(926 S. K. m. 118, 119)
Davacı 16 Mayıs 2006 tarihinde Söğüt Asliye Hukuk Mahkemesinde, 22 Mayıs 2006 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Bilecik-Söğüt J.Ulş.Eğt.Tb.K.lığı emrinde görev yapmakta iken eşinin 657 sayılı Kanunun 4/b maddesine göre sözleşmeli hemşire olarak 06.03.2006 tarihinde Manisa-Akhisar Devlet Hastanesinde göreve başladığını, anılan kanun hükümlerine göre istihdam edilen sözleşmeli personelin herhangi bir nedenle nakil imkanı bulunmadığından atamasının yapılamayacağını, 13.03.2006 tarihinde aile bütünlüğünün bozulmaması için eşinin görev yaptığı Akhisar ilçesine yakın olan Manisa ve İzmir garnizonlarında bulunan Jandarma birliklerine atamasının yapılması konusunda dilekçe ile müracaat ettiğini, komuta katına yazmış olduğu dilekçesine müspet veya menfi cevap verilmediğini, J.Gn.K.lığının 2006 yılı genel atamalarının 16 Mayıs 2006 tarihinde yayınlandığını, kendisinin atama isteğinin gerçekleşmediğini, bunun üzerine J. Gn. K.lığı Tyn. D. Tek. Astsb. Tyn. Ş. ile yaptığı görüşme neticesinde dilekçesinin değerlendirilmeye alındığını ancak bahse konu garnizonlarda kadrosunun bulunmadığı gerekçesiyle atamasının yapılmadığının şifahen bildirildiğini, hali hazırda İzmir J.İkm.Mrk. K.lığı bünyesinde Ulş. Kısım K. kadrosunun bulunduğunu ve bu göreve herhangi bir personel atandırılmadığını belirterek atama isteğinin kabul edilmemesi işleminin iptalini ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması talebi Dairemizin 25.07.2006 gün ve 2006/1808-653 Gensek.-Esas sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; Bilecik-Söğüt J.Ulş.Eğt.Tb.K.lığı emrinde görev yapan davacının eşinin sözleşmeli hemşire olarak Manisa-Akhisar Devlet Hastanesinde göreve başlaması nedeniyle 13.03.2006 tarihli dilekçesi ile aile birliğinin sağlanması için Akhisar ilçesine yakın olan Manisa ve İzmir garnizonlarında bulunan Jandarma birliklerine atamasının yapılması için sınıfına uygun bir kadroya atandırılması isteminde bulunduğu, davacının bu isteminin, 16.05.2006 tarihinde yayınlanan J.Gn.K.lığının 2006 yılı genel atamalarında Akhisar ilçesine yakın olan Manisa ve İzmir garnizonlarında bulunan Jandarma birliklerine atanmamak suretiyle reddedildiği, müteakiben davacının atandırılmama işleminin iptali istemiyle AYİMde bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 118 nci maddesinde; subayların ve astsubayların atanma ve yer değiştirmelerinin, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak; memleketin ekonomik, sosyal, iklim ve ulaştırma durumları ile kültür ve sağlık durumları ve bunlara benzer yer ve bölge şartları göz önüne alınarak tespit edilecek bölge ve garnizonlardan;
a) Meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı,
b) Sağlık durumu,
c) İdari, asayiş ve zaruri sebepler,
d) İstekli bulunduğu yerler nazara alınarak sıra ile yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 119ncu maddesine istinaden hazırlanarak 18.12.2005 tarih ve 26027 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Subay ve Astsubay Atama Yönetmeliğinin 6ncı maddesinde; Subay ve astsubaylar; Türk Silahlı Kuvvetlerinin hizmet ihtiyacı esas alınarak ve bu Yönetmelikte düzenlenmiş esaslar kapsamında, meslek hayatları boyunca değişik garnizonlarda vazife görecek şekilde atama işlemine tabi tutulurlar. hükmü öngörülmüştür.
Yönetmeliğin 14ncü maddesinde; Subay ve astsubayların atamaları, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına ve hizmet ihtiyacı prensibine uygun olarak aşağıdaki kriterler dikkate alınarak Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından atama yönergelerinde belirtilen garnizonlar arasında sıra ile yapılır.
a) Meslek programları ve meslek içi eğitim esasları,
(...)
f) İdari, asayiş ve zaruri sebepler,
g) Personelin atanma isteğinde belirttiği yerler. hükmü yer almaktadır.
Aynı Yönetmeliğin 43ncü maddesinde; Eşleri Devlet kuruluşlarında görevli subay ve astsubayların atanmalarında eşlerinin memuriyet görevi göz önünde tutulur. Talep ettikleri garnizonlara atanmaları muvazene, kadro ve ihtiyaç durumu ile safahatı ve sıralı hizmet garnizonu hizmet sırası dikkate alınarak öncelikle yapılabilir. hükmü öngörülmüştür.
Yukarıda serdedilen mevzuat hükümlerinden açıkça anlaşıldığı üzere; atamalarda planlı değişimin muvazene, kadro ve ihtiyaç durumuna göre hizmetin aksatılmadan yürütülmesi ilkesi ışığında sıra esası na göre yapılacağı ana fikri benimsenmiştir. Bu bağlamda eşleri devlet kuruluşlarında görevli subay ve astsubayların atanmalarında aile bütünlüğünün korunması açısından eşlerinin memuriyet görevinin de göz önünde tutulması gerekmektedir. Ancak bu uygulama yine mevzuat hükümlerine nazaran muvazene, kadro ve ihtiyaç durumu ile bölge hizmet sırası dikkate alınarak gerçekleştirilebilecektir.
Eşi Manisa-Akhisar Devlet Hastanesinde sözleşmeli hemşire olarak görev yapan davacının durumu belirtilen düzenlemeler ışığında incelendiğinde; Manisa ilinde davacının atanmasına uygun kadronun mevcut olmadığı, dolayısıyla bu ile atanamayacağı, İzmir ilinde davacının dilekçesinde belirttiği J.İkm.Mrk.K.lığı bünyesinde Ulş.Kısım K. kadrosunun boş bulunduğu, buraya atanmasının mümkün olduğu ancak J.Gn.K.lığının toplam ulaştırma astsubay mevcudunun kadro mevcudunu karşılamadığı 1, 2, 3ncü derece garnizonlarda da durumun aynı biçimde olduğu, bu durumda bazı kadroların boş kalmasının zorunluluktan kaynaklandığı, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi çerçeve normu kapsamında kişi yararı ve kamu yararı dengesi de gözetilerek muvazene, kadro ve ihtiyaç durumu elverdiği ölçüde atamanın yerine getirilebileceği, J.İkm.Mrk.K.lığı bünyesinde araç azlığından dolayı destekleme oranları çerçevesinde burada öncelikli görev ihtiyacının bulunmaması nedeniyle atanma isteğinin reddedildiği gözönüne alındığında, davalı idarenin davacı hakkında tesis ettiği menfi işlemin hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davalı idare, davanın red kararı ile sonuçlanması halinde vekalet ücreti talebinde bulunmuş ise de; idari davalarda, davalı idarenin Adli Müşavirlik kadrosunda istihdam edilen memurları Devlet Memurları Kanununun 36ncı maddesine göre Avukatlık hizmetleri sınıfından olsalar dahi, idareyi, mahkemelerde Avukat sıfatıyla temsil edemeyecekleri, dolayısıyla davalı idare lehine dava sonuçlansa dahi idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığı, bunun için açık bir yasal düzenleme gerektiği değerlendirilerek, davanın redle sonuçlanan kısmı için davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği kararına varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle,
Hukuki dayanaktan yoksun bulunan davanın REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy