(926 S. K. m. 4, 117, 118) (211 S. K. m. 74) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği m. 359)
Davacı vekili 31.07.2006 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2003 yılı genel atamalarında Erzurum İl J.K.lığı emrinden Mersin İl J.K.lığı emrine atandığını, 2004 yılı il içi atamalarında ise Mersin İl J.K.lığı Asayiş Şb.Md.lüğüne bağlı Cezaevi, Yol Tesis ve Personel Koruma Kısım Amirliğine atandığını, 22.06.2006 tarihinde de il içi atamasına tabi tutularak Tarsus İlçe J.K.lığına bağlı Hiz. Mhfz. Tk. K.lığına atandığını, ancak bu atamanın ceza mahiyetinde olduğunu, zira müvekkilinin Mersin İl J.K.lığına 2005 yılı genel atamalarında atanan J. Alb
. tarafından sürekli aşağılandığını, zımni olarak tehdit edilip psikolojik baskılara maruz bırakıldığını, polisten devir alınacak özel güvenlik hizmetlerindeki bilgilerin çokluğu sebebi ile 1 adet taşınabilir bellek ve klavye ihtiyacı ortaya çıktığından müvekkilinin Anamur İlçe J.K.lığı emrinde görevli arkadaşı J.Bçvş
..den bir adet taşınabilir bellek ve klavye almasını rica ettiğini, bu durumun İl J. Komutanı tarafından disiplinsizlik olarak değerlendirilerek müvekkiline 7 gün oda hapsi cezası verildiğini, cezanın infazı için sevk edildiği sağlık kurumunca Oda hapsi yatması uygun değildir kararı verildiğini, bunun üzerine cezanın 7 gün göz hapsine çevrildiğini, müvekkilinin 4 yıldır diyabet ve hipertansiyon hastası olduğunu ve düzenli olarak her ay kontrole gittiğini, ayrıca müvekkilinin depresyon tedavisi de görmekte olduğunu, müvekkiline Adana Ask.Hst.nin 13.09.2005 gün ve 617 sayılı sağlık kurulu raporu ile diyabet ve hipertansiyon hastalığı sebebi ile Jandarma Genel Komutanlığınca belirlenecek Kıta Komutanlığı Olmayan Uygun Kadro ve Görev Yerlerinde Görev Yapması Uygundur, Hastalığı Hayati Öneme Haizdir şeklinde karar verildiğini, Kd.Bşçvş. olan müvekkilinin atandığı kadronun rütbe karşılığının Bşçvş. olduğunu, dava konusu atamanın bu nedenlerle hukuka aykırı olduğunu belirterek atama işleminin iptaline ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve etmiştir.
AYİM 1.D.nin 19.09.2006 gün ve 2006/2690 Gensek, 2006/949 Esas sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasına ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 2003 yılı genel atamaları ile Mersin İl Jandarma Komutanlığı emrine atanıp, 2004 yılında il içi ataması ile de İl Jandarma K.lığı Asyş.Şb.Md.lüğüne bağlı Cezaevi, Yol, Tesis ve Personel Koruma Kısım Amirliğine atanan davacı hakkında Adana Ask.Hst.nin 13.09.2005 gün ve 617 sayılı sağlık kurulu raporuyla Primer Hipertansiyon+Diabetes Mellitus (Komplikasyonsuz) teşhis ve B/40 F2 Jandarma Genel Komutanlığınca Yönergelerde Belirlenecek Kıta Komutanlığı Olmayan Uygun Kadro ve Görev Yerlerinde Görev Yapması Uygundur, Hastalığı Hayati Öneme Haizdir kararı verildiği, davacının, 22.06.2006 tarihli il içi atama emri ile Tarsus İlçe J.K.lığına bağlı Hiz.Mhfz.Tk.K.lığına atandığı, davacının bu yeni görevine başlamadan 14.08.2006 tarihli il içi atama emri ile de İl J. K.lığı Asyş.Şb.Md.lüğü Terör Suçları Kısım Amirliği görevine atamasının yapıldığı görülmektedir.
Yapılan bu son atama işlemi nedeniyle davalı idare tarafından davanın konusunun kalmadığı belirtilmektedir. Öncelikli olarak iptal davasının kabulü ve görümü için aranılan bir usul ve şekil şartını oluşturan menfaat ihlali koşulunun davanın açıldığı anda bulunmasının gerektiği tüm tartışmalardan uzaktır. Ancak bu koşulun idari yargılama süresince ve/veya karar aşamasına kadar korunması ise iptal davasının sonuçları çerçevesinde ayrıca incelenmesi gereken bir konudur.
İkinci atama işlemi sonrası ile dava sürecinde statü içinde olan ve de davasından feragat etmeyen davacıya ait iptal davasına konu olan bir idari işlemin idari yargı yeri tarafından iptal edilmesi, iptal edilen işlemin hiç yapılmamış sayılacağı ve iptal kararı ile işlemden önceki durumun geri geleceği sonuçlarını da beraberinde getirmektedir. İdari yargı yeri tarafından işlemin tesis edildiği andaki hukuki durum göz önüne alınarak sonuçlandırılan iptal davasının görümü esnasında menfaat ihlali koşulunun ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın konusuz kaldığının kabulü, her türlü eylem ve işlemi ile idari yargı denetimine tabi olması gereken idarenin kendi eylem ve işlemlerini daima yargı denetiminden ve onun sonuçlarından kurtulma imkanına sahip olma sonucunu doğuracaktır. Tüm eylem ve işlemleri ile yargı denetimine tabi olması gereken idareye böyle imkan tanımanın, hukuk devleti ilkesi ve iptal davasının kamu yararı sağlamaya yönelik özelliği ile bağdaşmadığı açıktır. (AYİM 1.D. E.2004/929; K.2005/1082 sayılı kararı da bu yöndedir.) Bu nedenlerle davalı idarenin davanın konusunun kalmadığı yönündeki iddiasına itibar edilmemiş ve davanın esasına geçilmiştir.
Davacı vekili, dava konusu işlem ile davacının sağlık durumu ile rütbesine uygun olmayan bir kadroya atamasının yapıldığını ileri sürmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinde Adana Ask.Hst.nin 13.09.2005 gün ve 617 sayılı sağlık kurulu raporu ile davacı hakkında Primer Hipertansiyon + Diabetes Mellitus (Komplikasyonsuz) Teşhis ve B/40 F2 İle Jandarma Genel Komutanlığınca Yönergelerde Belirlenecek Kita Komutanlığı Olmayan Uygun Kadro ve Görev Yerlerinde Görev Yapması Uygundur, Hastalığı Hayati Öneme Haizdir kararı verildiği görülmekte ve bu hususta bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
J.Gn.K.lığının Hastalık, Arızalar ve Organ Kaybı Sebebiyle Kıta Komutanlığı Olmayan Kadro Görev Yerlerinde İstihdam Edilecek Subay, Astsubay ve Uzman Jandarmalara Ait Yönergenin(JGY:52-5) EK-Bsinin 2 nci maddesinde Jandarma, İstihkam ve Muhabere sınıfı astsubaylar için kıta komutanlığı olmayan kadro görev yerlerinin Başçavuş ve daha üst rütbedeki astsubaylar için Tabur, Alay, Tugay/Bölge ve eşidi birlikler ile daha üst seviyedeki birliklerin kıta karargahı görevleri (Bl.İd.İşl.Astsb.lığı dahil) ile karargah ve kurumlardaki görevleri olarak belirtildiği, J.Gn.K.lığının 04.01.2006 gün ve HRK:7100-2-06/Pl. Hrk. ve Tşk.D.Tşk.ve Kdr.Ş.(3593) sayılı emri ekindeki J.Gn.K.lığının tabur seviyesinde olan ilçe jandarma komutanlıklarına ait listede Tarsus İlçe J.K.lığının bulunmadığı görülmektedir.
Buna göre davacının bir kıta komutanlığı olduğunda tereddüt bulunmayan Tk.K.lığına atandığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki yukarıda belirtilen yönerge hükümlerine göre Başçavuş ve daha üst rütbedeki astsubayların, Tabur ve daha üst birlik bünyesindeki karargah ve kurumlara atanmasında zorunluluk bulunmaktadır. Bölük seviyesindeki Tarsus İlçe J.K.lığı Hiz.Mhfz.Tk.K.lığına yapılan atama işlemi bu açıdan da hukuka aykırılıkla sakatlanmış bulunmaktadır.
Davacının atandığı kadronun rütbesi nedeniyle hukuka aykırılık iddiasına gelince davacı vekilince dava dilekçesine ek olarak sunulan ve davalı idare tarafından aksi ileri sürülmeyen TMKya göre Astsb. Kd. Bşçvş. rütbesindeki davacının atandığı Tarsus İlçe J.K.lığı Hiz. Mhfz. Tk. K.lığının rütbe karşılığının Astsb. Bşçvş. olduğu görülmektedir.
Bilindiği üzere, 926 sayılı Kanunun 117 nci maddesinde, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının atanmalarında kadro ve rütbe uyumu esasının gözetileceği kuralı getirilmiştir. Aynı Kanunun 118 nci maddesinde ise, atanmalarda hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasının birinci derecede gözetilecek husus olduğu kuralı belirtilmektedir. Keza 926 sayılı Kanunun 4 ncü maddesinde, TSK. ne Mensup Subay Ve Astsubayların görev ve sorumluluklarının TSK. Iç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliği ile diğer kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge, talimname ve hizmet kadrolarının açıklamalarında gösterileceği hüküm altına alınmıştır. Bu doğrultuda İç Hizmet Kanununun 74 ncü maddesinde aynen Hangi rütbe sahibinin hangi birlik ve askeri kurumda ne gibi vazife alacağı kadrolarda tespit edilir. denilmektedir.
Keza, İç Hizmet Yönetmeliğinin 359 ncu maddesinde ... kıtaların kuruluşları ve hangi rütbe sahibinin hangi kıtaya komuta edeceği de standart kadrolarında tespit edilmiştir. hükmü yer almaktadır.
Bu hukuki düzenlemeler karşısında, Kıdemli Başçavuş rütbesini haiz davacının, kadrosu Başçavuş olan bir görev yerine atanmasında bu yönden de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Esasen, Dairemizin konuya emsal kararları da aynı doğrultudadır. (AYIM.1.D. nin 5.12.1995 tarih ve E.1995 / 610, K.1995 / 1122 sayılı kararı)
Açıklanan nedenlerle Mersin İl J.K.lığı Asayiş Şb.Md.lüğü Cezaevi, Yol Tesis ve Personel Koruma Kısım Amirliğinden, Tarsus İlçe J.K.lığı Hiz.Mhfz.Tk.K.lığına Yapılan Atama İşleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy