(3466 S. K. m. 15)
Davacı vekili, 08.06.2006 tarihinde İzmir Nöbetçi İdare Mahkemesinde, 15.06.2006 tarihinde de Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesi ile 09.11.2006 ve 19.02.2007 tarihlerinde kayda geçen cevaba cevap dilekçesi ile ek dilekçelerinde özetle; müvekkilinin 1989 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerinde Jandarma Uzm. Çvş. rütbesi ile göreve başladığını ve sözleşme süresince başarılı bir şekilde görevini sürdürdüğünü, görevi esnasında başarılı hizmetlerinden dolayı amirlerince yazılı olarak takdir edildiğini, müvekkili hakkında yasal hiçbir gerekçe olmaksızın ayırma işlemi tesis edildiğini, bu işlemin gerekçesinin de müvekkiline tebliğ edilmediğini, sadece Bursa İl Jandarma Komutanlığının 12.05.2006 tarihli yazısının gerekçe olarak müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkilinin Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi için hiçbir neden bulunmadığını belirterek müvekkilinin Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile davacının özlük ve sicil dosyalarında yer alan bilgi ve belgelere göre; 30.08.1989 tarihinde 3466 sayılı kanuna tabi olarak Uzm. J. Çvş. rütbesi ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başlayan davacının, Bursa İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli iken sıralı sicil üstlerince 27.03.2006 tarihinde tanzim edilen Türk Silahlı Kuvvetlerinde Kalması Uygun Değildir sicilinin tanzimi ile ayırma işlemine tabi tutulduğu ve Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin 71nci maddesine göre başlatılan ve yürütülen işlemin J.Gn.K.lığınca oluşturulan komisyonca 03.05.2006 tarih ve 10 sayılı karar ile uygun görüldüğü, J.Gn.Knın 08.05. 2006 tarihli onayı ile 3466 Sayılı Kanunun 15 ve Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin 70nci madde (c) ve (e) fıkralarına istinaden ayırma işlemine tabi tutulduğu anlaşılmaktadır.
Öncelikle dava konusu olay ile ilgili mevzuat incelendiğinde,3466 Sayılı Uzman Jandarma Kanununun 15nci maddesinde Disiplinsizlik ve ahlâki durumları nedeniyle Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun değildir şeklinde sicil düzenlenen Uzman Jandarmalar meslekten hemen çıkarılırlar ve haklarında T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır. hükmü yer almaktadır.
Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin Disiplinsizlik ve Ahlaki Durum Nedeniyle Ayırma Usulleri başlıklı 70nci maddesi de Aşağıdaki sebeplerden biri ile disiplinsizlik veya ahlaki durumları gereği Silahlı Kuvvetlerde kalmaları, bulunduğu rütbeye veya bir önceki rütbesine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılıp uygun görülmeyen uzman jandarmalar hakkında, hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik işlemi yapılır:
a. Disiplin bozucu hareketlerde bulunması, ikaz ve cezalara rağmen ıslah olmaması,
b. Hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyememesi,
c. Aşırı derecede menfaatine, içkiye, kumara düşkün olması,
d. Nafaka, trafik kazası, doğal afet, personelin öngöremeyeceği şekilde ülke genelinde yaşanan olağanüstü dalgalanmalar, ani devalüasyonlar, sağlık ve tedavi giderleri ile kefillik ve benzeri zorunluluk halleri hariç olmak üzere, Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını zedeleyecek şekilde aşırı derecede borçlanmaya düşkün olması ve bu borçlarını ödememeyi alışkanlık haline getirmesi,
e. Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunması,
f. Tutum ve davranışları ile yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü, irticai ve ideolojik görüşleri benimsediği, bu gibi faaliyetlerde bulunduğu veya karıştığı anlaşılanlar.hükmüne amir bulunmaktadır.
Aynı Yönetmeliğin 71nci maddesinde disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma sicil belgesi düzenlenmesi ve uygulanacak usuller anlatılmış, ayırma sicilinin düzenlenmesinde sürenin söz konusu olmadığı, her zaman düzenlenebileceği, bu gibi hallerde sicil üstlerinin not vermeyip, disiplinsizlik ve ahlaki durumlardan hangisine göre kesin kanaat vardıklarını belirttikten sonra Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir kanaatini yazarak Jandarma Genel K.lığı Personel Başkanlığına gönderilecekleri, burada kurulmuş olan komisyon tarafından sicil belgeleri ile dosya ve diğer belgelerin değerlendirilerek alınacak kararın J.Gn.K.nın onayına sunulacağı ve buna göre işlem yapılacağı açıklanmıştır.
Bu gibi işlemlerde işlemin konu, sebep ve maksat unsuru bakımından hukuka uyarlı olup olmadığı özellikle önem arzetmektedir. Zira zikredilen TSK.den ayırma sebepleri birtakım soyut kurallar şeklindedir. Bunların ne şekilde uygulandığı, idarenin bu konudaki hareket tarzının kamu yararının öncelikli düşünülerek dikkate alınıp alınmadığı, kamu yararı ile kişilerin yararının dengelenip dengelenmediği önem arzetmektedir. İdareye bu şekil bir yetki kendi kuralları ile bağdaşmayan, menfi bir takım düşünce ve hareketleri ile kamu gücünü kullanması sakıncalı sayılan kişilerin kurum içinde bırakılmaması ve bu tür kişilerin hizmet içinde yer almasının önlenmesi maksadı ile tanınmıştır. Hal böyle olunca davacının yaptıkları ile, hakkında bu tür kanaati uyandırıp kamu hizmetinde ve kamu gücünü kullanmasında sakıncalı bir durum olup olmadığının saptanmasının gerekeceği anlaşılmaktadır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin konu ile ilgili çeşitli, müstekar ilamlarında da belirtildiği gibi disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma işleminin uygulanabilmesi için ilgilinin disiplin durumunun vehamet derecesi itibarıyla artık TSK.de görev yapmayı engelleyici nicelik ve nitelikte bulunması, personelin bu disiplin durumuyla bu kamu hizmetini devam ettiremeyecek hale gelmiş olması gerekmektedir.
Dava dosyası ve davacının getirtilen özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde 30.08.1989 tarihinde 3466 sayılı yasaya tabi olarak Uzm.J.Çvş. rütbe ve statüsünde göreve başlayan davacının 30.8.2001 tarihinde bir önceki rütbesi olan Uzm.J.IV.Kad.Çvş.luğa, 30.08.2004 tarihinde de son rütbesi olan Uzm.J.V.Kad.Çvş.luğa terfi ettiği, sicil safahatının çoğunlukla iyi düzeyde gerçekleştiği, olumlu ve olumsuz kanaatler belirtildiği, meslek hayatı boyunca 9 adet takdirle taltif edildiği anlaşılmaktadır.
Belirtilen mevzuat ve açıklamalar ışığında davacının disiplin safahatı incelendiğinde ise;
-Davacının önceki rütbelerinde,
05.02.1993 tarihinde Tim.K.lığınca sivil şahıslarla münakaşa suçundan dolayı 7 gün oda hapsi,
24.02.1998 tarihinde İl J.K.lığınca denetlemede sorulan sorulara cevap verememek suçundan dolayı 5 gün oda hapsi,
-Bulunduğu rütbede de;
22.04.2005 tarihinde mesleki açıdan kendisini geliştirmemek suçundan dolayı Asy.Şb.Md.nce uyarı,
03.03.2006 tarihinde kamuoyu tarafından iyi bilinmeyen şahıslarla görüşmesi ve irtibatını devam ettirmesi suçundan İl J.K.lığınca 7 gün oda hapsi cezası ile cezalandırıldığı
-Mahkeme safahatı olarak bulunduğu rütbesinde;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2006 gün ve 2006/230 Esas, 2006/182 İdd. nolu iddianamesi ile suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu işlediğinden bahisle TCK. nun 220/7 delaletiyle 220/2-3 maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle hakkında kamu davası açıldığı ve yargılamasının İstanbul 10ncu Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/114 E. Sayılı dosyasında devam ettiği görülmektedir.
Davacının, bulunduğu rütbesinde yukarıda belirtilen disiplin ve mahkeme safahatına göre sicil üstlerince cezalandırıldığı, hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2006 gün ve 2006/230 Esas, 2006/182 İdd. nolu iddianamesi ile suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu işlediğinden bahisle dava açıldığı, Dairemizin ara kararı ile getirtilen ve iddianameye esas olan telefon dinleme tutanaklarından davacının suç örgütü elemanları ile içerisinde bulunduğu ilişkilerin mahiyeti ve şeklinin artık TSK.nde görev yapmasını engelleyici vehamet derecesine ulaştığı, bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının disiplin bozucu hareketlerde bulunduğu, ikaz ve cezalara rağmen ıslah olmadığı, tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyemediği, görülmekle 3466 Sayılı Uzman Jandarma Kanununun 15nci maddesi ve Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin 70nci maddesinin c ve e fıkraları uyarınca tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy