(1086 S. K. m. 237)
Davacı 01.03.2006 tarihinde Edremit Asliye Hukuk Mahkemesine verilip 06.03.2006 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; 1996, 1997 ve 1998 yılları sicil işlemlerinin iptali istemi ile açtığı dava neticesinde AYİM 1. Dairesinin 22.03.2005 gün ve 2004/1070 E., 2005/387 K. sayılı kararıyla belirtilen yıllar 1nci sicil üstü sicil işlemlerinin iptaline, diğer istemlerinin ise reddine karar verildiğini, ancak buna rağmen kıdem sırasında olumlu yönde bir değişiklik olmadığını belirterek 1996, 1997 ve 1998 yılları 2 ve 3 ncü sicil üstleri not ve kanaatlerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde; davacının 15.10.2004 tarihinde AYİM kayıtlarİına geçen dava dilekçesi ile 1996, 1997 ve 1998 yılları sicil işlemlerinin iptalini talep ettiği AYİM 1. Dairesinin 22.03.2005 gün ve 2004/1070 E., 2005/387K. sayılı kararıyla belirtilen yıllar 1 nci sicil üstü sicil işlemlerinin iptaline, 1996 yılı 2 ve 3 ncü ile 1997 ve 1998 yılları 2 nci sicil üstleri sicil işlemlerinin iptali istemlerinin reddine karar verildiği, gerekçe içeriğinde de 1997 ve 1998 yıllarında 3 ncü sicil üstleri tarafından sicil düzenlenmediğinin belirtildiği, davacının işbu davadaki istemlerinin karar verilen davada da talep edildiği ve istem hakkında karar verildiği görülmektedir.
Bilindiği gibi 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 237 nci maddesinin ikinci fıkrası kaziyei muhkeme mevcuttur denilebilmesi için iki tarafın ve müddeabihin ve istinat olunan sebebin müttehit olması lazımdır hükmünü amirdir.
Bu hükme göre kesin hükmün mevcudiyetinin kabulü için; davanın konusunun, sebebinin ve taraflarının aynı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekli bulunmaktadır. Bu şartlardan birisi gerçekleşmemişse, kesin hükmün varlığından söz edilemez.
Bu açıklamalar ışığında dava konusuna dönüldüğünde; her iki davanın konusu, sebepleri ve taraflarının ayniyet arzettiği, dolayısıyla HUMKnun 237 nci maddesinde öngörülen tüm koşulların birlikte gerçekleşmesi nedeniyle, bu davada kesin hükmün varlığının söz konusu olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle;
Davanın kesin hüküm nedeniyle REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy