(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21) (926 S. K. m. 93) (Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 5, 49)
Davacı, 17.11.2006 tarihinde Diyarbakır İdare Mahkemesi Başkanlığında, 27.11.2006 tarihinde de Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 2006 yılı Eylül ve Ekim aylarında verilen maaş bordrolarında kademe ilerlemesi yapamadığını gördüğünü, yanlışlık yapıldığı düşüncesi ile maaş mutemedine sorduğunda ise sicil notunun %60ın altında olması nedeniyle kademe ilerlemesi yapamadığını söylediğini, bu dönem herhangi bir suç işlemediğini ifade ederek, kademe ilerlemesi yaptırılmaması işleminin iptali istemiyle bu davayı açtığı görülmektedir.
Davalı idare ve Başsavcılık dava da süre aşımı olduğu iddiasında bulunduğundan öncelikle bu husus değerlendirilmiştir.
Davalı idare ve Başsavcılık davacıya kademe ilerlemesi yaptırılmama işleminin tebliğ edildiğine dair bir belge bulunmadığını ancak dava dilekçesindeki ifadeden 15.9.2006 tarihli maaş bordrosundan davacının bunu anladığını ve bu nedenle bu tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresinde dava açılması gerekirken açılmaması nedeniyle davada süre aşımı bulunduğunu ifade ettikleri görülmektedir. Özlük dosyalarında yapılan incelemede davacıya kademe ilerlemesi yaptırılmama işleminin tebliğine dair bir belge bulunmadığı görülmekte olup, davacının dilekçesinin irdelenmesinde ise, Eylül ve Ekim ayı maaş bordrolarından bunu öğrendiğini ifade ettiği görülmekte ise de bu ifadenin Eylül - Ekim gibi tereddütlü olması, ayrıca 15.9.2006 maaş bordrosunu aynı gün aldığının açıkça anlaşılmaması ve yine dilekçeden bu hususu maaş bordrosunu gördükten sonra araştırması sonucu kademe ilerlemesi yapamadığını anladığını ifade etmesi karşısında 17.11.2006 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı kararına varılmıştır.
Davacının davasını 2006 yılında kademe ilerlemesi yaptırılmaması işleminin iptali şeklinde formüle ettiği ve kademe ilerlemesi yaptırılmama işleminin dayanağı olan 2006 yılı sicilinin iptalini talep etmediği görülmüşse de, işlemin sebep unsurunu teşkil etmesi nedeniyle 2006 yılı sicil işleminin hukuka uyarlılık açısında irdelenmesi ve bu sicil işleminin hukuka uygunluk derecesine göre kademe ilerlemesi işlemi hakkında bir karar verilmesi yoluna gidilmiştir.
Davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; 30.8.1992 tarihinde Astsubay Çavuş rütbesi ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başlayan davacıya ait sicillerin genelde iyi ve zaman zamanda yeterli seviyede gerçekleştiği safahatta müsbet ve menfi kanaatler bulunduğu, kademe ilerlemesi yapamamasına neden olan 2006 yılı sicil döneminde 30.1.2006 tarihinde 1 nci sicil üstü tarafından ayrılış sicili düzenlendiği ve yetersiz seviyenin en alt sınırlarında takdir olunduğu ancak bu sicil işleminin K.K.K.lığı Sicil Değerlendirme ve Denetleme Kurulunun 28.6.2006 tarihli kararı ile iptal olunduğu, genel sicil tanzim tarihi olan 2.5.2006 tarihinde ise üç sicil üstü tarafından sicil tanzim edildiği, 1 nci üst sicilinin tam notun %60ın üzerinde ve kademe ilerlemesi yapacak seviyede yeterli olarak, 2 nci üst sicilinin ise oldukça düşürülerek yetersiz seviyede keza 3 ncü üst sicil notunun da yetersiz seviyede takdir olunduğu, 1 nci sicil üstü tarafından 10 şıkkın, 2 nci sicil üstü tarafından 21 şıkkın 3 ncü sicil üstü tarafından ise 17 şıkkın menfi kanaat kabul edilir biçimde işaretlendiği ve her üç üstçe ilave menfi kanaat yazıldığı, bu dönem davacıya verilmiş bir ceza veya takdir belgesinin bulunmadığı, davacıya Haydar Paşa GATA Sağlık Kurulunun 31.8.2005 tarih ve 9611 sayılı raporu ile ve Ansksiyete tanısı ile C/16 1,5 ay istirahat, aynı hastanenin 31.10.2005 tarihli raporu ile Durumsal Ansksiyete tanısı ile 15 gün istirahat ve yapılan ameliyat sonucu 24.4.2006 tarih ve 194 sayılı rapor ile 3 ay istirahat verildiği görülmektedir. Ayrıca davacıya safahatı boyunca (dava konusu sicil işlemi dönemi dışı) toplam 3 takdir belgesi ve 1993-2004 yıllara arası 13 kez disiplin cezası verildiği görülmektedir.
Astsubay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 5 nci maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli özelliği olan özel yetkilerinden birini kullanır. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidir... denilmektedir.
Bilindiği üzere; askerlik müessesesinde her türlü yükselme, taltif, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personelin sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil üstleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken mutlaka objektif olmak durumundadırlar. Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve T.C.Anayasasının 125/4 ve 1602 sayılı Kanunun 21/2 nci maddelerinde belirtildiği üzere, takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği göz önünde tutulsa da, burada denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olup, bu hakkın hukuka aykırı ve yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde, idarenin sicil tanzimi konusundaki takdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatlerin belirtilmiş olmasıdır.
Açıklamalar çerçevesinde dava konusuna esas teşkil eden sicil işleminin değerlendirilmesinde; kademe ilerlemesi yaptırılmama sebebi olan 2006 yılı sicil döneminde 1 nci sicil üstünce yeterli seviyede 2 nci ve 3 ncü sicil üstünce ise yetersiz seviyede takdir olunan sicil notları ile her üç sicil üstü tarafından yapılan menfi kanaat nitelikli işaretlemeler ile ilave menfi kanaatlerin davacının safahatındaki sicil eğilimi ve diğer sicil üstlerince yazılan menfi kanaatler ile uyuştuğu ve bu nedenlerle 2006 yılına ait sicil işlemlerinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı kararına varılmıştır.
Bilindiği üzere 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 93 ve Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 49 ncu maddeleri uyarınca astsubayların kademe ilerlemesi yapabilmesi için o sicil yılında gerçekleşen sicil notunun, sicil tam notunun %60 ve daha yukarısında olması zorunlu bulunmaktadır. Davacının 2006 yılı sicil notunun sicil tam notunun %60ının altında teşekkül etmesi nedeniyle kademe ilerlemesi yapamadığı dikkate alındığında ve söz konusu sicilin hukuka uyarlı olduğu değerlendirme ve kararına varıldığından, davacıya 2006 yılında kademe ilerlemesi yaptırılmama işleminde de ilgili mevzuat hükümleri ve hukuka aykırı bir yön olmadığı kararına varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; 2006 yılında kademe ilerlemesi yaptırılmama işleminin iptaline yönelik DAVANIN REDDİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dava konusu 2006 yılında kademe ilerlemesi yaptırılmama işleminin tek nedeni, 2006 yılında takdir olunan sicil notunun sicil tam notunun %60ının altıda gerçekleşmesi olup, bu sicilin iptali talep edilmemişse de kararda da belirtildiği üzere hukuka uyarlılığı açısından irdelenmesi zorunlu olduğundan 2006 yılı sicil işleminin değerlendirilmesi yoluna gidilmiştir. Bu çerçevede 2006 yılı sicil işlemine bakıldığında her üç sicil üstününde sicil tanzim ettikleri, 1 nci üst sicil notunun kademe ilerlemesi yapmaya yetecek seviyede yeterli olarak takdir olunduğu ve 10 niteliğin menfi kanaat kabul edilir biçimde işaretlendiği görülmek olup, sicil notunun davacının genelde iyi, istisnaen yeterli seviyede gerçekleşen sicil notları ile çelişen bir yönü olmadığı söylense dahi 10 adet niteliğin menfi kanaat kabul edilir biçimde işaretlenmesine ve bunlardan 26, 37 ve 39 ncu niteliklerin Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 26 ncı maddesine göre belge eklenme zorunluluğu olan niteliklerden olmasına rağmen hiçbir belge eklenmemesi, ayrıca diğer menfi nitelikler açısından da Dairemizin içtihatlarına göre bunu izah eden bir bilgi ve belgenin olması gerektiği yönündeki kararları karşısında bu sicil işleminin hukuka ve mevzuata aykırı durumda olduğu kararına varılmıştır. Bu döneme ait 2 nci sicil üstü sicil notuna bakıldığında yeterli seviyedeki 1 nci üst notuna göre yaklaşık 20 puan civarında düşürülerek yetersiz seviyede takdir olunduğu ve 21 niteliğin menfi kanaat kabul edilir biçimde işaretlendiği, ancak bu notun gerek genel sicil safahatı, gerekse 1 nci üst sicil notuna göre bu denli düşürülmesini ortaya koyan bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, keza menfi nitelik olarak işaretlenen 21 nitelikten 30, 37 ve 39 ncı niteliklerin Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 26 ncı maddesine göre belge eklenmesi zorunlu olan işaretleme türlerinden olmasına rağmen belge eklenmemesi bu sicil işlemini de ilgili yasal düzenleme hükümleri ve hukuka aykırılıkla sakatlamıştır. 3 ncü üst sicil notuna bakıldığında bu notunda sicil tam notun %60ının altında ve yetersiz takdir olunduğu ve 17 niteliğin menfi kanaat kabul edilir biçimde işaretlendiği bunlardan 26, 35, 37 ve 39 ncu niteliklerin Astsubay Sicil Yönetmeliğine 26 ncı maddesinde belirtilen belge eklenmesi zorunlu olan niteliklerden olmasına rağmen herhangi bir belgenin bulunmayışı karşısında bu sicil işleminin de ilgili yasal düzenleme ve hukuka aykırılıkla sakatlandığı kararına ulaşılmıştır. Davacının genel sicil safahatı yeniden gözden geçirildiğinde kararda da belirtildiği üzere 1993 - 2004 yılları arasında toplam 13 disiplin ceza alması ve bu disiplin cezalarını yoğun olduğu yıllarda dahi kademe ilerlemesi yapabilecek şekilde not takdir edilmesine rağmen hiçbir disiplin ihlalinin söz konusu olmadığı bir sicil döneminde sicil notu kademe ilerlemesi yapamayacak seviyede ve dikkat çekici bir biçimde düşürülmüş ve çok miktarda menfi kanaat yazılmış olup, notlardaki bu düşüşleri ve mevzuata göre belge eklenmesi zorunlu olan menfi nitelik işaretlemelerini izah eden bir bilgi ve belgenin olmayışı nedeniyle 2006 yılı sicil işlemlerinin hukuka aykırılıkla malul olduğu kararına varılmıştır. Bu durumda hukuka ve Astsubay sicil Yönetmeliği hükümlerine aykırı olan 2006 yılı sicil işlemi nedeniyle 2006 yılında kademe ilerlemesi yaptırılmaması işlemi de hukuka aykırı duruma düştüğünden işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken aksine oluşan sayın çoğunluk kararına iştirak edemedik. 02.10.2007
Full & Egal Universal Law Academy