir hakkının yoğun olarak kullanıldığı bir işlem türü olan sicildeki hukuka aykırılığın tespiti için kullanılan ölçüt, uzun yıllar boyunca çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, hizmet safahatına ve uygulamaya istisna teşkil edecek şekilde göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü izah eden makul ve kabul edilebilir nedenler öne sürülmeksizin çok düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler kullanılması halidir.
Davacı hakkında, 2001 yılında 1 ve 2nci sicil üstlerince düzenlenen sicilde; safahatına uyumlu, çok iyi seviyede sicil notları takdir edildiği, sicil belgesinin Genel ve Görev İcra Nitelikleri başlıklı 8nci bölümün 12, 20 ve 22nci maddesine sicil üstleri tarafından belge eklenmesini zorunlu kılan şıkkın işaretlenmemiş olduğu, bu nedenle belge eklenmesinin zorunlu olmadığı, 1 ve 2nci sicil üstlerince safahatına uyumlu çok iyi düzeyde sicil notları takdir edildiği dikkate alındığında, sicil üstlerinin tarafsız hareket ettikleri, sübjektif davrandıklarına dair somut bir delil veya emare bulunmadığı, bu nedenlerle davacı hakkında 2001 yılında 1 ve 2nci sicil üstlerince düzenlenen sicilde, belirtilen maddelere yapılan nitelik değerlendirmesinin Subay Sicil Yönetmeliğinde belirtilen esaslara ve nesnel ölçütlere uygun olduğu, bu nedenle istemin bu kısmının da reddine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, aksi yönde tecelli eden çoğunluk görüşüne katılmadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy