(3269 S. K. m. 12) (2709 S. K. m. 129) (1602 S. K. m. 21) (1632 S. K. m. 171, 172)
Davacı vekili, 03 Nisan 2007 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Jandarma Lojistik K.lığına bağlı Jandarma Ulaştırma Birlik K.lığı emrinde J.Uzm. erbaş olarak görevliyken bir yıl içerisinde (30) günden fazla hürriyeti bağlayıcı ceza aldığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilerek TSKdan ilişiğinin kesildiğini, müvekkiline verilmesi mümkün olmayan bir görev nedeniyle 30.12.2005 tarihinde 21 gün oda hapsi cezası verildiğini, 02.02.2006 tarihinde mıntıka temizliği yaptırmamak suçundan dolayı Ulş.Brl.Komutanı vekili tarafından verilen 10 gün oda hapsi cezasında da verilebilecek azami ceza miktarı açısından yetki aşımında bulunulduğunu, söz konusu cezanın 3 gününün yok hükmünde olduğunu öne sürerek davalı idarece tesis edilen sözleşme feshi işleminin iptaline ve yoksun kalınan hak ve alacakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava ve özlük dosyası ile ara karar ile getirilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; 14 Kasım 2002 tarihinde sözleşmeli uzman erbaş olarak statüye giren davacı hakkında 30 Aralık 2005 tarihinde J.Loj.K.nı tarafından görevli olarak Hakkariye giderken izinsiz güzergah değiştirmek ve 230 km den fazla yol yapmak, Hareket Merkezine bilgi vermemek nedeniyle 21 gün oda hapsi; 02 Şubat 2006 tarihinde J,Ulş.Brl.K. vekili J.Kd.Yzb.
.. tarafından emir verilmesine rağmen mıntıka temizliği yaptırmaması nedeniyle 10 gün oda hapsi disiplin cezalarının bulunduğu, davacının 3269 sayılı Erbaş Kanununun 12nci maddesi uyarınca en son cezadan geriye doğru bir yıl içinde otuz günden fazla hürriyeti bağlayıcı disiplin cezası almış olması nedeniyle 23 Şubat 2006 tarihli onay ile sözleşmesinin feshedildiği ve 24 Şubat 2005 tarihinde terhis edildiği anlaşılmaktadır.
3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanununun 12nci maddesi (d) bendinde Disiplin mahkemeleri veya en az iki disiplin amirinden disiplin cezası aldığı tarihten geriye doğru son bir yıl içerisinde toplam otuz günden fazla hürriyeti bağlayıcı disiplin cezası alanların sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiklerinin kesileceği hüküm altına alınmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık; davacının 3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanununun 12/d maddesi kapsamında otuz günden fazla disiplin cezası alması noktasında odaklanmaktadır.
Davalı idarenin, 3269 Sayılı Kanunun 12nci maddesinin (d) bendinden kaynaklanan bir bağlı yetki içinde bulunduğu açıktır. Bağlı yetki, kanuni düzenlemelerin belirli sebeplerin ortaya çıkması durumunda, belirli bir karar alınmasını öngördüğü durumları yansıtmaktadır. Bağlı yetkide, Kanun idareye bir işlem yapma yetkisi vermiş ve bu yetkiyi sebep ve konu unsuru açısından sınırlandırmıştır. İdarenin bağlı yetki içinde tesis ettiği işlemlerde sebep ve konu unsuru açısından takdir yetkisi söz konusu değildir. İdare bağlı yetki durumunda Kanunun öngördüğü sebebi tespit ettiğinde yine Kanunun öngördüğü işlemi yapmak zorundadır. Sebep ve konu unsurunun kanunla önceden belirtilmesi durumunu yansıtan bağlı yetkide amaç unsuru açısından kamu yararı amacının korunduğu tartışmasız kabul edilmek gerekir. Bu kabul, sebep ve konu unsurunu kanunla belirleyen kanun koyucunun kamu yararı amacı dışında işlem tesis edilmesine izin vermeyeceği/veremeyeceği karinesinden kaynaklanmaktadır. Nitekim idari işlemin finalist özelliği de tartışmasız olarak bunu zorunlu kılmaktadır.
Anayasanın 129ncu maddesinin üçüncü fıkrasında uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç, disiplin cezaları yargı denetimi dışında bırakılamaz anayasal düzenlemesi belirtildikten sonra dördüncü fıkrasında Silahlı Kuvvetler mensupları ile hakimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır. düzenlemesi getirilmiştir. Belirtilen anayasal düzenlemeler, disiplin kararlarının yargı denetimi dışında bulundurulmayacağı belirlendikten sonra uyarı ve kınama cezaları ile Silahlı Kuvvetler mensupları hakkındaki hükümler saklı tutulmuştur.
Bu anayasal düzenleme ile ayrık tutulan ceza kararları (uyarı, kınama, Silahlı Kuvvetler mensupları hakkındaki disiplin cezaları)nın yargısal denetim kısıtlaması alt norma bırakılmıştır. Nitekim 1602 Sayılı AYİM Kanunun 21/son maddesinde disiplin suç ve tecavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezalar yargı denetimi dışındadır hükmü yer almaktadır.
Davacı hakkında tesisi edilen sözleşme feshi işlemi 3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanunun 12nci maddesi kapsamında davalı idareyi bağlı yetki içine sokmaktadır. Anılan Kanun hükmünde disiplin cezaları aldığı tarihten geriye doğru son bir yıl içerisinde toplam otuz günden fazla hürriyeti bağlayıcı disiplin cezası almak sebebine bağlı olarak sözleşmenin feshedileceği (konu unsuru açısından) belirtilmiştir. Dava konusu işlemin sebebi disiplin cezalarına (sebep işlem) dayanmakta olup, disiplin cezalarının da 1602 Sayılı Kanunun 21/son maddesi kapsamında yargı denetimi dışında kaldığı açıktır.
Diğer yandan, davacı vekili, davacı hakkında J.Ulş.Brl.K.nı vekili J.Ulş.Kd.Yzb.
. tarafından verilen 10 gün oda hapsi disiplin cezasının yetki sınırı aşılarak verildiğini ve yok hükmünde olması gerektiğini ileri sürmüştür. J.Ulş.K.lığının 03 Mayıs 2006 gün ve PER:7200-138-36/İd.Ynt.D.(61837) sayılı yazısı ile J.Ulş.Brl.K.lığının 07 Aralık 2005 tarihinden itibaren alay seviyesinde birlik olduğunun bildirildiği, 23 Haziran 2005 tarihli J.TMK.2-27-C TMKna göre Ulş.Brl.K.nı kadro görevinin albay rütbesinde olduğu anlaşılmaktadır. Askeri Ceza Kanununun 172 nci maddesinde disiplin amirleri vekil dahi olsalar, vekalet ettikleri kadroda gösterilen rütbenin ceza verme yetkisine sahip oldukları, 171 nci maddeye bağlı cetvelde ise, albay rütbesinde bir subayın uzman erbaş statüsündeki bir personele 14 gün oda hapsi disiplin cezası verme yetkisinin bulunduğu belirtilmektedir. Bu bağlamda davacı vekilinin bu konudaki itirazına itibar edilmemiştir.
Davacı hakkında farklı ve yetkili disiplin amirleri tarafından bir yıllık süre içinde otuz günden fazla hürriyeti bağlayıcı disiplin cezası verildiği ve davalı idarenin bağlı yetki içinde sözleşme feshi işlemi tesis ettiği anlaşılmakla anılan işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, hukuki dayanaktan yoksun davanın REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy