(1632 S. K. m. 30, 131) (3466 S. K. m. 16) (657 S. K. m. 36)
Davacı vekili 02.12.2005 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30.08.2001 nasıplı Uzm.J.Çvş. olarak TUNCELİ İl Jandarma K.lığı emrinde görev yapmakta iken Hv.Eğt. K.lığı Askeri Mahkemesince askeri eşyayı çalmak ve tahrip etmek suçlarından As.C.K. nun 131/1 maddesi gereğince verilen ceza nedeniyle TSKden ilişiğinin kesildiğini, ancak 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 16 ncı maddesi (f) bendinde As.C.K.nun 131 nci maddesinde belirtilen suçlardan az vahim hal ile cezalandırılanların ilişik kesme kapsamı dışında tutulacağının ifade edildiğini, bu nedenle tesis edilen ilişik kesme işleminin hukuka aykırı bulunduğunu, ayrıca askeri mahkemece gerek suçun vasfında ve gerekse sübutunda eksik inceleme ve noksan soruşturma ile karar verildiğini, ihdas edilen ilişik kesme işleminin ölçülülük ilkesini ihlal ettiğini tüm bu nedenlerle sebep, konu ve kamu yararları unsurları yönünden hukuka aykırı olduğunu öne sürerek iptaline ve müvekkilinin statü dışında bırakıldığı döneme ilişkin maaş ve diğer özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bu davayı açtığı görülmektedir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinde; üzerine; davacının Uzm.J.Çvş. olarak görevli iken NİSAN 2002de işlemiş olduğu askeri eşyayı çalmak suçundan dolayı hakkında açılan kamu davası nedeniyle yapılan yargılaması sonucunda İZMİR/GÜZELYALI Hv.K.K. Hava Eğitim K.lığı As.Mahkemesinin 13.04.2005 gün ve E.2005/64-K.2005/121 sayılı hükmü ile müsnet suçtan dolayı As.C.K.nun 131/1, TCK. 59/2 maddeleri gereği beş ay yirmi beş gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, verilen cezanın 647 S.K.nun 4/1 nci maddesi gereğince neticeten 1.272.075.000 TL ağır para cezasına çevrildiği ve ayrıca As.C.K.nun 30/B maddesi gereğince TSK.nden çıkartılmasına karar verildiği; bu hükmün de Askeri Yargıtay 1 nci Dairesinin 06.07.2005 gün ve 2005/749-741 E-K sayılı ilamı ile sonuç adli para cezasının tespiti yönünden düzeltilerek onandığı ve bu suretle kesinleştiği, Hv.Eğt.K.lığı Askeri Savcılığının 25.8.2005 tarihli ve 2005/443 sayılı yazı ile Jandarma Genel Komutanlığına yazdığı talimat ile davacı hakkındaki TSK.nden çıkarılma cezasının infazını istediği, kesinleşen bu hüküm ve ilgili Askeri Savcılığın müzekkeresi gereğince de davalı idarece mahkeme kararını uygulamak amacıyla ve 21.10.2005 tarihli işlemle dava konusu TSK.nden çıkarılma işleminin tesis edildiği ve davacının 14.11.2005 tarihinde TSKden ilişiğinin kesildiği, müteakiben davacının vekili aracılığıyle bahsekonu ayırma işleminin iptali istemiyle AYİMde bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 30 ncu maddesi Aşağıda yazılı hallerde subay, astsubay, uzman jandarmalar ve özel kanunlarında bu cezanın uygulanacağı belirtilen asker kişiler hakkında, askerî mahkemeler veya adliye mahkemelerince asıl ceza ile birlikte, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası da verilir. Bu husus mahkeme hükmünde belirtilmemiş olsa dahi, Silahlı Kuvvetlerden çıkarmayı gerektirir.
A) Taksirli suçlardan verilen cezalar hariç olmak üzere ölüm, ağır hapis, bir seneden fazla hapis cezası ile hükümlülük halinde,
B) Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle hükümlülük halinde.
Taksirli suçlardan verilen cezalar hariç olmak üzere, askerî mahkemelerce üç aydan fazla hapis cezası ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası da verilebilir... hükmüne amirdir.
3466 sayılı uzman Jandarma Kanununun 16 ncı maddesinin (f) bendinde ise, ertelenmiş, para cezasına veya tedbire çevrilmiş, affa uğramış olsa bile, Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, Askeri Ceza Kanununun 131 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen az vahim hali hariç, basit veya nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas, iftira gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı nitelikteki suçlardan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma suçlarından hüküm giyenlerin ilişiklerinin Jandarma Genel Komutanının onayı ile kesilecekleri hüküm altına alınmıştır.
Davacı hakkında askeri mahkemece As.C.K. nun 30/B maddesi kapsamında olan askeri eşyayı çalmak suçundan dolayı mahkumiyet kararı ve bu mahkumiyete bağlı olarak da Silahlı Kuvvetlerden çıkarma cezası verilmiş olduğu, verilen bu hükmün de kesinleştiği anlaşılmaktadır. Anayasanın 138/son fıkrasının Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. hükmüne amir bulunması karşısında davalı idarece kesinleşen askeri mahkeme ilamının infazına yönelik olarak mevcut bulunan bağlı yetki uyarınca TSKden ayırma işlemi tesis edilmiş olduğu anlaşılmış olup, yapılan yargısal denetimde dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı kararına varılmıştır.
Davalı idare, davanın red kararı ile sonuçlanması halinde idare lehine vekalet ücreti talebinde bulunmuş ise de; idari davalarda, davalı idarenin Adli Müşavirlik kadrosunda istihdam edilen memurları Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesine göre Avukatlık hizmetleri sınıfından olsalar dahi, idareyi, mahkemelerde Avukat sıfatıyla temsil edemeyecekleri, dolayısıyla davalı idare lehine dava sonuçlansa dahi idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığı, bunun için açık bir yasal düzenleme gerektiği değerlendirilerek, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği kararına varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy