(3466 S. K. m. 12, 15, 18) (2709 S. K. m. 10) (926 S. K. m. 109)
Davacı, 18.10.2007 tarihinde Elbistan Asliye Hukuk Mahkemesi ve 23.10.2007 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; 30.08.2002 tarihinde Uzman Jandarma Okulundan mezun olduğunu, uzman jandarma nasbedildiği tarihte astsubaylığa geçen uzman jandarmaların, uzman jandarmalıkta geçen hizmet sürelerinin astsubay rütbe bekleme sürelerinden sayıldığını, ancak 28.05.2003 gün ve 4861 sayılı Kanunun 15nci maddesiyle getirilen değişiklikle, uzman jandarmalıkta geçen hizmet sürelerinin astsubay rütbe bekleme süresinden sayılmaz hükmünün getirildiğini, kendisinin 30.08.2007 tarihinde astsubay nasbedildiğini, uzman erbaş kaynaklı astsubayların er veya erbaşlıkta geçen hizmet sürelerinin astsubay rütbe bekleme süresinden sayılması nedeniyle, aynı anda mezun olduğu uzman erbaş kaynaklı astsubayların 1 yıl kıdem alarak öne geçtiklerini, bu durumun Anayasanın eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu, uzman jandarma iken astı durumundaki uzman erbaşların astsubay olmalarıyla birlikte üst durumuna geçtikleri, bu durumun askeri hiyerarşi ile de uyuşmadığını belirterek uzman jandarmalıkta geçen hizmet süresinin astsubay rütbe bekleme süresinden sayılmaması yönündeki işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde; 30.08.2002 tarihinde uzman jandarma olarak TSKya katılan davacının, 2006 yılında başladığı Jandarma Astsubay Temel Kursu (JATEK) öğrenimini müteakip 30.08.2007 tarihinde astsubay çavuş nasbedildiği, dava konusu işlemin iptali istemiyle süresinde işbu davayı açtığı görülmektedir.
Öncelikle konu ile ilgili mevzuat incelendiğinde; 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun Astsubaylığa Geçirilme başlıklı 18nci maddesinin 3ncü fıkrası Bunlardan astsubay nasbedilenlerin, askerlik hizmetinde ve uzman jandarma çavuşlukta geçen süreleri kıdemlerinden sayılır ve nasıpları buna göre düzeltilir. Nasıp düzeltilmesinden dolayı maaş ve maaş farkları ödenmez ve diğer özlük hakları verilmez. hükmünü içermekte iken; 06.06.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak bu tarihten itibaren yürürlüğe giren 4861 sayılı Kanununun 15nci maddesiyle Bu madde hükümlerine göre uzman jandarmalardan astsubaylığa geçirilenler 926 sayılı TSK Personel Kanunu hükümlerine tabi olurlar. Bunların uzman jandarmalıkta geçen hizmet süreleri, astsubay bekleme süresinden sayılmaz şeklinde değiştirilmiştir.
Davacının talebinin özünü, yukarıda belirtilen 4861 sayılı Kanunla getirilen ve uzman jandarma statüsünden astsubaylık statüsüne geçirilenlerin uzman jandarma statüsünde geçirdikleri hizmet sürelerinin astsubaylık statüsünde geçirilmiş sayılmaması işleminin iptali istemi oluşturmaktadır.
Öncelikle; 4861 Sayılı Kanunda, 3466 Sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılan 18nci maddesinin 3ncü fıkrasının, davacı ve benzeri durumda olan personele uygulanmasına imkan veren geçici bir madde bulunmamaktadır. 4861 Sayılı Kanunun 25nci maddesinin Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer hükmü nedeni ile, değişiklik yapan yasa hükümlerinin Resmi Gazetede yayım tarihi olan 06.06.2003 tarihinden itibaren uygulanacağı konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
Diğer yandan, 4861 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 06.06.2003 tarihinde Astsubay nasbedilmemiş olması bir yana henüz JATEK eğitimine bile başlamamış ve halen uzman jandarma statüsü devam eden davacı yönünden, Uzman Jandarma statüsünde geçen sürelerinin, Astsubaylık statüsünden sayılmasına imkan sağlayacak birel hale dönüştürülmüş bir işlemin bulunmaması nedeniyle kazanılmış bir haktan bahsedilemez. Bu nedenle uzman jandarma statüsünde geçen sürelerin, astsubaylık statüsünden sayılmasına engel teşkil eden yasa hükmünün, davacının astsubay statüsüne henüz geçmediği 06.06.2003 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmesi ve davacı açısından da kazanılmış bir hak bulunmaması nedenlerinden dolayı davalı idare tarafından tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacı, aynı anda JATEK öğrenimini tamamlayanlardan, uzman erbaş kaynaklı astsubayların 1 yıl kıdem alarak öne geçtiklerini, bu durumun Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de; Anayasa Mahkemesinin istikrar kazanmış kararlarında işaret edildiği üzere, Anayasanın 10ncu maddesinde yer alan; herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetmeksizin kanun önünde eşittir. hükmünden amaç; her Türk vatandaşının yasalar önündeki hukuki yönden eşit sayılmalarını sağlamaktır. Anayasanın 10ncu maddesinde ifadesini bulan bu eşitlik, mutlak anlamda bir eşitli olmayıp; haklı nedenlerin bulunması durumunda farklı uygulamalara olanak veren bir ilkedir. Gerçekten de, durum ve konumlarındaki farklılık, hukuki statülerdeki özellikler, birinci kişiler ya da topluluklar için değişik kurallar ve değişik uygulamaları haklı kılar. Ancak aynı durumda olanlar için ayrı düzenleme Anayasaya aykırılık oluşturur. (Anayasa Mahkemesinin 19.07.1990 tarih ve E.1990/35, K.1990/22 sayılı kararı)
Bu açıklamaların ışığında davacının iddiası incelendiğinde, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 12nci maddesinin 3ncü bendiyle uzman jandarmalar için de Uzman Jandarma Çavuşları ile emeklilerin askerlik hizmetinde geçen süreleri kıdemlerinden sayılır ve nasıpları buna göre düzeltilir şeklinde düzenleme bulunduğu dikkate alındığında ortada bir eşitsizlik bulunmadığı görülecektir. Ayrıca sözleşmeli uzman erbaşlardan astsubay olanlar ile astsubaylıktan subaylığa geçenlerin, 3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanununun 15nci ve 926 sayılı TSK Personel Kanununun 109ncu maddeleri uyarınca, uzman erbaş ve astsubay statüsünde geçen hizmet sürelerinin yeni statülerindeki hizmet sürelerinden sayılmaması nedeniyle bu yönden de bir eşitsizlik bulunmamaktadır.
Uzman jandarma statüsünde geçen hizmet sürelerinin astsubay statüsünde geçirilmiş sayılmamasının, uzman erbaşların daha önce astı oldukları uzman jandarmaların üstü olması gibi askeri hiyerarşiyi bozan bir sonuç doğurduğu ileri sürülüyor ise de yukarıda izah edildiği üzere tüm statü değişimlerinde eski statüdeki hizmet sürelerinin dikkate alınmaması nedeniyle bu açıdan eşitsizlik yaratan bir durum olmadığı görülmektedir. Kaldı ki istemin davacı yönünden kabulü halinde bu kez bu personelin daha önce astı olduğu astsubayların üstü olması sonucu doğacaktır ki bu durum da askeri hiyerarşi ile uyumlu olmayacaktır.
Sonuç olarak sözleşmeli uzman erbaşlardan astsubay olanlar ile astsubaylıktan subaylığa geçenler hakkındaki yasal düzenlemelere paralel olarak, uzman jandarma statüsünde geçen hizmet sürelerinin astsubaylık statüsünde geçirilmiş olarak sayılmaması yönünde tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy