(926 S. K. m. 118) (657 S. K. m. 36)
Davacı 02.06.2006 tarihinde Diyarbakır 2 nci İdare Mahkemesinde, 09.06.2006 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 4 ve 5 nci dereceli garnizonlara idare tarafından belirlenen sıra ile atama yapılması gerekirken Silopi/ŞIRNAK'ta yaptığı 2 yıllık görev süresinin hem batı hem doğu Garnizon Hizmet Süresinden sayıldığını ve bununda üçüncü doğu hizmeti görevine gidişini hızlandırdığını, subay ve astsubayların hizmet ihtiyacı esas alınarak, yönergede düzenleme esasları kapsamında sınıf, branş ve rütbesine uygun bir kadronun olması şartıyla meslek hayatları boyunca değişik dereceli garnizonlarda vazife görecek şekilde atama işlemine tabi tutulacağının belirtilmesine rağmen hizmet safahatı boyunca 1-A garnizonunda 2 yıl, 1-B garnizonunda 11 yıl, 1-C garnizonunda 2 yıl, 2-A garnizonunda 2 yıl, 2-E garnizonunda 4 yıl görev yaptığını, görev yaptığı esnada GAZİANTEP garnizonunun 1 nci bölge A garnizonu, daha sonra 1 nci bölge B garnizonu ve yeni sistemde 3 ncü dereceli garnizon olduğunu, en son atamasında safahat puanının göz önüne alınmadığını, belirttiği nedenlerle gördüğü en son atama olan Diyarbakır garnizonundan Adana garnizonu atanma işleminin iptaline, 18.08.2006 tarihinde kayda giren dilekçesi ile de yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
AYİM Nöbetçi Dairesinin 23.08.2006 tarihli ve 2006/229 Esas sayılı kararı ile davacının yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerden; davacının sınıf okulunu müteakip kura ile birinci SHG görevini 1985-1987 yılarında Muş/Malazgirt (2/E) garnizonunda tamamladıktan sonra sırasıyla; 1987-1993 yıllarında Baştabya (1/A-2yıl) ve Hasdal/İstanbul (1/B - 4 yıl), 1993-1997 yıllarında Gaziantep (1/B) (19ay 19 günü OHAL bölgesinde), 1997-1999 yıllarında Kıbrıs, 1999-2004 yıllarında Çorlu/Tekirdağ (1/B) ve 2004-2006 yıllarında Diyarbakır (2/A) garnizonunda görev yaptığı, 2006 genel atamalarında da buradan Adana garnizonuna atandığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 118 nci maddesi, Subayların ve astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak; memleketin ekonomik, sosyal, iklim ve ulaştırma durumları ile kültür ve sağlık durumları ve bunlara benzer yer ve bölge şartları göz önüne alınarak tespit edilecek bölgelere ve garnizonlara aşağıdaki esaslar da dikkate alınarak sıra ile yapılır;
a) Meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı,
b) Sağlık durumu,
c) İdari, asayiş ve zaruri sebepler,
d) İstekli bulunduğu yerler. hükmünü içermekte, aynı kanunun 119 ncu maddesi uyarınca çıkarılan ve 01.01.2006 tarihinde yürürlüğe giren Subay ve Astsubay Atama Yönetmeliğinin (RG. 18.12.2005/26027) 6 ncı maddesi; Subay ve astsubaylar; Türk Silahlı Kuvvetlerinin hizmet ihtiyacı esas alınarak ve bu Yönetmelikte düzenlenmiş esaslar kapsamında, meslek hayatları boyunca değişik garnizonlarda vazife görecek şekilde atama işlemine tabi tutulurlar. hükmüne, 7 nci maddesi; Subayların atanmaları, bu Yönetmelik esaslarını ve meslek programlarının maksadını gerçekleştirecek şekilde hazırlanmış sınıf/branş/ihtisas, mesleki gelişim, plan/paternlerine uygun olarak, atamada planlı değişimi sağlayacak şekilde yapılır. hükmüne, 9 ncu maddesi; Kritik/kilit kadrolar hariç olmak üzere, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından yapılan atamalarda, aynı sınıf ve ihtisasa sahip personelden aynı garnizonu tercih edenlerin atanmasında atama kriterleri içerisinde safahat puanları da göz önünde bulundurulabilir. hükmünü, 14ncü maddesi; Subay ve astsubayların atamaları hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına ve hizmet ihtiyacı prensibine uygun olarak aşağıdaki kriterler dikkate alınarak Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından atama yönergelerinde belirtilen garnizonlar arasında sıra ile yapılır:
a) Meslek programları, meslek içi eğitim esasları,
b) Kadro ihtiyaçları,
c) Kıta hizmeti zorunluluğu,
ç) Terfi durumu,
d) Sınıf, branş ve ihtisasları,
e) Kendisinin, eşinin ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının atamaya esas hayati önemi haiz sağlık durumları,
f) İdari, asayiş ve zaruri sebepler,
g) Personelin atanma isteğinde belirttiği yerler. hükmüne yer vermektedir.
Yukarıda serdedilen mevzuat hükümlerinden açıkça anlaşıldığı üzere, personelin isteği de atamada bir kriterdir, ancak tek kriter değildir. Bu bağlamda idare, atama işlemini tesis ederken hizmetin aksatılmadan yürütülmesi çerçeve normunu gözeterek, sıra esası dahilinde personelin isteğini gerçekleştirmeye çalışacaktır.
Belirtilen düzenlemeler ışığında davacının durumu incelendiğinde;
Atanma istek formunda sırasıyla; İzmir (1), İstanbul (1), Ankara (1), Çorlu (2) ve Kıbrıs (2) garnizonlarını talep eden davacının, daha önce görev yapmış olması nedeniyle 4 ve 5 nci tercihleri olan Çorlu ve Kıbrıs garnizonlarına atanmamasında mevzuata aykırı bir durum olmadığı açıktır.
Davacının 1 nci dereceli garnizonlardan olan ilk üç tercihine atanması gerekip gerekmediği yönünden yapılan incelemede ise; 1 nci dereceli garnizon miktarının az olması ve bu garnizonların Garnizon Hizmet Süresinin 8 yıl olması nedeniyle döngünün fazla olmadığı ve bu nedenle personelin tamamının 1 nci dereceli garnizonda görev yapamadıkları, bu bağlamda 31 yıllık meslek safahatı boyunca 1 nci dereceli garnizonlarda hiç görev yamamış personel bulunduğu gibi, yine 1 nci dereceli garnizonda hiç görev yapmamış, davacı ile emsal neşetli olan Topçu Subaylarının bulunduğu, buna karşın davacının, görev yaptığı sırada yürürlükte olan mevzuata göre 1/A garnizonları olan, Baştabya/İstanbul garnizonunda 2 yıl ve Gaziantep garnizonunda 2 yılı aşkın süre görev yapmakla 1 nci dereceli garnizonlarda hiç görev yapmamış Topçu Subaylarına nazaran avantajlı konumda olduğu, diğer bir anlatımla diğer Topçu Subaylarının davacıya nazaran 1 nci dereceli garnizona atanma önceliklerinin bulunduğu, dolayısıyla davalı idarenin atamaların garnizonlar arasında sıra ile yapılacağına ilişkin prensibe uyduğu değerlendirilmiştir. Bir an için Gaziantep garnizonun bugün için 3 ncü dereceli garnizon olduğu, bu nedenle (1/A) garnizonu olarak değerlendirilmemesi gerektiği düşünülebilirse de, bugünkü mevzuat ile davacının safahatı değerlendirildiğinde de bu kez 1/B garnizonu iken 4 yıl görev yaptığı Hasdal/İstanbul garnizonunun bugün 1 nci dereceli garnizon olması nedeniyle davacının bu yönüyle 1 dereceli garnizonda görev yaptığın kabulü gerekir. Davacı hizmet safahat puanının dikkate alınmadığını öne sürmüş ise de, bu gibi durumda hizmet safahat puanı atamaların garnizonlar arasında sıra ile yapılması prensibini bertaraf edemez.
Sonuç olarak, 4 ve 5 nci tercihlerine daha önce aynı garnizonda görev yaptığı için, 1 nci dereceli garnizonlardan olan 1, 2 ve 3 ncü tercihlerine ise; emsali neşetlilerden 1 dereceli garnizonda hiç çalışmamış Topçu Subayları varken kendisinin Garnizon Hizmet Süresi kadar olmasa da belli bir süre 1 dereceli garnizonda çalışmış olması nedeniyle atanmamış olan davacının gelişmişlik puanı en yüksek 2 dereceli garnizon olan Adana garnizonuna atanmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna gidilmiştir.
Davalı idare, davanın red kararı ile sonuçlanması halinde idare lehine vekalet ücreti talebinde bulunmuş ise de; idari davalarda, davalı idarenin Baş Hukuk Müşavirliği ve Davalar Dairesi Başkanlığı kadrosunda istihdam edilen memurları Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesine göre Avukatlık hizmetleri sınıfından olsalar dahi, idareyi, mahkemelerde Avukat sıfatıyla temsil edemeyecekleri, dolayısıyla davalı idare lehine dava sonuçlansa dahi idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığı, bunun için açık bir yasal düzenleme gerektiği değerlendirilerek, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği sonucuna gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle,
Yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy